Asikurtlar©

PKK’yla Hükümet Kuruyorlar, MHP’yle Mücadele Ediyorlar

PKK’yla Hükümet Kuruyorlar, MHP’yle Mücadele Ediyorlar
31 Ağustos 2015 - 17:25 'de eklendi ve 6313 kez görüntülendi.

Önce bir tespit yapalım: 1 Kasım seçimleri Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik ve en hayati seçimleri olacaktır. Bu seçimde hangi partinin öne çıkacağı, kimin iktidar olacağı değil, ülkenin varlığı ve birliği oylanacaktır. Zira Türkiye AKP eliyle bilerek ve isteyerek, kelimenin tam anlamıyla bir yol ayrımına getirilmiştir. Türk milleti 1 Kasım’da ya ihaneti ve buna bağlı olarak kardeş kavgasını ve bölünmeyi seçecektir veya bu hazin tablonun devam edemeyeceğine karar verecek, silkinip ayağa kalkacak ve bu ihanete bir dur diyecektir.

SİNSİ PLAN

Türk milletinin önündeki tablo budur. Bunun dışında söylenenler yalandır ve bu kirli oyunu gizlemek içindir. Haliyle kimin ülkenin varlığından ve birliğinden yana olduğu, kimin ihanetin yanında durduğu ve bu kirli planın bir parçası olarak üzerine düşeni yaptığı bellidir. Sorun da buradadır. İhanet yolunun yolcuları, gerçek emellerini Türk milletinden gizlemek ve bu devlete reva biçtikleri akıbeti hayata geçirmek için, işbirliği içinde son derece sinsi bir plan uyguluyorlar. Bu planın ağababası hiç kuşkusuz AKP’dir. Zaten varlık sebebi budur. Bunun için kurgulanmış, bunu yapması için iktidara taşınmış ve orada tutulmuştur.BOP yolcusu olduklarını kendileri ilan etmişlerdir. Türkiye’nin AKP’nin 13 yıllık iktidarıyla birlikte özellikle ihanet yolunda nereden nereye geldiği gün gibi ortadadır. Milli ve manevi olan her şey yerle bir edilmiş, toplumsal bütünlük dinamitlenmiş, terör hortlatılmış, bölücülük legal ve normal hale getirilmiş ve ülkenin bir bölümü fiili olarak elden çıkarılmıştır. Yanaşma ve beslemeler marifetiyle amansız ve acımasız bir algı operasyonu yürütülmüş, en ağır ihanetler dahi hazmettirilmiştir.

İŞTE İSPATI

Bu noktaya nasıl bilerek ve isteyerek gelindiğinin en son ispatı daha dün gazetelerde yer almıştır. Emekliye ayrılan Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in, 30 Mart 2014’te­ki ye­rel se­çim­ler­den ön­ce, dö­ne­min Baş­ba­ka­nı Recep Tayyip Er­do­ğa­n’­a “Giz­li­” iba­re­li bir ya­zı gön­der­erek bugün yaşananlar konusunda uyardığı ortaya çıkmıştır. Yazıda, ör­gü­tün bu sü­re­ci, si­lah­lı un­sur­la­rı­nı güç­len­dir­mek için kul­lan­dı­ğı, kır­sal­da ol­du­ğu gi­bi mes­kun ma­hal­ler­de de si­ya­si ve si­lah­lı ya­pı­lan­ma­sı­nı ar­tır­dı­ğı, il ve il­çe­le­ri si­lah de­po­su ha­li­ne ge­tir­di­ği tespitlerine yer verilmiştir. Bu açık ve kesin uyarı karşısında AKP ik­ti­darının ne yaptığı içler acısıdır. Ye­rel se­çim­ler ile ar­ka­sın­dan ya­pı­la­cak cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çi­mi­ni dü­şü­ne­rek, bu yazının ge­re­ktirdiği tedbirleri almak yerine, yaşananları görmezden gelinmiş ve PKK’nın rahatlıkla şehirlere yayılması, silahlanması ve örgütlenmesine yol verilmiştir.

BİR İTİRAF DAHA

Bülent Arıç’da “çözüm süreci” denilen “ihanet süreci” bozulmasın diye PKK’nın her türlü ihanetine ve alan hakimiyeti kurmasına göz yumduklarını itiraf etmiştir. Bu açık ve kesin bir suçtur. Türkiye bugün yaşadığı kan ve gözyaşına işte böyle bilerek ve isteyerek getirildi. Nitekim, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhuriyet bayramı mesajında, “Bugün ülkemizin ve milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğimize ve geleceğimize yönelik tehditlerle karşı karşıyayız.” Sözü, açık ve net bir itiraftır. AKP’nin 13 yıllık iktidarının ülkemizin ve milletimizin beraberliğini ne hale getirdiğinin ilanıdır.

AKP-PKK KABİNESİ

Yeri gelmişken seçim hükümetiyle ilgili tespitlerimizi de paylaşalım: Türkiye, milli iradenin yok sayılması ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın baskısıyla bir seçime sürüklenmiştir. Kan ve gözyaşından bir iktidar çıkarma hesapları yapılmaktadır. Başbakan Davutoğlu, partilerin içine çomak sokarak alt yapısını oluşturduğu AKP-PKK ve menfaat ortaklarından kurulu bir seçim kabinesi açıkladı. Seçim hükümeti, AKP’nin “toplama menfaat ortaklığı” siyasetini aynıyla yansıtırken, duruma göre vaziyet alma ustalığını da öne çıkarıyor. Kabinen ortak özelliğini AKP yandaşlarının ve PKK uzantılarının bir araya gelmesi oluşturuyor.

PKK PROTOKOLE DE GİRDİ

AKP siyasetinin yalan, talan ve ihanet üzerine oturduğunu artık, aklı başında herkes biliyor ve söylüyor. Yalanın bin bir türlüsüne, talanın dünya çapındaki örneklerine sadece Türk milleti değil, bütün dünya şahittir. İhanet siyasetinin ürünü olarak ortaya çıkan ve bugün artık açık ve aleni bir bölünme talebi ile sahne alan HDP’yi fazla anlatmaya gerek yok. PKK’nın siyasi uzantısı olarak hainliğin zirvelerinde dolaşıyor, AKP ile birbirlerini tamamlıyor ve sonuç alıyorlar. İş bir hükümet ortaklığına kadar ilerlemiş ve devlet protokolünde yer almayı başarmışlardır. Zafer bayramında PKK’nın siyasi uzantılarının devlet protokolünde yer alması, ihanetin nereye kadar gittiğinin ve bizi neyin beklediğinin acı ve ibret veren yansımasıdır.

CHP’NİN PKK’YI MEŞRULAŞTIRMA ÇABASI

CHP, AKP’nin soldaki versiyonu, HDP’nin hamisi ve müttefiki olarak, kendi üzerine düşeni yapıyor ve ihaneti tamamlıyor. CHP’nin AKP ve HDP’den hiçbir farkı olmadığı, Zafer bayramında bir defa daha görülmüştür. Devlet protokolünde birlikte yer alarak, PKK’yı meşrulaştırmaktaki çabalarına bir halka daha eklemişlerdir. Koalisyon görüşmeleri adı altında, 33 gün 50 saat süren ve bugün hala kimsenin ne konuşulduğunu, hangi konularda anlaşıldığını bilmediği bir oyalama ile Türkiye’nin kan ve gözyaşı üzerinden bir seçime sürüklenmesinde kendilerine verilen rolü çok iyi oynamış ve AKP’nin kirli planının hayata geçmesini sağlamışlardır.

EN HAYATİ SEÇİM

Türkiye işte bu şartlarda seçime gidiyor. Bu yüzdendir ki, 1 Kasım seçimleri Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik ve en hayati seçimleridir. Bu seçimde hangi partinin öne çıkacağı, kimin iktidar olacağı değil, ülkenin varlığı ve birliği oylanacaktır. Türk milleti 1 Kasım’da ya ihaneti ve buna bağlı olarak kardeş kavgasını ve bölünmeyi seçecektir veya bu hazin tablonun devam edemeyeceğine karar verecek, silkinip ayağa kalkacak ve bu ihanete bir dur diyecektir.

TEK ENGEL MHP

AKP, CHP ve HDP bölünme tarafıdır. Bunların karşısında dimdik duran, her bedeli ödemeye hazır olan tek parti ise MHP’dir. MHP’ye onun için bu kadar kızgınlar. Hep birlikte saldırıyor, hep birlikte iftira ediyor, hep birlikte karalıyorlar. MHP var oldukça, bu ihanetin hayata geçmesinin imkansız olduğunu biliyorlar.PKK ile hükümet kuruyorlar, MHP ile mücadele ediyorlar. Ne yapıp edip, her ne pahasına olursa olsun, şeytanın bile aklına gelmeyecek tuzaklarla MHP’yi karıştırmaya, sindirmeye ve milletle arasına nifak sokmaya uğraşıyorlar.

Onun için diyoruz ki, MHP’yi sahiplenmek, bu kirli oyunları bozmak her Türk vatandaşı için vatan görevi haline gelmiştir.

ORHAN KARATAŞ

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER