Asikurtlar©

Sarayın Bekçi Köpekleri!

Sarayın Bekçi Köpekleri!
13 Mayıs 2015 - 13:29 'de eklendi ve 5049 kez görüntülendi.

Başta büyüklerim, hanımefendiler, çocuklar ve beyefendiler olmak üzere milletimin bütün değerli fertlerinden özür dileyerek, şu bir günlüğüne de olsa dilimin altındaki baklayı çıkarmak istiyorum.

 

 
Hani Osmanlı kadısı, mahallenin cehaletten yılmış küfürbazına “ağzında baklayla dolaşma” cezası vermiş de sonunda kahredici bir soruyla karşılaşınca dayanamayıp:
“Çıkar evlat dilinin altındaki baklayı!..” demiş ya… İşte bu da öyle bir şey!..
Kelâm irtifa kaybedeli kelimelerin içi boşaldı. Düz, basit, sade konuşunca kimse canınızın ne kadar yandığını anlamıyor.

 

 

 

Kaygıyı aktarmak için yemin etmek, tehlikeyi anlatmak için bağırmak, öfkeyi göstermek için küfretmek zorunda kalıyorsunuz.

 

 
Kör iftira karşısında sakin davrandığınız zaman bilakis, “haa demek ki bunun altında bir şey var” diyorlar. Seçim meydanlarında da bunun benzerlerini görebiliyoruz.
Böyle durumlarda bağıranı, hakaret edeni ayıplayamıyorum. Çünkü bu ülkede yüzyıllardır, kadıyı bile zıvanadan çıkaran cahil müptezeller var.

 

 

Bunlar, durup dururken kendi cephelerine namus telkin etmek üzere rakiplerine iftira atarak; onların namusları haklarında şaibe yaratmaya çalışabilirler.

 

 
Bu tip insanlar eğer dişiyse gizli fahişe, erkekse potansiyel kadın tüccarıdır. Fizikleri fahişeliğe, kimyaları ticarete elverişli olmadığı için de ruhlarını satarak insanlıktan çıkarlar ve mesela sağlam bir kapıya bekçi köpeği olarak bağlanırlar.

 

 
Günümüzde bu tip adamların en rahat beslenebileceği kapı “Beştepe’deki sarayın kapısı”dır.
Kisvesine bakan, ilk önce bunları, defterdar, kazasker, nişancı, reisülküttap, müftü filan zanneder! Oysa bunlar, bir çift kadın memesi için vatanı satan fikir fahişelerinin ezel dostları, levh-i mahfuz yoldaşlarıdır. Bu gerçeği, hepsinin aynı yönde havlamasından anlayabilirsiniz.

 

 

 

 

Paraya kul olmuş, makama tav olmuş, yağlı bir kemik için davasını satmış, yolundan dönmüş, cemaatine ihanet etmiş, yolundan, ülküsünden vazgeçmiş insanların böyle bir “itlik tarafı” vardır.

 

 

 
Maddi menfaat için ruhundan vazgeçmiş olmak, onları fahişe ayarına düşürmüştür. Belli etmeseler de sürekli bu kemirgen duyguyla baş başa yaşarlar.

 

 
Bunlar, namuslu dürüst, sözünün eri insanlar karşısında hem ezik; hem de daima iftiraya müsaittirler. Bir fırsatını bulup; onlara kara çalıp, lekeleyerek kendilerine benzetmek isterler.

 

 

 
Neredeyse bir kudurmuş bekçi köpeği vakasıdır bu!..
Fahişelerin, helal rızıklı mutlu yuvalara gıptayla, zincirli köpeklerin özgür kurtlara öykünerek bakmaları gibi bunlar da Allah yolunun yolcularına, Turani dünya nizamının gerçek savaşçılarına öylece kıskanarak bakarlar.

 

 

 
AKP-Cemaat kavgası sürerken, bu hain ruhluların arada bir bize sataşmasının sebebi budur.

Dün bir televizyon kanalında, 28 Şubat’ın en haysiyetli hükümet mensubu olduğu herkes tarafından kabul edilen Meral Akşener’le ilgili büyük bir skandala imza atıldı.
AKP tetikçileri, “kaset” imasında bulunarak Sayın Akşener’in cemaat kanallarının yayın davetini kabul etmesini bu gerekçeye bağlamaya çalıştılar.

 

 

 

Bir eski cemaatçinin ağzından bu namus-şeref abidesi Ülkücü hanımla ilgili laf almaya çalışan jurnal fahişeleri: “Kaseti varmış diyorlar; Doğru mu kız?..” edasıyla bu varoş şıllığını pencereden sarkıtıp, bütün mahalleye dinlettiler.

 

 

 

 

Dünkü yayında, sanki böyle bir kaset varmış; kendi de izlemişmiş gibi “o artık ‘minarenin tepesinde röportaj yapalım’ deseler gelir” diyen adam, bugün Twitter hesabından “ben iftira dedim, öyle bir şey görmedim, kaset komplosu tamamen asılsızdır…” Gibi cümleler kurarak, ne kadar hızlı hareket edebilen bir bekçi köpeği olduğunu, mahalleliye göstermiş oldu.

 

 

 
Bu geri dönüşte hiç şüphesiz, abdestinden şüphesi olmayan Asenamızın, “avukatıma talimat verdim mahkemede görüşeceğiz;” ifadesi etkili olmuştu.

 

 
Öyle ki “mabeyn baş kâtibi” Abdülkadir Selvi bile silahın ters teptiğini fark edince, Twitterdan: “Meral Akşener Türk siyasetinin yüz akıdır; onurudur. Ona kaset yakıştırması yapanları lanetliyorum” diyerek, sarayın bekçi köpeklerini azarlamak zorunda kaldı.

 

 
Şüphesiz ki bu yarı resmi tadilat da, her kesimden insanın takdirini kazanmış Asena’nın “bu kanal hükümetin emrinde yayın yaptığına göre bundan sonraki muhatabım Recep Tayyip Erdoğan’dır!” cümlesini kurarak “efendi”ye nişan almasından sonra yapılmıştı.

 

 

Bir süredir saraydaki kaset artıklarıyla beslenen bekçi köpekleri, bu kez yanlış kişiyi ısırmıştı!

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER