22 Mayıs 2012 Salı
Live tracking and statistics
Paylas
TÜSİAD SANAYİCİLİĞİNİ BİL! HADDİNİ AŞMA!
Çarşamba, 23 Mart 2011 02:45
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) olarak kırk iki akademisyen ile beraber hazırlamış veya hazırlatmış olduğunuz yeni anayasa çalışması Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin birlik ve bütünlüğünü yok edip parçalamaya yönelik bir çalışmadır. Hazırlanan bu çalışmanızın amacı mevcut 1982 Anayasası’nda yer alan ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk 4 maddenin kaldırılması ve anayasadan “Türklük” kavramının çıkartılması olduğunu görmemek için dünyaya at gözlüğü ile bakmak gerekir. Ve bu anayasa çalışmanızın Büyük Türk Milleti tarafından kabul edilecek bir yanı yoktur.
      Lakin sanayicileri temsilen kurulmuş bir dernek olmanızdan ötürü hizmet alanınızdan uzaklaşıp burnunuzu devletin ve milletin bekasını ilgilendiren bir konunun içerisine sokarak haddinizi aşmış bulunuyorsunuz. Ve bu çalışmadaki taleplerinizin etnik bölücü terör örgütü PKK’nın talepleri ile aynı olması bende amacınızın bölücülüğe hizmet olduğu düşüncesini uyandırmaktadır.
      Çünkü… Açıkladığınız  anayasa çalışmasına bakıldığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası’na aykırı olan “anadilde eğitim, vatandaşlık tanımında Türklük kavramına yer verilmemesi, Türk Milliyetçiliği ve Türk Milleti kavramları dâhil olmak üzere tüm etnik vurgulardan arındırılması, ‘Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir’ biçiminde ifade edilen Devletin Şekli başlıklı değiştirilemez madde hükmünün aynen korunup diğer değiştirilmesi mümkün olmayan maddelerin değiştirilebilir hale getirilmesi” gibi taleplerin yerine getirilmesini bırakın değiştirilmesinin talep edilmesi dahi mümkün değildir. Sizler bu taleple istiyorsunuz ki; “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Milletini, Bayrağını, Dilini, Marşını” yazan maddelerde değişiklik yapılmasının önü açılsın. Lakin bu talepler etnik bölücü terör örgütü PKK’nın kurulduğu günden beri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden talep ettiği taleplerle aynıdır. Acaba sizin etnik bölücü terör örgütü PKK’nın o günden bugüne açıkladığı taleplerden haberiniz mi yok? Yoksa sizde mi onlara destek çıkıp aynı yolda ilerliyorsunuz? Açıkçası bu soruların cevabını cidden merak ediyorum. Umarım bilmeyerek bu talepleri dile getirmişsinizdir. Aksini düşünmek dahi istemiyorum.
      Ayrıca bu talepler mevcut 1982 anayasamızın yürürlükte olduğu bir dönemde ilk 4 maddenin değişikliğini istediğinizden ötürü hukuki manada bir suç unsurunu teşkil etmektedir. İnanıyorum ki Cumhuriyet Savcıları gerekli hassasiyeti gösterip çalışmanızın suç unsuru teşkil ettiğini sizlere hatırlatacaklardır.
      Sizler bir dernek olarak sanayicilerin sorunlarının çözüme kavuşturulup sanayiciliğin geliştirilmesi ile meşgul olmanız gerekirken vaktinizi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Büyük Türk Milleti’nin bekasını, geleceğini ilgilendiren ve vatan topraklarına nifak tohumları saçacak bir çalışmayı yaptırıp, bölücülerle aynı talepleri dile getiriyorsunuz. Bununla da yetinmeyip nüfus cüzdanlarından “din hanesi”nin kaldırılmasını talep ediyorsunuz. Din hanesi ile ne alıp veremediğiniz var? İsteyen istediği dini zaten nüfus dairesine başvurarak yazdırıyor. Bunların anlaşılır bir yanı yoktur. Maalesef TÜSİAD olarak ortaya koyduğunuz bu davranışla haddinizi aştığınızı bir kez daha hatırlatmak isterim.
       Öte taraftan bu tür çalışmaların geçmişte de TÜSİAD çatısı altında yapıldığını bildiğim için ve bölücülerin talepleri ile aynı talepleri dile getirdiğiniz için bir yerlerin maşalık görevini mi yerine getiriyorsunuz? Eğer şer güçlerinin maşalığı görevini üstleniyorsanız derhal bu şer güçlerinin amaçlarına hizmet etmeyi bırakıp gerçek sanayiciliğinizi yapın! Yok, bu şer güçlerinin maşalığını yapmayı bırakmayacaksanız bu ülkede nifak tohumları saçıp milleti etnik, din ve mezhep ayrılıklarına sokmayı hedefliyorsanız bu amaçlarınıza hiçbir zaman ulaşamayacağınızı da hatırlatmak isterim!
       Sizin emrinizle yani TÜSİAD’ın emriyle Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde hiçbir güç vatandaşlık tanımından “Türklük” kavramını kaldıramaz. Bunun yanında anadilde eğitim talebi asla gerçekleştirilemez! Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi dili Türkçe’dir! Gelelim en önemli taleplerinizden biri olan ilk 4 maddedeki Başkent’in Ankara, Bayrağının Ay-yıldız olmasından rahatsızlık duyuyorsanız sizin Türkiye’de sanayiciliği bırakın yaşamanıza bile gerek yok! Hangi bayrağı, hangi başkenti, hangi dilde eğitimi istiyorsanız buyurun oraya gidin! Size engel olan mı var? İmkânlarınız var. İstediğiniz ülkede istediğiniz eğitimi alabilme imkânınız olduğu gibi istediğiniz ülkede sanayicilik yapma imkânınızda, yaşama imkânınızda var. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Büyük Türk Milleti size zaten engel olmaz.
      Anayasanın ilk dört maddesi ile ne alıp veremediğiniz var anlamış değilim. Sanayiye mi engel? Yok, yeni fabrikalar kurmanıza mı engel? Ya da yabancı ortaklarla iş yapmanıza mı engel? Allah aşkına aklınızı başınıza devşirip ne yapmak istediğinizi dolaylı yoldan anlatmak yerine çıkın adam gibi açıklayın! Böyle 42 profesörle çalışma yapmadan deyin ki; “Biz Anayasanın ilk 4 maddesinden rahatsızız. Çünkü Biz Türk Milleti’nin bir parçası değiliz! Çünkü Biz Başkenti Ankara istemiyoruz, Diyarbakır istiyoruz! Çünkü Biz Türk Bayrağını istemiyoruz filan ülkenin bayrağını istiyoruz! Çünkü Biz İstiklal Marşı’nı istemiyoruz filan ülkenin marşını istiyoruz!” Bizde bilelim rahatsızlığınızın nedenini!
       Ama yok rahatsızlığınızı dile getirmeden Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Büyük Türk Milleti’nin sayesinde zengin olun… Sanayici olun… Baştacı edelim… Adam yerine koyalım…  Fabrikalarınızın sayısını artırmak için devletin milletten aldığı vergilerle sizlere teşvikler, hibeler, krediler verilsin… Sizde günün birinde biz “Sanayiciyiz! Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Büyük Türk Milleti’nin şeklini - şemalini değiştiririz” deyin! Bu kadar da uzun boylu değil. Tamam, sanayicisiniz, başımızın üstünde yeriniz vardır. Ama söz konusu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Büyük Türk Milleti’nin bekası, şekli - şemali ise orada virgül koyup durun! Bu millet haddinizi aştığınızı çok farklı dile getirir. Her şeye tamam ama bölücü taleplere tahammül edemez.
       Siz TÜSİAD olarak ne istediğinizin, neyle oynadığınızın farkında mısınız? Defalarca TÜSİAD çatısı altında başka başkanlarınızın emrinde bu tür çalışmaları hazırladığınızı unutmadım. Her seferinde ikaz edildiniz. Ama bir türlü bu çalışmalara son vermeyi düşünmeyip yeni yeni çalışmalar açıkladınız ve açıklıyorsunuz! Bu çalışmalarınız asla Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Büyük Türk Milleti tarafından kabul görmeyecektir. Uyanın artık! Haddinizi aşmaya son verin! Yoksa TÜSİAD’ın açılımındaki “TÜRK” kelimesini çıkartıp hangi ismi istiyorsanız onu koyun! Biz buna engel değiliz. Hatta bundan memnuniyet duyarız.
       Çünkü kendilerini bu vatanın gerçek sanayicisi olarak görüp devletin ve milletin bekasını düşünen gerçek işadamlarımız, gerçek sanayicilerimiz yeniden Türk Sanayicisini temsilen dernek kurarlar. Merak etmeyin! Bu vatana, bu millete, bu devlete sizden daha fazla faydalı olurlar. Sizin TÜSİAD olarak yaptığınız bu bölücü çalışmaları hiçbir zaman unutmayacağım!
       Son kez ikaz ediyorum. Yaptığınız bu ve bundan önceki benzer çalışmalar bölücülük kokmaktadır. Etnik bölücü terör örgütü PKK ile aynı talepleri içermektedir. Aklınızı başınıza devşirip ne talep ettiğinizin farkına varın! Devlet yönetmek fabrika yönetmeye benzemez! İstemediğin işçiyi işten çıkartıp atmaya da benzemez! Köklü tarihi olan bir devletiz. Dünyada hüküm sürdüğümüz kadar devlet yöneten başka bir millet yoktur! Birilerinin dolduruşuna gelip onların gemisine binmeyi bırakın! Aksi takdirde bindiğiniz gemi rotasını şaşırıp alabora olup batacaktır. Siz TÜSİAD olarak sanayinin geliştirilmesine ve sanayiciliğin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapıp devletin ve milletin bekasını ilgilendiren devlet yönetimiyle ilgili en önemli konu olan anayasa işine TBMM baksın! Çizmeyi aşıp, haddinizi aşmayın!
        Sizin bu çalışmanıza tepki koymak benim en doğal hakkımdır! Çünkü ben Başbuğ Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Gençliğe Hitabe’de vatanı emanet ettiği “YILMAZ, YIKILMAZ, YORULMAZ TÜRK GENÇLİĞİ”nin bir mensubu olarak size tepki koymak zorundayım. Unutmayınız ki; bu vatan Türk Gençliği’ne emanet edilmiştir.  Türk Gençliği’nin de emanetine sahip çıkıp sizi uyarmaya ve tepki koymaya hakkı vardır. Ve Türk Gençliği’nin bir mensubu olarak sizin yani TÜSİAD’ın sanayiciliğini unutup, haddini aştığını belirtiyorum.

“NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!”
“VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN!”
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile