SON DAKİKA

SANCI

Bu haber 23 Ağustos 2011 - 5:06 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.

Ülkücü Dursun ÖNKUZU’nun vahşice katledilişinin anlatıldığı kitap, okuyan her ülkücü gibi benim de beynimde yüreğimde büyün sancılar açmıştı. Sonraki yıllarda ne zaman, ciğerlerinin şişirilip pencereden aşağı atıldığı binanın önünden geçsem, içim daralır, zamanın tersine çevrilip çevrilemeyeceğini düşünür dururum. Sadece Önkuzu’nun değil, diğer şehit ülkücülerin de, hayatlarının baharında kahpe kurşunlarla kara toprağa girişi yine yüreğimizde onulmaz sancılar oluşturmakta elbette.
Ne yalan söyleyeyim, şu anda yüreğim daha büyük sancılarla kıvranmakta. Şimdiki sancı, öncekilerden daha ağır gelmekte. O sebeple, 12 Haziran mağlubiyetimizden sonra, ne zaman yazı yazmak için klavyenin başına otursam, yüreğimdeki sancı parmak uçlarıma dayanılmaz ağrılar yüklemekte, kelimeler adeta boğazıma dizilmekte.
Necip Fazıl, “Lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı / Yok mudur, sizin köyde, çeken fikir sancısı?” demiş ya, benzer bir haldeyim. İçimden gazetelere şöyle bir ilan vermek geliyor. ‘Hayallerimi, ülküdaşlarımı, sevincimi, güvenimi kaybettim… Hükümsüzdür.’
Evet, şu anda ne yazık ki kendini ülkücü diye ifade eden herkes, evet herkes, muhalifi, muhalifi olmayanı, herkes Ülkücünün Çilesi’nin yabancısı.
İnternet dünyasında maşallah ‘Ülkücü Site’ sayısı, ülkücünün partisine oy veren seçmenden fazla. Bunca çokluğa rağmen, makale yazarı da, yorum yapanı da adeta bir ‘Karılar Hamamı’ muhabbetinden öte hiçbir fikir kırıntısı değeri taşımamakta. İşin kötü tarafı da ‘fikir ve proje üretmek’ gibi bir gaileleri de yok. Herkes bulmuş bir günah keçisi, vur Allah vur.
Uzun zamandır, yazı yazamayışımın, yüreğimi kemiren şeyin, Önkuzu’nun şahadetinin sancısından daha büyük bir sancıyı hissetmemin sebebini sonunda buldum.
Ülkücü Hareket, 40 yıllık siyasi tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir ‘Kalite Sorunu’ yaşamaktadır. Tabandaki kalitesizliğin elbette tavana da nüksetmesi kaçınılmazdır. Ki, durum aynen böyledir.
Lafım elbette, kendini ‘ülkücü’ olarak ifade eden, işinde gücünde sıradan ülkücülere değildir. Lafım, Kalem Erbaplarına, Aksakallılara, otorite olarak kabul edilenleredir. Kalitesizlik öyle had safhadadır ki, yıllardır konuşulanları toplayın bir araya, içinden mantıklı tek bir cümle bile elde edemezsiniz. Şu anda ülkücü hareket öyle büyük bir kalitesizlik içindedir ki, bırakın parti yönetiminin gidip başka birilerinin yönetime gelmesini, Başbuğ dirilip partinin başına geçse, bizim boyumuz bundan daha uzun olamaz. Çünkü hareketin ‘manevi önderliği’ makamında bulunan hiç kimse ‘Fikir Sancısı’ gibi bir sancı içerisinde değildir. Alparslanımız, Osman Gazimiz, Fatihimiz, Yavuzumuz… çok da, maalesef Nizamül Mülk’süz, Edebalisiz, Akşemsettin’siz,.. Alparslan da, Osman Gazi de, Fatih de bir işe yaramamakta.
Ülkücüler, üretememektedir. Neredeyse herkes ‘geçmişteki şanlı mücadelenin bıraktığı şerefli mirasın birer tüketicisi’ konumundadır. Gelecekle ilgili ‘nasıl olur da yönetimin ya da çevresinin gölgesi altında yer alırım, nasıl olur da yönetimi devirir ben gelirim’den başka hiçbir tasavvurları yoktur. Aydınımız çok da, münevver fukarasıyız maalesef.
Ülkücü Hareket, öncelikle bu ‘Kalitesizlik’ konusu etrafında fikir mülahazaları yapmalı ve beyinler bu ‘Fikir Sancısını’ yaşamalıdır. Bu yaşanırsa eğer, şu anda şikâyet edilen her şey kendiliğinden hallolacaktır.
Aksi halde biz 40 yıl daha ‘yönetimden yana olanlar, muhalif olanlar’ mücadelesi ile zaman kaybeder, ha bire kendi bacağımıza kurşun sıkar dururuz.
Bugün ülkücü hareketi ben kabaca Yöneticiler ve Muhalifler olarak iki grupta kategorize etmekteyim. Bu iki grup da kendini ‘yangında ilk kurtarılacak’, diğerini de ‘sürüngen haşarat’ görmektedir. Hâlbuki ülkemizdeki yangın hepimizi yakmakta, kimse farkında değil.
Sevgi, muhabbet, ülkücü fikriyat… kayıplarımızdır.
Bu kayıplar için de gazeteye hükümsüzdür ilanı veremeyiz, biliyorsunuz.
Öyleyse, Necip Fazılın dilinden tekrar soralım.
“Lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı / Yok mudur, sizin köyde, çeken fikir sancısı?”

 

Suleyman Celiksbs@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.