SON DAKİKA

Recep Tayyip Erdogan’ın Anlayamadığı !

Bu haber 18 Haziran 2014 - 0:00 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

ORHAN ŞEN
Tıp’ta doğru tedavi doğru teşhisten geçer diye çok kullanılan bir deyim vardır. Aynı şey sosyal ve toplumsal olaylar içinde geçerlidir. Eğer siz sosyal ve toplumsal olaylarla ilgili doğru teşhisler yapamıyorsanız doğal olarak da yapacağınız tedavilerde yanlış olacaktır.

Ak Parti ve Tayip Erdoğan yönetime geldikleri ilk günden beri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 1984 yılından beri yaşanılan kanlı terör olaylarının oluş sebebine yanlış teşhis koymuş dolayısıyla da yanlış tedavi usulleriyle 2002 yılında bitme noktasına gelen PKK terör örgütüyle 2014 yılında pazarlık yapma durumuna gelmişlerdir.

Her ayrılıkçı terör örgütünün olduğu gibi PKK terör örgütünün de kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri vardır. Kürt kimliğini ve varlığını kabul ettirmek ve kültürel haklar kazanarak millet olma vasıflarına ulaşmak kısa vadeli;siyasal haklar,ana dille eğitim hakkı,yerel yönetimlerde özerklik vs gibi haklar kazanmak orta vadeli;önce federasyonu daha sonrada Kuzey Kürdistan devletini daha sonra da dört ayrı devlete dağılmış olan Kürtleri bir araya getirerek Büyük Kürdistan’ı kurmakta uzun vadeli hedeflerdir.

1978 Yılında temelleri atılan PKK’nın kurulduğu ilk gün ki hedefleri bunlardı, bugünde bunlardır , yarında bunlar olacaktır.Zaten PKK parti tüzüğünde uzun vadeli hedef açıkça yazılmıştır ve bu madde hala tüzükte durmaktadır.

1984’de eline silah alıp dağa çıkan Abdullah Öcalan ve arkadaşları bir avuç militanla devlete diz çöktüremeyeceğini elbette biliyorlardı. Ama zaman içerisinde önce kısa vadeli hedeflerin tamamını sonrada orta vadeli hedeflerin bir bölümünü gerçekleştirdiler Şimdi,sıra henüz gerçekleşemeyen hedefler ile uzun vadeli hedeflere geldi.

PKK’nın bir trene bindiğini farz edersek binilen bu trenin son istasyonu Büyük Kürdistan Devleti’dir. İlk istasyonla son istasyon arasındaki tüm istasyonlar son istasyona yani nihai hedefe varmak için birer ara istasyonlardır PKK ana hedefe varabilmek için çeşitli strateji ve taktikler uygulayabilir,değişen şartlara uygun olarak ana hedeften vazgeçtiğini dahi ilan edebilir ama bu onların ana hedeflerinden vazgeçtiğini anlamına gelmez.Sadece,nihai hedefe varış bir süreliğine ertenmiş olur.
Bir diğer yanılgıda Türkiye’nin bugünden yarına kısa bir zaman süresi içinde bölüneceği yanılgısıdır.

Tayip Erdoğan dahil çoğu siyasetçi bu yanılgıya sık sık düşmektedir. Bakın Kürtlerin kültürel haklarını verdik bölündük mü,Kürtçe yayın yasağını kaldırdık hatta TRT Şeş’i açtık Kürtçe yayın yapılıyor bölündük mü,şunu yaptık bunu yaptık bölündük mü diyerek hem örgütün taleplerini yerine getirmenin vicdani kılıfını uydurmakta hem de örgütün nihai hedefine varması için adım adım daha ilerlemelerine yardımcı olmaktadırlar.

Halbuki bölünme işi bir süreç işidir.Bu sürec şartlara göre 10-20,…50 yıl hatta daha fazla da sürebilir.İnsan hayatında çok uzun olan bu zaman dilimleri milletlerin hayatında çok ama çok kısa zaman dilimleridir. Bundan 30 yıl önce Mesut Barzani’nin Saddam Hüseyin’in önünde el pençe divan ayakta esas duruşta beklediğini hatırlayın birde bu güne bakın,ne demek istediğimi daha iyi anlamışsınızdır sanırım.

Başta Tayip Erdoğan ve siyaset arkadaşları olmak üzere bir kısım aydınlarımızın, akil adamlarımızın, köşe yazarlarımızın, hümanistlerimizin anlayamadığı yada anlamak istemedikleri olay budur.Türkiye elbette bir gece yada birkaç günde bölünmez ancak bu politikalarla adım adım bölünmeye doğru götürülmektedir.

PKK Terör Örgütüyle pazarlık yaparak, onların taleplerinin bir kısmını yerine getirerek siz ne terörü bitirebilir nede terör örgütünü dağıtabilirsiniz.

Sizin vereceğiniz her taviz örgüt tarafından kazanım hanesine artı olarak yazılarak yeni kazanımlar peşinde koşulmaya başlanılacaktır. Örgüt için nihai hedefe ulaşılıncaya kadar elde edilecek kazanımların sonu yoktur.

Sizin vereceğiniz her taviz ;pazarlık yaparak kabul edeceğiniz her talep PKK tarafından vura vura kazanılmış hak ve talepler olarak algılanır ve sempatizanlara da böyle anlatılır.Hatta ne kadar saldırırsak o kadar kazanım elde ederiz şeklinde ki düşünce gittikçe ağırlık kazanır.İşte bu yüzdendir ki sözde barış ve çözüm süreci ilan edilen günümüzde PKK’ya katılımların arttığı haberleri çoğalmaktadır.İşte bu yüzdendir ki siz ne kadar alttan alırsanız alın PKK bildiğini yapmaktan geri kalmamaktadır.Siz ne kadar taviz verirseniz verin PKK tavize doymamaktadır.

Yukarıda anlatmaya çalıştığım sebeplerden dolayı Tayip Erdoğan ve Ak Parti kurmaylarını bir kere daha uyarmak istiyorum.

Ey ! Recep Tayip Erdoğan, Ey! Ak Parti kurmayları. Cebinde akrep taşıyanın eli sağlam kalmazmış.12 Yıldan beri devlet yönetimindesiniz. PKK ve hedeflerini görmemezlikten gelerek, onlarla pazarlıklar yaparak, tavizler vererek hiçbir yere varamazsınız. Bu şekilde terörü ve terör örgütünü biteceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu politikalarınızla terör örgütünü daha da şımartıp güçlendiriyorsunuz. Bunları yaparak PKK’nın oyuncağı oluyorsunuz.

Bu politikalarla başarılı olacağınızı düşünerek hem kendinizi hem de milletimizi kandırıyorsunuz. Aklınızı başınıza toplayın. Terör örgütleriyle müzakere değil mücadele edilir. Girdiğiniz bu yanlış yoldan iş işten geçmeden bir an önce geri dönünüz. Aksi takdir de yarınlar çok daha kötü olabilir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.