SON DAKİKA

Sadece Eğitimin Değil Ülkenin De İçine Ettiler

Bu haber 10 Eylül 2013 - 10:05 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.

Fikri Atılbaz

Yeni alınan karar gereği ortaöğrenimini yurt dışında tamamlayan bir Türk vatandaşı Türkiye’de istediği Üniversiteye sınavsız giriş yapabilecek. Hem de hiçbir katkı payı ve öğrenim ücreti alınmayacak. Eşitsizliğin eşitliği bu olsa gerek.

Bu kıyak düzenlemeden ilk yararlananlardan biri Bekir Bozdağ’ın akrabası. Liseyi yurt dışında bitiren Bozdağ’ın akrabası Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesine kaydını yaptırmış. Üniversite yayımladığı “2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı Lisans Öğrenci Katkı Payı ve Öğrenim Ücreti Miktarları” tablosuna göre, N. Bozdağ’ın okuyacağı Tıp Fakültesi’nin ücreti yıllık 15 bin TL. 6 yıllık tıp öğreniminin toplam ücreti 90 bin TL. YÖK kararı ile üniversite sınavına girmeden Tıp Fakültesi’ne giren N. Bozdağ, Bakanlar Kurulu kararı ile de 90 bin TL ödemekten kurtulmuş oldu. Haber aynen böyle…

Son yılını yurt dışında bir ülkede okuyarak Lise eğitimini tamamlayan biri, Türkiye’de istediği bir Üniversitede sınavsız ve parasız okuma hakkına sahip olacak. “İşe bak aga” diyesi geliyor insanın. Bu yapılan, son günlerdeki hükümet-cemaat çatışmasından dolayı cemaate verilen diyet midir? Yoksa Erdoğan’ın Zaman gazetesinden istediği keller için verilen diyet midir? Yakın zamanda neyin diyeti olduğu ortaya çıkacaktır. Belki de sadece cemaatin desteğini yeniden almak için yapılmış bir düzenleme olabilir. Tabii bu işten bir tek cemaat faydalanmayacak onu da belirtelim.

***

Ülke dışında okuyan bir gencin, ülke içinde yaşayan gençlerimizden maddi konuda daha zengin olması gerekir. Ülkemizde yaşayan gençlerimiz, para ödeyerek ve sınavla Üniversiteye girerken, yurt dışında son yılını okuyan Türkiye’de yaşayan gençten fevkalade üstün bir hakka sahip olacak. Ne demişti şair “Öz yurdunda garipsin, öz yurdunda parya” Eşitlik bunun neresinde?

Evet, 10 yılda eğitim sistemimiz felce uğratıldı. Geçen sene eğitime başlayan 500 binin üzerinde çocuğumuz kayıp nesil olarak yeni açılan sayfanın üyesi oldular. 10 yılda 3 Bakan, 3 değişik sistem altında yüzlerce değişik uygulama yaptı. Bu yapılanlarla sadece Eğitimin içine değil, aynı zamanda ülkenin geleceğinin içine edildi. Bozuk eğitim sistemiyle geçen 10 yıl. Kayıp nesiller, anlamsız programlar. Sürünen müfredat. Her Bakanın kafasındakini uygulama alanı oldu Eğitim.

Hepsinin ortak olduğu tek nokta Millilikten uzak bir Eğitim Bakanlığı. Atatürk’ün kaybedilmeye çalışıldığı bir sistem. Bayrak sevgisinden uzaklaşılan, kitaplardan Gençliğe Hitabenin, İstiklal Marşının çıkarıldığı yeni bir dönem başlangıcı… Okurken evlenen birinin okulla ilişiği kesilmeyip, açık liseye yönlendirilmesi, Atatürk ilke ve inkılaplarının özel amaçlardan çıkarılması, Anadolu Liselerini kazanamayan öğrencilerin örgün eğitimden uzaklaştırılıp açık öğretime zoraki yönlendirilmeleri, Milli Eğitimden ziyade, Naci’nin bostanını andırmaktadır.

***

Dünümüzle, bugünümüzle, değerlerimizle, Cumhuriyetin kazanımlarıyla devamlı bir savaş içinde olan AKP geleceğimize bu derece düşman olamaz. Bir öncekinin yaptığını bir sonraki bozmaktadır. Erken yaşta okula başlamada, serbest kıyafette hep böyle oldu.

AKP döneminin en acı yanlarından biri İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin Memur Bir-Sen’li Şube Başkanlarının yönettiği iddialarıdır. Memurlar, öğretmenler, müdürler, yöneticiler hiçbir dönemde AKP’nin 10 yılında olduğu gibi baskıya, yıldırma politikalarına maruz kalmamışlardı. Aynı şekilde işçiler “sesinizi çıkarırsanız dışarıda bekleyen çok” mantığıyla hiç bu kadar burun buruna gelmemişti.

Dış borcumuz 2002 yılında AKP iktidarı aldığında 265 milyar liraydı, 2013 yılında 717 milyar oldu.

1 ABD Doları 2002 yılında 1.62 liraydı, 2013 yılında 2.05lira oldu. 2002’de 1 litre benzin 1,48 liraydı, 2013’de 4.95 lira oldu. 2002’de 1 kilo et 4 liraydı, 2013’de 24 lirayı aştı. 2002’de ekmeğin kilosu 1 liraydı, 2013’de 2.85 lira oldu. 2002’de çeyrek altın 23.50 liraydı, 2013’de 160 lira olmuştur. Varın farkı siz düşünün. 2002’de asgari ücret 184 liaydı, 2013’de 804 lira. O koalisyonlu yıllarda bile asgari ücretle 7 altın alınıyordu, 2013 yılında asgari ücretle 5 altın alınabiliyor.

***

Ekonomik açıdan bir uçuruma doğru gidiyoruz. Ancak ekonomik veriler biraz derlenip toplanıp aklı başında politikalarla tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçince bir müddet sonra düzelme yoluna girer. Ancak eğitim öyle mi? 10 yılda 3 Bakan’la 3 değişik sistem ve kaybolan Milli Bilinçten uzak nesiller. Yarınlarımız gidiyor. Bu duruma bir müdahale şart! Yerel seçimlerde AKP mutlaka ve mutlaka sandığa gömülmeli. Türk milleti, demokrasi, insanlık için, refah içinde bir Türkiye için, her şeyden önce kaybolmaya yüz tutan nesilleri, yarınlarımızı kurtarmak için AKP’ye dur demek zorundadır, mecburdur.

Yoksa sonumuz felaket. Bir yanda savaş tamtamları, bir yanda ekonomik bitmişlik, bir yanda içine edilen eğitim… Diğer yanda PKK’ya paralel yapılanma adı altında teslim edilmiş Güneydoğu, komşularla kanlı bıçaklı bir tablo, kamplaştırılmaya çalışılan, etnik ve mezhep temelli ayrıştırılmaya çalışılan Türk milleti. Hepsinden öte bir de baş belası, sorunların kaynağı BOP’ta askerlik.

Acilen, ilk seçimde bu gidişe hop dedik demek lazım.

Sağlıcakla kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.