SON DAKİKA

Bir de Trabzon’a sor

KÖŞE YAZILARI

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

Sahte Kararnamenin Belgesini Açıklıyoruz

Bu haber 24 Kasım 2013 - 12:06 'de eklendi ve 9 kez görüntülendi.

NEVAL KAVCAR

Değerli okur, MHP Kayseri milletvekili Yusuf Halacoğlu 28 Ekim 2013 tarihinde, TBMM’ye çok önemli bir kanun teklifi sunmuştu. Kanun teklifi, Ayasofya’da ilk namazın kılındığı an gibi heyecanlandırıyor insanı.

Bahsettiğim kanun teklifinin ilk maddesi: “MADDE 1- Ayasofya, cami olarak yeniden ibadete açılmıştır.” İnşallah efendim. O günleri yaşayacağız.

Kanun teklifinde Prof. Dr. Yusuf Halacoğlu şu gerekçeleri sunuyordu:

“Ayasofya, 24.11.1934 tarih ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile müze haline getirilmiştir. Ancak bu karar, Resmi Gazete vb. devletin hiçbir resmi yayınında yayımlanmamış, bununla ilgili herhangi bir kayda da rastlanılmamıştır.

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü tarafından, 07.06.1995 tarihinde, Ayasofya Kararnamesi’nin Resmi Gazete’de yayımlanıp yayımlanmadığına dair verilen bir dilekçeye, 14.06.1995 tarihinde Genel Müdür Özgür ERKMAN imzası ile: “… 24.11.1934 tarih ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlanmadığı tesbit edilmiştir” cevabı verilmiştir.

1924 Anayasası’na göre de, bugünkü Anayasa’ya göre de tasarı, teklif ya da kararnamelerin, yasa/kanun ya da kanun hükmünde kararname olabilmeleri için Cumhurbaşkanının onayından sonra Resmi Gazete’de yayımlanmaları gerekmektedir. Ama Ayasofya için böyle bir durum söz konusu değildir, burada açıkça bir hukuksuzluk mevzu bahistir.

Bir tuhaflık da ilgili Kararnamenin altındaki Atatürk imzasında göze çarpmaktadır. Bilindiği üzere, Mustafa Kemal’e Atatürk Soyadının verildiği 2587 Sayılı Özel Kanun, Resmi Gazetede 27.11.1934 tarihinde yayımlanmıştır. Atatürk’ün imzasının bulunduğu Ayasofya Kararnamesi’nin tarihi ise 24.11.1934’dür. O halde, üç gün öncesinden Atatürk’ün Kararnameyi imzalamış olması da mümkün gözükmemektedir.

Bununla ilgili olarak da; bir dilekçe üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından: “İlgi dilekçeniz ekinde fotokopisi bulunan 24.11.1934 tarih ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinde Reisicumhur adına atılı bulunan imzanın, yine dilekçeniz ekinde sunulan Atatürk’ün örnek imzalarına biçimsel açıdan fark gösterdiği ilk bakışta belirlenebilmektedir” cevabı verilmiştir.

Bütün bunları alt alta koyduğumuzda burada da bir imza sahteciliği bulunduğunu söylemek kaçınılmaz olacaktır.

Ayrıca, Ayasofya Camii 19.02.1936 tarihli tapu senedine göre: Fatih Sultan Mehmed Vakfı adına “türbe, akaret, muvakkithane ve medrese-i müştemil Ayasofya’yı Cami-i Şerifi olarak tapuludur. Vakıflar Genel Müdürlüğü Kütük Defterinde de aynı şekilde cami olarak kayıtlıdır. Şu an müze olarak kullanılması yasalara uygun değildir.” (Ayasofya’nın camii olarak yeniden ibadete açılmasına ilişkin kanun teklifi- Yusuf Halacoğlu)

Ortada imza-evrak sahteciliği olduğunu belgeleyen ve vakfiyesinde ‘camii’ olarak kayıtlı olan Ayasofya Camii’nin, müzeye çevrilmesine dayanak gösterilen ‘Sahte kararname’ aşağıdadır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.