SON DAKİKA

ŞAHİT OL ANKARA!

KÖŞE YAZILARI

Hayal Kurmak Bedava…

Gündem Yazıları

Sağlık sektöründe parasal S.O.S. ve TKHK

Bu haber 01 Kasım 2012 - 13:39 'de eklendi ve 38 kez görüntülendi.

Önder AYTAÇ/

‘AK partiyi ak-pak buluyorum ve çok çok seviyorum’ diyorsanız sakın bu yazıyı okumayın. Yok, AKP’de de hatalı olan bir şeyler varsa, ben bunları da okumalıyım. ‘Taraf olmalıyım’ ve ‘hatalı uygulamaları ifade etmeliyim ki bu hatalar düzeltilsin’ diyorsanız, o zaman bizim maddeler halinde yazdığımız bu makaleyi okumaya devam edin diyeceğim… Takdir sizin!.. ‘Use it or loose it’

 

1.Sağlık sektörü ile ilgili pek çok olumsuzluğu duysak da, Sağlık Bakanı’nın Hakkın hatırını ali tuttuğuna inandığımız birsi olmasından dolayı duyumlarımıza, elimize gelen bilgi ve belgelere inanmak istemedik. Ancak artık ayyuka çıkma noktasına gelen konular olunca ve bunları da hem Sn. Bakan Recep Akdağ ile hem de kamuoyu ile paylaşmaya karar verdik. İnancımız o ki, Sn. Bakan bu konulara duyarlı davranacak ve böylesi usulsüzlükler varsa gereğini yapacak…

 

2.Önce, ‘SAĞLIK HARCAMALARINDA BİRİLERİNE PEŞKEŞ ÇEKMEK YOK DEĞİL Mİ?’başlığıyla –linkini de aşağıda verdiğimiz- bir makale yazdık. Yazının altına da yüzlerce somut olay içeren okuyucu mektuplarının geldiğini gördük.

 

http://www.haberx.com/saglik_harcamalarinda_birilerine_peskes_cekmek_yok_degil_mi(19,w,12288,214).aspx

 

3.Daha sonra yazdığımız ve linkini de aşağıda verdiğimiz; ‘GENEL SAĞLIK SİGORTASI NE KADAR SAĞLIK(LI)(SIZ)?’ başlıklı bir diğer makale ile de sağlık sigortasında muhtemel ortaya çıkacak sorunlardan söz ettik.

 

http://www.medyafaresi.com/yazi/1000/onder-aytac-genel-saglik-sigortasina-dikkat.html

 

4.Sağlık sektörü bağlamında sizden gelen e-mailler, mektuplar ve telefonlar o kadar çoktu ki biz bile böylesi bir geri dönüşün olacağını tahmin edemezdik. Her neyse, gelenlerden bazılarını gene sizinle paylaşıyoruz. Paylaşıyoruz ki; dini hassasiyetleri ve kul hakkı bağlamında vicdanı da olan Sn. Bakan Recep Akdağ konuya parmak bassın ve gereğini yerine getirsin. Şöyle ki;

 

5.Medical Park hastanelerinin büyük ortaklarından birisi Ethem Sancak. Sn. Sancak, Hedef Ecza Deposu ve Hedef Holdingin sahibi. Sağlık sektörüne girdiğinden bu tarafa Ethem Bey asıl mesleği olan depoculuktan çekiliyor. Ethem Bey ayni zamanda da Siirt’li. Burada belki de başka Siirtliler de devreye giriyor.

 

6.Ethem Sancak ayni zamanda Başbakan Erdoğan’ın ilaç danışmanı. Bu ön bilgiden sonra; Medical Parkların yaklaşık % 20 – 25 oranındaki hissesinin de bir diğer Siirtliye ait olduğu dedikoduları sağlık camiasında sıklıkla konuşuluyor.

 

7.Malumunuz olduğu şekliyle, şu anda her ilde bu hastane pıtrak gibi açılıyor. Yakın bir zamanda, Özel Hastane Yasası da değiştirildi ve 300 yatak kapasitesi olmayan özel hastanelere hastane ruhsatı değil, artık tıp merkezi ruhsatı verilecek. Bu etkili ve yetkililer ise -herhalde kendilerine önceden malum olduğu için- daha yasa değişmeden yaklaşık 60 – 65 tane özel hastanenin ruhsatını peşinen alırlar. Ve bu alınan ruhsatlar kazanılmış hakları olduğundan, kaç yataklı olursa olsun hastane açabiliyorlar.

 

8.Bir de ayrıca ilaç firması durumu var. Yaklaşık 10-12 yıl önce B***L diye bir ilaç firması kuruldu. AK Parti Hükümetine yakınlıklarıyla meşhur bu firma, bu zaman zarfında büyüyerek, görünüşte bağımsız 10’a yakın ilaç firmasına dönüştü. Bu firmanın ilaç ruhsatları ise çok kısa zamanda bakanlıktan çıkıyor duyumları söz konusu. Adamlar artık diledikleri gibi ilaç çıkarıyor.

 

9.Ve doktor- ilaç mümessili ilişkisinde en kirli işleri de maalesef ki bu adamlar yapıyor. Doktorlara yazdıkları ilaç başına para teklifini mi ararsın, yurt dışında maçlara götürmeyim mi ararsın, özel işlerini halletmeyi mi ararsın, bu vb şeyler de bu firmaların temsilcileri en öndeler. Bu nedenle de, çıkardıkları ilaçlarda bu şekilde satış patlaması yaşamakta. Ve bu adamları herkes hükümetin yandaşı / yancısı olarak biliyor. Kısacası AKP hükümeti ilaçta tasarrufa giderken, böyle de bir savurganlık acaba söz konusu mudur ki?

 

10.Yine 2011 sonlarında bu fiyat düşüşlerinde AK hükümetin bakanı Faruk Çelik çıkıp basın açıklaması yaptı ve; ‘firmaların fiyat düşüşünün karşılayacağını’ sözünü verdi ve; ‘firmalar vermezse biz veririz’ diye de konuştu. Aradan 11 ay geçti ödenen para toplam meblağın % 5’ini bile geçmemekte. Kanunda bile firmaların düşüşü karşılayacağı yazmasına rağmen, AK hükümet bunun hiç üstüne bile gitmedi. Olan ise eczanelerin raflarındaki zararları ile oldu. Giden yine eczanelerin cebindeki paralara oldu.

 

11.Hastanede yatarak tedavi gören hastalar eczaneden ilaç alamazlar. Hasta hastaneden taburcu olduktan sonra, özel hastaneler 1-2 hafta daha hastayı yatıyor olarak gösterip devlete fatura ediyorlar. Hastalar eczaneye reçete ile geldiği zaman, eczanelerin medula sistemi uyarı veriyor ve; ‘bu hasta şu hastanede yatıyor’ olarak görünüyor. Bunun bedeli de vatandaştan çıkıyor.

 

12. SGK’nin yaptığı Risk Odaklı Denetim Modeli kapsamında; hastaneler ile eczanelerin riskliliğini tespit etmek amacıyla bazı parametreler de belirleniyor. Buna göre, reçete sayısı ve reçete tutarları bakımından en çok reçete yazan ilk 100 doktor ve bu doktorların en çok yazdığı ilk 10 ilaç, bu reçetelerinin gittiği ilk 10 eczane, tutar ve kutu adedi bakımından en çok reçete edilen ilk 50 ilaç ve bu ilaçları en çok yazan ilk 10 doktor takibe alınıyor.

 

Yukarıda özetle ifade ettiğimiz Risk Odaklı Denetim Modeli’ne göre;

 

12.1-Sağlık hizmeti alan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler veya üçüncü şahısların usulüne uygun ihbar ve şikâyetleri,

 

12.2-Hasta sayısı, ortalama maliyet ve toplam fatura tutarlarında aylar itibarıyla normal olmayan artışların tespit edilmesi,

 

12.3-Acil poliklinik hasta sayısında fazlalık veya artış tespit edilmesi,

 

12.4-Acil ve diğer polikliniklerde aynı gün kaydı olan hastalarda artış tespit edilmesi,

 

12.5-Branş dışı muayene ve tetkik işlemlerinde fazlalık tespit edilmesi,

 

gibi konular, özellikle son dönemlerde yoğunlaşılmış olan konular / yolsuzluklar şekliyle kendini sağlık sektöründe gösteriyor.

 

13.‘…Aile hekimi muayene katılım bedeli 2 tl, devlet hastanesi muayene katılım bedeli 8 tl, özel hastane muayene katılım bedeli 15 tl, yazılan her reçete (3 ilaca kadar) 3 tl. Yatan hasta tedavilerinde tedavi masrafının % 1’i ödeme yapılmaktadır. kare kod ile birlikte ilaç fiyatı görülmemekte bazen 12 tl’lik bir ilaç içinde 20 tl ödemek zorunda kalınıyor…’ anlatımı da bir diğer gelen mektuptan yapılan alıntı…

 

14.Burada Fikri Türkel’in Yeni Şafak’taki köşesinde yazdıklarına da göz gezdirmekte yarar var; ‘…Şimdilerde Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu (TKHK) kuruluyor ki bu yapı geleceğin en büyük Türk şirketi olmak için yola çıktı. www.tkhk.gov.trve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 81 ildeki 800 civarındaki hastane artık tek bir yönetim çatısı altında yapılandırıldı. Kamu hastaneleri sağlık hizmetlerinin yüzde 80 civarında bir ağırlığının var olduğunu da düşünürsek, Özel hastaneler bu kadar gündemde olmasına karşılık sağlık pastasından aldıkları pay ancak yüzde 20 civarında. Yine Türkiye’de ilaç harcamaları 20 milyar liraya yakın bir büyüklüğe sahip. Bunun anlamı şudur: Kamu Hastaneleri Kurumu, ilaç alımlarında ve pazarlıklarında en az Sosyal Güvenlik Kurumu kadar etkin olacak.

 

Kulislere göre, kurumun genel sekreteri CEO gibi çalışacak ve şimdiden de kimin olacağı da belli olmasına rağmen şimdilik açıklanmıyor. Çünkü taşra teşkilatının yapılanması konusunda bazı detayların daha hazırlanması gerekli. Buna göre, 10 ila 30 hastane bir birlik oluşturacak. Yaklaşık olarak 1 milyar lira cirolu alt birlikler de kurulacak. Her alt birliği de 3 kişilik icra kurulları yönetecek. Az sayıdaki icra kurulu üyesi olmasının nedeninin de –bizim yapıda kafası çalışan çok insan bulamayız gibi- daha hızlı karar almayı sağladığı için böyle bir tercihte bulunulduğu ifade ediliyor.

 

Yeni yapı kurulduğunda THK’nın yeni ekibi sadece 20 milyarlık sağlık hizmeti pastasına yönelmeyecek, bir o kadarlık da ilaç pastasına ve şimdiye kadar sağlık tedarikçilerinin yeniden yapılandırılmasına ve büyük bir ihale pazarını da etkileyecek. Ve sağlık sektörünün bütün oyuncuları yapılanmanın tamamlanmasını bekliyor.

 

Biliyorsunuz, pek çok ilimizde yeni hastane ruhsatı verilmiyor. Yeni duruma göre özel sağlık yatırımı yapacaklar da kendini konumlandıracak…’

 

15. Aslında sağlık sektörünü anlamak için Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2011 yılı verilerine bakmak gerekiyor. Buna göre SGK, tedavi harcamalarına 21,8 milyar lira harcama yaptı. Bunun 9.5 milyarı devlet hastaneleri, 3.5 milyar lirası üniversite hastaneleri ve 6.4 milyarı ise özel hastaneler için. Ayrıca ilaç ve tıbbi cihaz için yaptığı harcama tutarı 14,5 milyar lira. Yani sadece SGK’nın sağlık harcama tutarı 32,5 milyar lira. Yani dev bir pasta ve bundan böyle sağlık sektörünün en güçlü oyuncusu hatta Türkiye’nin en güçlü şirketi TKHK olacak. Medyanın şu anda bilgisi olmasa da, bundan sonraki süreçte, Türkiye Kamu Hastaneleri Birliği medyanın en çok konuşulacak konularından birisi olacak

 

Sanırım denilebilecek tek şey; ‘Allah bunları ve AK olma iddiası ile böyle yapanları ıslah etsin’ demek mi diye sorarken, inanın içim acıyor. Ama durum da böyle!..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.