SON DAKİKA

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

Şantaj sürüyor!

Bu haber 24 Ocak 2014 - 10:56 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Hükümetin yaşadığı paniğin, yorgunluğun, tıkanıklığın, çaresizliğin ağır sonuçlarını sadece iç siyasette daha çok yolsuzluk, rüşvet, talan ve ihanet olarak almakla kalmıyoruz, dışarıdaki gelişmelerde de vahim biçimde yaşıyoruz. Ülke her alanda ve her anlamda kan kaybediyor, zaman harcıyor ve bedel ödüyor.

Akıl verdiler

Türkiye açısından önemli olan iki toplantıda bu tespitlerimizin ne kadar doğru olduğunu içimiz sızlayarak bir defa daha gördük. Başbakanın katıldığı Brüksel’deki AB toplantısında tavırlar, üslup ve sonuç bir Türk vatandaşı olarak bizi çok rahatsız etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı sorular karşısında sadece savunma yapmak ve yaptıklarının doğruluğunu anlatmak zorunda kaldı. AB yetkililerinin açıklamaları hiçbir şekilde tatmin olmadıklarını net biçimde gösterirken, bir de akıl vermeye ve ayar yapmaya çalıştılar. Sayın başbakanın dönüş sırasında uçakta seçilmiş gazetecilerine yaptığa açıklama da aslında tam olarak bunu ortaya koyuyor. “AB Türkiye’deki tabloyu gördü. Onlara paralel yapıyı anlattım. Sanırım ikna oldular” demenin, anlaşılır ve kabul edilebilir hiçbir tarafı yoktur.
Sorular

Bunları Türkiye’de söyler ve birilerini inandırabilirsiniz, ama dünya başka sorular soruyor ve inandırıcı cevaplar istiyor. AB yetkililerine paralel yapıyı anlatırsınız, ancak “11 yıldır iktidarda olan siz değil misiniz? Paralel yapı kurulurken neredeydiniz? Ayrıca bugün şikayet ettiklerinizi daha düne kadar itibarlı insanlar olarak yanında gezdiren siz değil miydiniz? 17 Aralık olmasaydı paralel yapı aklınıza gelecek miydi? Daha 3 yıl önce HSYK’yı bir Anayasa değişikliğiyle düzenleyen ve bunu millete onaylatan siz değil miydiniz? Milletin o iradesine şimdi ne oldu?” diye sorarlar. Muhtemeldir ki benzer soruları sormuşlardır. Nitekim yapılan açıklamalarda ne komisyon başkanı, ne konsey başkanı, ne de parlamento başkanı ikna olduklarına dair ne bir söz söylediler, ne de bir imada bulundular. Tam tersine diplomatik bir dille endişelerini dile getirip, Türkiye’nin hukuktan ayrılmaması gerektiği tavsiyesinde bulundular.

İtiraf ediyorsunuz

Paralel yapıyla ilgili söylenenler ayrı bir vahamet arz ediyor. Sayın başbakan herkesin şantajla tehdit edildiğini söylüyor. İlahi adalet işte böyledir ve döner dolaşır gelir sizi bulur. Bu ülkede 11 yıldır insanlar şantajla tehdit ediliyor. Ocağı sönen, sürüm sürüm olan, hayatı kararan insanların size dua ettiklerini mi zannediyordunuz? MHP için düzenlenen komployu bırakın ortaya çıkarmayı, üzerinden siyaset yapan siz değil miydiniz? Hukukun üstünlüğü, adalet ve vicdan işte tam da bunun için önemlidir ve herkese aynı mesafede olması gerekir. Başkalarına olurken ses çıkarmayıp, hatta bundan faydalanmaya çalışırsanız, bugün sıra size gelince söylediklerinizin ve yaptıklarınızın hiçbir değeri de, inandırıcılığı da kalmaz. İnsanların bunları bilmediklerini veya unuttuklarını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. “Şantaj sürüyor” demek bu gerçekleri orta yerden kaldırmadığı gibi, nasıl bir düzen kurduğunuzu itiraf etmekten başka bir anlam taşımıyor.

Cenevre’de değişen bir şey yok

Cenevre 2 konferansında da benzer tabloyu gördük. Suriye konusunda en büyük bedeli ödeyen Türkiye’dir. Oluşan bataklığın daha ne kadar büyüyeceğini ve başımıza hangi belaları açacağını kestirmek imkansızdır. Buna rağmen konferans sırasında Türkiye’nin ağırlığı ve rolü, ne yazık ki son derece sıradan kalmıştır. ABD’nin gölgesi altında bir şeyler yapmaya çabalıyoruz. ABD’nin ne kadar samimi olduğunu daha önceki örneklerden gördük. Esad’ı gönderme konusunda laftan başka hiçbir şey yapmayacakları bir defa daha anlaşılmıştır. Suriye Dışişleri Bakanının söyledikleri ve Türkiye’ye yönelik suçlamaları çok vahimdir. Dışişleri Bakanımız bunun cevabını bile tam olarak verememiştir. TIR rezaletleri de buna eklenirse, ne kadar zor durumlara düştüğümüz ve bundan sonra yaşanabilecekleri tahmin etmek daha kolay hale geliyor. Sadece şikayet ederek, sadece Türkiye’nin ödemek zorunda kaldığı bedelleri hatırlatarak sonuç almaya çalışmanın işe yaramadığı bir defa daha ortaya çıkmıştır. Rusya’nı tavrında bir değişiklik görülmediği gibi, gazete ve televizyonlarda yer alan insanlık adına utanç verici fotoğrafların laftan öte bir etkisi olmamıştır. Bugün devam edecek görüşmelerde, aynı şeylerin tekrarlanacağı, sonrasında her şeyin kaldığı yerden devam edeceği anlaşılıyor.
Daha fazla devam edilemez

İçerideki durumun aynıyla dış politikaya da yansıması eşyanın tabiatı icabıdır. Yalan, talan ve ihanet üzerine kurulu bir politikadan, saygın, etkili, itibarlı bir sonuç çıkmasını beklemek beyhudedir. Neresinden bakılırsa bakılsın, sonuç hep aynı yere çıkıyor. AKP ile daha fazla devam edilemez. Israr ülkenin başına yeni belalar açılması, çok daha ağır ve büyük kayıpların yaşanmasının yanında, zaten hedefe konulmuş olan varlığımızın ve birliğimizin hepten yok edilmesi anlamına gelecektir. Türk milletinin bu kadarına müsaade etmeyeceği ve 30 Mart’ta bu karanlığa artık bir son vereceği ümidimiz her geçen gün daha da artmaktadır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.