SON DAKİKA

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

Rüşvet “Fahişelik”tir!

Bu haber 21 Mart 2014 - 9:38 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.

Şükrü Alnıaçık

Gerçek kopuş daha yeni başlıyor.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, aynı gün içinde ajanslara düşen iki ayrı demecinde “cemaat” konusunda Başbakan gibi düşünmediğini açıkça ortaya koydu.

Önce dış kaynaklı komplo söylemlerine inanmadığını, bu analizlerin “üçüncü dünya edebiyatı” olduğunu söyledi. Sonra da okullar güzel işler yapıyor, onları bu işe karıştırmayın diyerek “inlerine gireceğiz” narasıyla başlayan cadı avına karşı olduğunu ortaya koymuş oldu.

Başbakan buna kibarlığını bozmadan “komplo yok diyemezsiniz” diye cevap verdi. Bu kibarlıkta bir cevap bile şahsiyetli insanlar ülkesinde bir devlet krizine yol açabilirdi.

Öyle ya! Cumhurbaşkanı, ne deyip ne demeyeceğini Başbakandan öğrenecekse, sadece bir tane “Başkan” olsun. Böyle yalancı demokrasi, kuvvetler ayrılığı gibi maskaralıklara da hiç girmeyelim yok yere…

94’ten beri ve 12 yıldır yakından tanıdığımız kadarıyla eğer yüksek basıncı hafifletmek için bir iş birliğine girmedilerse bu Erdoğan bu sözleri böyle bir zamanda Gül’ün yanına bırakmaz. Abdullah Gül’ün temiz bir siyasi aktör olarak karşısına çıkma ihtimalini göz önünde bulundurarak önümüzdeki günlerde bu kavgayı kızıştırabilir ve Gül’ü hazırlıksız bir zamanda AKP’den ayrılmak zorunda bırakabilir.

Gül’ü babasının bağını bağışlar gibi cumhurbaşkanı yaparken, bütün dava arkadaşlığı mazisine rağmen Erdoğan’ı en çok kaygılandıran husus, hiç şüphesiz kendisi yorulup yıpranırken Gül’ün Sultanlar gibi protokol işleriyle uğraşacak olmasıydı.

Doğrusu Gül, bu süreci iyi değerlendirdi. Gezi olaylarında dahi tebessümü yüzünden eksik etmeyen “poker suratı”yla, bir yandan “takiyyeci noterlik” rolünü yürütürken; diğer yandan da halkın çoğunluğu üzerindeki sempatisini korumaya çalıştı.

Şimdi AKP kurucu kadroları, 12 yıldır yapılan bütün işlere ve sorumluluklara ortak olduğu halde Gül, “kahraman vefalı ve adaletli cumhurbaşkanı” rolünü oynarken, hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvetin siyasi vebali, Erdoğan’ın boynuna dolanıyor ve onu yavaş yavaş boğuyor.

Oysa “yürütmenin başı kimdir?” diye bir KPSS hazırlık kursu öğrencisine bile sorsanız, cevabı “Cumhurbaşkanı” olacaktır.

Evet, bugünkü kabine 3. Recep Tayyip Erdoğan kabinesidir ama ona bu görevi veren de getirdiği bakanlar kurulunu onaylayan da önüne getirilen bürokrat atamalarını imzalayan da Sayın Abdullah Gül’dür. Yani olan biten her şeyin birinci sorumlusu Abdullah Gül, sonra da Başbakan ve bakanlardır.

Onun cemaate daha yakın olması, 12 yıllık rezilliğin sorumluluğuna omuzlarından almaya yetmez.

“İçişleri Bakanı, 400.000 Dolar rüşvetle atama yapıyor.”

“İçişleri Bakanı 1 Milyon Dolara vatandaşlık hakkı veriyor.”

“Reza’dan Egemen’e 500 Bin Dolar bayram harçlığı”

“Efkan Ala’dan Savcı için skandal talimat: Tutsunlar Zekeriya Öz’ü içeri atsınlar!”

“AKP seçim anketleri rüşvet parasıyla yapılıyor. Finansör Reza…”

“Efkan Ala’dan şok sözler: “Yaptığın şeyi suç olmaktan çıkarırız!”

“Bakan’dan Savcıya, kapsını kırın, Gazeteciyi tutuklayın talimatı!..”

“Alo Fatih!..” falan filan…

Tombalacıyı bakan yaparsanız ya vatanı satar ya da vatandaşı…

Bunlar 12 yılda peyderpey ikisini de satmışlar, sonunda da kendilerini satmaya başlamışlar.

Sen fezlekeyi okumazsan okuma!.. Millet her şeyi biliyor. İnternette yüzelli tane kayıt dolaşıyor. Neyi kimden saklıyorsunuz?

Ölmemek için kendisini satan kadınlara “fahişe” yaşamak için kendisini satan erkeklere “beyefendi” denildiği bir dünyada…

Bugünlük başka bir şey yazmak içimden gelmiyor.

Evet… İki kelime yeter bütün bunlara…

“Rüşvet, fahişeliktir!..”

Rüşvet alan, kendi şerefiyle birlikte, halkın vergileriyle oluşan kamu sermayesinin de ırzını talan etmiştir.

Tecavüze uğrayan aslında millettir; halkın cebidir ama…

Bordroların, faturalarının, fişlerin, vergi levhalarının, otobüslerin ve tren biletlerinin dili olmadığı için genellikle olanı biteni sonradan yargı kararlarından öğreniriz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.