Asikurtlar©

Rossiya 24’teki “Bozkurtlar” ve Mütekabiliyet!

Rossiya 24’teki “Bozkurtlar” ve Mütekabiliyet!
30 Kasım 2015 - 9:39 'de eklendi ve 4762 kez görüntülendi.

Uçak hadisesinden sonra Rusların başlattığı diplomatik tacizlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor.
Önce Moskova havaalanında Türk yolculara savaş esiri muamelesi yapılması, sonra Türk öğrencilerin güvenliğinin ve okuma haklarının zora sokulması, ardından, bugün bir Türk Ro-Ro gemisinin Rus limanına sokulmaması hiç te yabana atılacak gelişmeler değil.
Bunlar, Rusların çiğnenen onurlarını biraz fazla abarttıklarını gösteren ilk sıcak tepkiler…
Gıda ambargosu haberleri, tur iptalleri, vizesiz geçişin kaldırılması ve doğalgaz konusundaki söylentiler, özür beklentisinin yerini bir soğuk savaşa bırakabileceğini gösteren diğer belirtiler…
Ruslar sanki olaydan sonra hep birlikte votka içmeye gitmiş gibiler…
Rusya’nın en çok izlenen kanallarından olduğu söylenen “Rossiya 24″teki “Bozkurtlar videosu” de evlere şenlik bir propaganda filmi olarak bu “alkollü tablo”yu tamamlıyor!
Sosyal Medyanın gündemine düşen ve “reklamın iyisi kötüsü yoktur” düşüncesiyle bizim de hoşumuza giden bu haber videosu, basit bir işgüzarlık olmanın çok ötesinde bir dezenformasyon faaliyeti olarak kendini gösteriyor.
Rusça bilmiyoruz; ancak yazılardan ve latin kökenli kelimelerden anladığımız kadarıyla sanki hiç Glasnost, Perestroika olmamış, soğuk savaş bitmemiş, 1970’lerin üzerinden 40 yıl geçmemiş gibi o alışık olduğumuz “kızıl propaganda” hemen kendini gösteriyor.
Programda, Türkmen milislere yardım eden Ülkücüler anlatılırken: 4 kere “Faşist”, 3 kere “Neo Faşist” 2 kere “Radikal” 1 kere “fanatik” 1 kere “Bozkurt” bir kere de “Ülkücü” tercümesi olarak “idealist” kelimelerini kullanılıyor!
1968’de kurulan “Bozkurtlar” adlı “örgütün” Türk Birliğinin sağlamak için gözünü kırpmadan ölüme gidebilecek 1,9 milyon gönüllü üyesi olduğunu anlatan sunucu, sonunda sözü Başbuğ’a, üç hilalli bayrağımıza ve MHP’ye kadar getirerek, resmi muhatabımız oluyor!
Ekranda on saniye kadar kalan grafikten “Ülkücülerin 70’li yıllarda 5.000 kişiyi öldürdüğünü, ayrıca 1978’deki Kahramanmaraş olaylarında, 100 ölümden sorumlu olduklarını”(!) anlıyoruz.
Muhtemelen yerli komünistlerden aldıkları bilgilerle, Ülkücülerin Bayır Bucak’taki insani duruşuna, anti Esadist bir mezhep derinliği vermeye çalıştıkları anlaşılıyor.
General Patton’un: “Savaşta önce gerçekler ölür” sözü bir kez daha doğrulanıyor.
Papa suikastından, kafasına göre Özal’a ateş eden Kartal Demirağ’a, Karabağ Rüzgar birliğinden Çeçenlere verilen kontrolsüz desteğe kadar tamamen silaha yatkın bir düşman örgüt profili çizilmesi, programın “derin düşmanların iş birliğiyle” hazırlandığını açıkça ortaya koyuyor.
Düşürülen SU 24’le ilgili açıklama yaparken “pilotları havada vurduklarını” anlatan Türkmen savaşçının, Elazığlı bir Ülkücü olduğunun özellikle vurgulanması, Ülkücüleri, Rusya’nın ve KGB’nin açık hedefi haline getiriyor.
Rusların en çok kimden çekindiğini göstermesi nedeniyle Ülkücü kardeşlerimizin ruhunu okşayan bu program tabii ki Bozkurtların yararına yapılmamıştır.
Videodaki “70’li yıllar” kurgusuna verilecek pek çok cevabımız vardır. Ancak biz kendi mütekabiliyet hakkımızı sahada kullanmak istiyoruz!..
Devlet ise, hükümet sözcüsü Kurtulmuş’un dün yaptığı gibi, karşılığı olmayan konuşmalardan derhal vazgeçmeli ve sertlik değil ama devlet ciddiyeti içinde devletler hukukunun bir gereği olan “mütekabiliyet” kuralını işletmelidir.
Mukabele ile aynı kökten gelen, İngilizlerin “correspondence” dedikleri bu diplomatik enstrüman devlet olmanın bir gereğidir ve karşınızda kim olursa olsun uygulanması gerekir.
Rusya ile gerginliği gidermesek de olur ama gidermek istendiği takdirde, ne zaman biteceği belli olmayan diplomatik kaprisleri ve kabalıkları önlemenin yolu, aynı şekilde karşılık vermek ve ortak aklı, karşılıklı olarak kamuoyunu harekete geçirmektir.
AKP sözcüsünün “Rus uçağı olduğunu bilseydik vurmazdık” masalı, Başbakan Davutoğlu’nun daha önce söylediği “hava sahamız namusumuzdur” sözüyle karşılaştırıldığında hükümetin namus konusundaki samimiyetini tartışmaya açacak, ayıplı bir gaftır.
Hava sahası, dünyanın her yerinde milli namustur ve Rusya 1983’te hava sahasını ihlal eden KAL 007 yolcu uçağında öldürdüğü 269 sivil için hala Güney Kore’den özür dilememiştir.
Rusya’nın, Akdeniz’e açılmaya çalışan PKK’lı Kürtlere Azez’de verdiği hava desteğine karşılık benim aklıma çok naif bir mütekabiliyet hamlesi geliyor!
Hükümetin yerinde olsam, Ülkü Ocaklarının kiracısı olduğu bütün daireleri satın alarak bu vakfa bağışlarım! Örtülü ödeneği Bozkurtların helal nefesiyle bir güzel rahatlatırım!
Ne yapayım?.. “Rusya’yı ve Moskovacıları en çok etkileyen nedir” diye düşünürken benim aklıma hemen “Ülkücüler” geliyor.
“Türk tehdidi” denince Rusların aklına önce “Bozkurtlar”ın gelmesi gibi

ŞÜKRÜ ALNIAÇIK

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER