SON DAKİKA

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

Sandıkla Ayakkabı Kutusunun İlişkisi

Bu haber 19 Mart 2014 - 11:42 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAŞ

Yazının başlığı akıllara, ayakkabı kutusuna istiflenen milyon dolarların, başbakanla oğlu arasında sözü edilen milyar dolarların seçim sonuçlarına yapacağı etkiyi getirmiş olabilir. Bunu bilmek ve anlamak için kahin olmak gerekmiyor. Türk milletinin tarihin gördüğü ve bütün dünyanın şaşkınlıkla izlediği en büyük hırsızlıkları affetmeyeceğinden zaten eminiz. Burada kast ettiğimiz, başbakan ve AKP yöneticilerinin aklına 11 yıl sonra seçim sandıklarına sahip çıkmanın gelmiş olması ve bu konuda gösterdikleri büyük panik ve telaştır.

Tutanaklar başka şey söylüyor

Her seçimde sandıklara sahip çıkmak hayati önemdedir. Zira, AKP’li yıllarda yapılan seçimlerde sandık hileleriyle ilgili iddialar ayyuka çıkmış ve neredeyse her seçime gölge düşmüştür. Bu iddiaların asılsız olmadığı, ortaya dökülen belgelerle anlaşılmıştır. Bir süre önce Ortadoğu Gazetemizin manşetinde yer alan bir haberde, AKP ve CHP seçim sandığı tutanakları ile Yüksek Seçim Kurulu’nun açıkladığı tutanaklar arasındaki farkı ortaya koyduk. Bu tutanaklar esas alındığında AKP’nin 2011 seçimlerinde aldığı gerçek oyun yüzde 40’ın altında kaldığı, tutanaklardaki oynamalarla 10 puan elde ettiği ve bunun da kendilerine fazladan 32 milletvekili kazandırdığı anlaşılıyor.

Kişi en iyi kendini bilir

Şimdi ne oldu da daha önceki seçimlerde hiç akıllarına gelmeyen sandıklar ve Yüksek Seçim Kurulu birden bire tek ve değişmez meseleleri oldu. Başbakan her konuşmasında sandıklara sahip çıkılması tavsiyelerinde bulunuyor ve bir takım hile ihtimallerini hatırlatıyor. Kişi en iyi kendini bilir. Daha önce neler olduğunu, neler yaptıklarını çok iyi bildikleri için, şimdi tutuştular. Harç bitti ve yapı paydos oldu. Bugüne kadar yapılan seçimlerde işbirliği içinde olduklarıyla kavgaya tutuştular. Birbirlerini ele veriyorlar ve ortalığa bütün dünyayı şaşkına uğratan pislikler saçılıyor. Ayakkabı kutularını bu sayede öğrendik. Bir sabah kalktığımızda sandık hileleriyle ilgili de bir kayıt duyarsak hiç şaşırmayız. Böylece ayakkabı kutularıyla seçim sandıklarının ilişkisi de daha net belgelenir. Endişelerinin telaşlarının bir sebebi foyalarının meydana çıkması ise, diğeri de bir daha böyle bir imkan bulamayacak olmalarıdır.

Hile ihtimali

AKP’nin en yüksek oyu aldığı 2011’de yüzde 10 civarında bir şüpheli oy oranının olduğunu esas alırsak, bugüne kadar yapılan hiçbir seçimde yüzde 40’ı geçemedikleri iddiasında bulunmamız, çok da haksızlık olmaz. Her ne kadar ani elektrik kesintilerine, çöplüklerde bulunan damgalı oylara rastlamış olsak da, yerel seçimlerde adaylar bizzat oylarını takip ettikleri için hile ihtimali daha az oluyor. Nitekim, 2009 yılında yapılan mahalli seçimlerde AKP yüzde 38 oy almıştı. İhanet daha da yaygınlaştığı ve ülke bölünmenin eşiğine getirdiği halde, oylarının yüzde 49’a çıkmasının sebebi hikmetini makul ve mantıklı biçimde hiç kimse izah edemedi. AKP’nin kendi sandık tutanaklarının ortaya çıkmasıyla birlikte bu izahın yapılması kolaylaştı.

Yüksek uçmuyorlar

Seçim meydanları çok önemli ipuçları veriyor. AKP’nin montaj ve taşıma kalabalıkları kendilerini kandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. 30 Mart seçimleri birçok bakımdan bir dönüm noktasıdır. Her şeyden önce sandık hilelerine karşı diğer partiler daha hazırlıklıdır ve çıkacak sonuçların gerçeği yansıtmasına olan inanç artmıştır. Türk milletinin bu kadar hırsızlığa, yolsuzluğa onay vermeyeceği de dikkate alınırsa, AKP’nin dibe vurması yüksek ihtimaldir. Zaten kendileri de, bunun farkındalar ve önceki seçimlerdeki kadar havalarda uçmuyorlar. Milattan önce yaşanmışları kaşıyarak, sanal düşmanlar oluşturarak, paralel devlet masalları anlatarak milletin aklını karıştırmaya uğraşıyor, mazlumu oynayarak, din siyaseti yaparak gündemi değiştirmeye çabalıyorlar.

Kamuoyu yoklamaları

Bu noktada dikkati çeken bir önemli konu daha var. Önceki seçimlerde neredeyse her gün açıklanan kamuoyu yoklamaları, bu seçimde ya hiç açıklanmıyor veya çok düşük tondan açıklanıyor. Bunun sebebi gayet açıktır. Kamuoyu yoklaması yapan şirketler buldukları gerçek sonuçları açıklamaktan çekiniyorlar. Başbakanın gazabına uğramaktan korkuyorlar. Bir araştırma şirketinin sahibi, sonuçların AKP lehine değiştirilmesi yönünde üzerlerinde büyük bir baskı olduğunu söylemek zorunda kalmıştır. Kimse bir şey söylemese de, ortaya çıkan ses kayıtları, masa başında anket sonuçlarıyla nasıl oynandığını ve milletin nasıl aldatıldığını ibret verecek biçimde belgelemiştir. AKP’nin istediği türden bir sonuç açıklamak kendi saygınlıkları ve gelecekleri açısından büyük risk taşıyor. Yarın ortaya çıkacak gerçek sonuçlarla, AKP’yi memnun etmek için açıkladıkları sanal sonuçlar karşılaştırıldığında çok zor duruma düşeceklerdir. Böyle olduğu içindir ki, sessiz kalıyorlar. Her şeyi göze alıp doğruyu söyleyen araştırma şirketlerinin olduğunu da söylemeliyiz. Yıldıray Çiçek kardeşimin dünkü yazında belirttiği Sonar Araştırma Şirketi Başkanı Hakan Bayrakçı bunlardan biridir ve MHP’nin büyük bir oy patlaması yapacağını açıklıkla ilan etmektedir.

MHP’den başka yol yok

Akıl da, vicdan da, ülkenin gerçekleri de hep aynı şeyi söylüyor. Ülke AKP’nin 11 yıllık iktidarında talan edilmiş, ağır ihanetlere uğramış ve bölünmenin eşiğine getirilmiştir. Anamuhalefet partisi olarak CHP’nin de AKP ile aynı yolun yolcusu olduğu düşünülürse, MHP’den başka çıkış yolu kalmamıştır. Türk milleti, kendi özüyle buluşmak için gün saymaktadır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.