SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Ruşen Çakır Hangi Kontenjandan Pkk’ya Katıldın?

Bu haber 13 Eylül 2014 - 9:32 'de eklendi ve 39 kez görüntülendi.

Yıldıray Çiçek

İmralı zabıtlarının Milliyet Gazetesi’nde yayınlanmasından sonra Recep Tayyip Erdoğan’ın telefonda fırçalayarak, azarlayarak ağlattığı Erdoğan Demirören’in sahibi olduğu diğer gazetesi Vatan’da yazan Ruşen Çakır isminde bir yazar var. Yazdıkları ve uygulamaya çalıştığı misyonu ile aslında en çok PKK’nın gazetesi olan Özgür Gündem’e yakışacak birisi ama AKP’ye yandaş işadamının gazetesinde de bu misyonunu gayet rahat yerine getiriyor.

Ruşen Çakır geçmişte tarikatları, İslami cemaatleri, oluşumları, dergilerini, hedeflerini, kadrolarını, partilerini anlatıyordu. Bir ara aklı başında Türkiye tespitleri yapıyordu ama son yıllarda ne oldu ise çok büyük radikal değişikliğe uğradı. Herhalde görev alanı PKK merkezli Kandil’e kaydırıldı. PKK’yı masumlaştırma ve meşrulaştırma konusunda yazdıklarına ve konuştuklarına bakınca “CIA, MOSSAD kontenjanından mı gazeteci yapıldı?” diye sormadan edemiyor insan!

Aynı zamanda PKK açılımını yürüten MİT’in de Ruşen Çakır’a yol haritası vermiş olma durumunu da göz önünde bulunduruyoruz. Yakında bunun da kokuları çıkacaktır.

Ruşen Çakır, PKK’dan öyle bir bahsediyor ki, PKK eli kanlı terör örgütü değil, Türkiye’yi bölmek için insanlarımıza acılar yaşatan bir örgüt değil, masumların bir araya gelerek kurduğu ve hakkını arayan iyilik hareketi… Ruşen Çakır’a şimdi sorsanız, o kundakta kurşunlanan bebekler, camilerden çıktığında kurşuna dizilen aksakallı ihtiyarlar PKK’nın katliamı değil, tabiatın kendi eseri diyecektir.

Özellikle bunu son yıllarda çok yapmaya başladı.

Kafası estikçe de Kandil’e gidiyor Murat Karayılan ve Cemil Bayık gibi dağ kadrosunun isimleriyle sarmaş-dolaş pozlar veriyor, onlarla yaptığı röportajlarla PKK’ya propaganda fırsatı sağlıyor. Onlara bu fırsatı verdiği yetmiyormuş gibi kendisi de köşesinde PKK’yı cilalıyor ve masumlaştırmak için makyaj yapıyor. Ruşen Çakır PKK’dan, PKK ise Ruşen Çakır’dan memnun!

PKK’lılarla çektirdiği fotoğraflardaki pozlara bakarsanız, Ruşen Çakır’ı PKK’lıların akrabası, kardeşi, abisi sanabilirsiniz.

Ruşen Çakır, 10 Eylül 2014 tarihinde ‘Kürdistan realitesi’ başlıklı bir yazı yazarak Türkiye’nin bölünmesini resmen onaylamıştır.

Ruşen Çakır’a göre “Kürdistan” realite ise, bu durum Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri’nin AKP/PKK/Barzani ittifakıyla bölünmesine destektir.

Türkiye’yi bölme uğruna onbinlerce askerimizin, polisimizin, masum vatandaşımızın katili olan terör örgütü PKK’nın siyasetteki sözcülerinin IŞİD’le mücadele etme bahanesi ile “Türkiye’den silah istediği” şu günlerde, Ruşen Çakır’ın da “Türkiye’nin önündeki acil sorununun “Kürdistan realitesini tanıma” olduğunu ileri sürüyorum.” sözü ne kadar tesadüf görünüyor değil mi? Oysa bu tesadüf değil. Çünkü Ruşen Çakır’ın Kandil turundan döndükten sonra bu cümleleri kaleme alması tesadüf olmadığının delilidir.

PKK’nın silah bırakmadığı ve daha çok silahlandığı bir realite iken, (AB)(D)ullah Öcalan’ın tüm İmralı görüşmelerine ait zabıtlarda, ses kayıtlarında bütün ölçülerini “Taleplerini gerçekleştirme” açısından dayatırken, “Taleplerim gerçekleşmezse 500 bin kişi ölür” diye tehditte bulunurken, “Hiçbir hedefimizden vazgeçmedik” düşüncesini Apo’nun sesinden duymuşken, Ruşen Çakır’ın “Gerek Öcalan, gerekse PKK, kimi zaman doğrudan, kimi zaman da dolaylı olarak muhatap alındı ve olumlu anlamda belli bir noktaya gelindi. Bugünse bambaşka bir realiteyle karşı karşıyayız. Buna kısaca “Kürdistan realitesi” diyebiliriz.”sözleri ile tecavüz sonrası Polyanna’nın verdiği tepkiler arasında ne fark vardır? Ruşen Çakır’ın yazıları, yorumları da kendisinin Kandil’de nasıl bir beyin tecavüzüne uğradığını da merak ettirtiyor.

Ruşen Çakır, artık karşımızda PKK’nın kadrolu yazarı olarak durmaktadır. Kandil ve İmralı onun propaganda merkezidir. İnanın, İmralı’daki Apo, Kandil’deki Murat Karayılan, Cemil Bayık bile onun gibi PKK propagandası yapamamaktadır. Bu gidişle gazetecilikten Kandil’in önderliğine geçsinde görün!

Ruşen Çakır, AKP’nin PKK açılımında tam kullanışlı kıvamdadır. İmralı-Kandil arasında gel-git yapabilir. Recep Tayyip Erdoğan ve Öcalan arasında git-gel yapabilir. Hem böylelikle Hakan Fidan’da biraz soluklanmış olur.

Kandil’in diğer müdavimi Hasan Cemal’i de Ruşen Çakır’ın yanına versinler, inanın AKP ve PKK böyle kullanışlı, verimli tipleri yüzyıl geçse de bir daha bulamaz.

Yakında Ruşen Çakır’ın dosyasını Ortadoğu gazetesinde açacağız. Bazı belgeleri yayınladığımızda her şey daha net anlaşacaktır.

Bundan sonra PKK’nın gazeteciliğine soyunan Ruşen Çakır düşünsün!

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.