Asikurtlar©

Rusya’nınMüdahalesi ve Suriye’nin Geleceği

Rusya’nınMüdahalesi ve Suriye’nin Geleceği
02 Ekim 2015 - 20:01 'de eklendi ve 3930 kez görüntülendi.

Rusya’nın Suriye’ye yaptığı askeri yığınağın ardından 30 Eylül 2015 günü operasyonlara da başladığını duyurması artık Suriye ve Ortadoğu için yeni dengelerin konuşulması gerektiğinin en önemli göstergesi oldu.
Rusya’nın askeri operasyonuna ve hedefleriyle birlikte nedenlerine geçmeden önce, Suriye ile ilgili hangi ülke ne düşünüyor, buna bakmakta fayda var.
Zira meselenin çözümünü belirleyecek olan daha çok sorunlara ilgilenen yada muhatap olan ülkelerin duruşunda ve görüşlerinde esaslanır.
Bir referans alacaksak, ABD, Rusya, İran ve Türkiye’nin yaklaşımlarının Suriye’deki öncelikleriyle başlamak yerinde olur.
* * *
ABD açısından Suriye ile ilgili genel durumda şu meseleler öne çıkıyor:
1- IŞİD öncelikli hedeftir ve bu örgüte karşı daha çok yerel kara birlikleri yani yöre halkı mücadele göstermelidir, bu mücadeleleri ABD tarafından desteklenecektir.
2- Diğer muhalif gruplar arasında ABD’nin hoşnut olduğu herhangi bir yapı çok bulunmamaktadır. Özgür Suriye Ordusu ise ABD’ye göre yetersiz kalmaktadır.
3- Esad öncelikler sırasında ilk basamakta değildir! Zira ABD’li yetkililerden “gitsin, kalabilir, geçiş sürecinde olabilir” türünden ifadelere bakılırsa, ABD’nin Esad’ın durumuyla ilgili konuyu hemen hemen Suriye ile ilgilenen her ülkeyle “pazarlık kozu olarak saklı tuttuğu” anlaşılmaktadır.
4- PYD (PKK’nın Suriye uzantısı) sahadaki “müttefiklerdendir” ve bölgede ABD’nin “en iyi çalıştığı” yerel partnerdir!
* * *
Rusya’nın Suriye ile ilgili temel düşünceleri ise şöyle gözükmektedir:
1- IŞİD mutlaka yok edilmelidir. IŞİD’i Rusya için özel kılan hem bölgesel nedenler ama daha çok örgüt içerisinde yer alan Rusya topraklarından gelenlerin imha edilmesidir.
2- Muhalif grupların neredeyse tamamı Rusya’nın Suriye planına taraftar olana dek, askeri olarak hedef seçilmekten kaçınılmayacak bir değerlendirme içerisinde gözükmektedir.
3- Esad ülkesinin başında kalmalıdır. Rusya’nın bu yönde Esad’a olan desteği sürecektir.
4- PYD, Rusya açısından sahada problemli gözükmeyen ve IŞİD’e karşı verilen savaşta Esad’dan sonra mücadele eden tek yapıdır.
* * *
İran’ın Suriye yaklaşımında dikkatlere takılan başlıklarsa şunlardır:
1- IŞİD mutlaka yok edilmelidir. Hem Irak, hem de Suriye’deki eylemsel sahada bu örgüte karşı yerel güçlerin, özellikle de Şiilerin eylemsel birlikteliği olmalıdır.
2- Hangi muhalif yapı Suriye’de bulunursa bulunsun, aslında Sünni kimlik üzerinden hareket eden tüm yapılanmalar genel tehdidin adıdır. İran buna karşılık Hizbullah başta olmak üzere, Afganistan ve Pakistan gibi ülkelerden getirdiği Şiilerle yeni bir kuşak oluşturmuş ve bunlar aracılığı ile Suriye’deki vekalet savaşında öne çıkmıştır.
3- Esad ülkenin başında kalmalıdır. Şayet Suriye’de Esad kalırsa, bu aynı zamanda İran’ın başarısı olarak görülecek ve böylelikle İran’ın bölgesel etkinliğin artmasına katkı sağlayacaktır.
4- Muhalif gruplar arasında hedef alınmayan yada bir başka deyişle İran nazarında ılımlı kabul edilen tek yapılanma PYD’dir.
* * *
Peki Türkiye’nin yaklaşımı nasıldır?
1- Esad mutlaka Suriye’nin başından gitmelidir.
2- IŞİD yok edilmelidir.
3- Muhalif grupların etkinliği desteklenmelidir. Muhatap kabul edilen yapı Özgür Suriye Ordusu olmalı ancak Ahrar uş Şam gibi yapılanmalarla Fetih Ordusu türünden gerçekleştirilen birliktelikler de desteklenme noktasında dikkate alınmalıdır.
4- PKK’nın Suriye uzantısı “PYD ılımlı muhaliflerle hareket ettiği müddetçe Türkiye açısından sorun teşkil eden bir durum yoktur!” (Ahmet Davutoğlu, New York’ta Rudaw’a verdiği röportajında PYD ile ilgili değerlendirmesinde bu ifadeyi açıkça kullanmıştır)
* * *
Bu dört ülkenin yaklaşımlarının iki ortak noktası; IŞİD’in bitirilmesi ve PYD’nin kazanımlarının dikkate alınmasıdır! (AKP’nin PKK konusundaki iki yüzlülüğü PYD ile Suriye’de de kendisini göstermektedir.)
Farklılıkların asıl zemini ise Esad’ın durumu ve muhaliflerin yaklaşımı ile ilgilidir.
Dolayısıyla Rusya, Suriye’ye gelip, sahada aktif olarak bulunarak işte bu denklemi kendi lehine yatacak şekilde çözebilmeyi arzu etmiştir.
ABD’nin Türkiye’de bulunan üslere savaş uçağı taşımasının ardından, benzer bir çaba ve karşı denge hamlesi Rusya’dan gelmiş ve nihai haliyle bu çaba Rusya’ya elini güçlendirecek yeni bir alan açmıştır.
Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığını artırması ve hava operasyonlarına başlaması ise iki mesele üzerinde esaslanarak uluslararası alanda hukuki olarak haklılığın savunulması açısından öne çıkmaktadır.
a) Şam yönetiminin Rusya’dan askeri destek talep ettiği.
b) Suriye’deki sorunun IŞİD başta olmak üzere muhalifler arasında bulunan Rusya’dan gelen katılımcılar sebebiyle “ulusal güvenlik meselesi” olması.
Tüm bunlar olurken Suriye’nin geleceğinin şimdiden değişmeye başladığı kesin.
Kartlar mutlaka bir kez daha karılacak.
Sınırların değiştirilmesi çabası hala geçerli, aslında bir bakıma yaşanan yaygara da bunun nedenlerinden en çok öne çıkanı.
Ancak kaybedenler sıralamasında Türkiye’nin elinin zayıflığına bakarak en ön sırada durduğunu söylemek gerekir.
Aslına bakarsanız AKP iktidarının aldığı kararla, Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu’nun taşınmasıyla birlikte Türkiye herkese “tehdit hissedersem geri çekilir, durduğum yerden vaz geçerim” mesajını vererek buna kendisi kapı araladı.
Suriye o yüzden Türkiye açısından şimdilik çıkmaz bir sokak olarak duruyor.

 

 

 

İsmail Özdemir

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER