SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

BARAJ…

Gündem Yazıları

PKK’nın zafer kutlamalarının şerefi AKP’nindir

Bu haber 01 Nisan 2013 - 18:39 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Türk milletinin nasıl bir ihanetle karşı karşıya kaldığının hazin fotoğraflarını içimiz sızlayarak izlemek, ağır ve acı sonuçlarıyla birlikte yaşamak zorunda kalıyoruz. AKP sözcüleri televizyon kanallarını ve emirlerindeki gazeteleri parselleyerek, bu ihaneti millete hazmettirmeye uğraşırken, PKK güruhu iktidarı teslim almanın, İmralı’daki bebek katilini meşrulaştırmanın zaferini kutluyor.

Yol haritası

Türkiye’de ne olup bittiğini, AKP’nin bu ülkeyi nereye süreklediğini, İmralı canisine hangi sözleri verdiğini merak eden herkes, İmralı canisinin BDP milletvekilleriyle yaptığı görüşmenin tutanaklarını elinin altında bulundurmalı ve oradan takip etmelidir. Bir kısmının da saklandığı ve yayınlanmadığı anlaşılan o tutanaklar AKP-PKK ortaklığının yol haritasıdır. Sayın başbakan büyük bir telaşla her ne kadar aksini iddia etse de, o tutanaklarda bahsi geçen her şey, noktası virgülüne kadar sırayla hayata geçiyor. Bunların en başında da bebek katilinin tutuklularla ilgili söyledikleri yer alıyor. Bebek katili, iki tarafın da ellerinde tutsaklar olduğunu ve işe bunların serbest bırakılmasıyla başlanacağını ilan etmişti. Aynıyla hayata geçirildi. AKP’nin teslimiyetinden vazife çıkaran yargı mensupları, meclise sevk edilen ve KCK tutuklularının serbest bırakılmasını öngören yargı paketinin kanunlaşmasını bile beklemeden, harekete geçtiler ve kapıları ardına kadar açtılar.

Yargının hali

Bu durum vahametin bir başka boyutunu daha belgeliyor. Başka hiçbir bilgi ve belgeye gerek kalmadan, yargının ne hallere geldiğini, AKP’nin arka bahçesine nasıl dönüştüğünü anlamaya da anlatmaya da fazlasıyla yetiyor. Adalet Bakanının başta Anayasa olmak üzere, meri kanunlara göre açık ve kesin suçları işleme ve sonra da dönüp, “eğer bu suçsa ben bu suçu işliyorum” deme cüretini nereden bulduğunu da çıplak biçimde ortaya koyuyor. O kadar ki, her ne kadar bir hazmettirme operasyonu çerçevesinde söylenmiş olsa bile, Başbakan Erdoğan’da bütün bunların en azından “yardım ve yataklık” suçu olduğunu itiraf etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Genelkurmay Başkanı terör örgütü kurma gerekçesiyle tutuklanıp, ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanırken, terör örgütünün hizmetinde olan, katliam yapanlara yardım ve yataklık eden, teröristle kucaklaşan, Türk bayrağını tanımayan, bebek katilinin posterlerini açıp paçavralar asan, suçu ve suçluyu övmeden tutun onlarla açık ve aleni şekilde işbirliği yapanlara karşı niçin hiçbir işlem yapılmadığı sorusunun cevabı da buradadır.

İşte namertlik

Türk milleti bu ihanet karşısında derin bir endişeyle izliyor. Buna karşılık, PKK ve yandaşları her vesileyle AKP’yi dize getirmeyi kutlamakta ve Türk devletini, Anayasa ve kanunları fiili olarak yok saymaktadırlar. Van Belediye Başkanı Bekir Kaya’nın tahliyesi sonrasında yaşananlar medyaya yansımıştır. Sarı kırımızı yeşil paçavralar ve bebek katilinin posterleriyle arsızlığın her türü sergilenmiş, bir defa daha meydan okunmuştur. Devletin bütün güvenlik birimleri ve yargı bunu da sadece seyretmişlerdir. Daha doğrusu seyretmek zorunda kalmışlardır. Çünkü onlardan öyle istenmiş, öyle talimat verilmiştir. Hiç şüphe yok ki, bütün bu vebal, bütün bu ihanet AKP’nin omuzlarındadır. Bu kutlamaların şerefi, bu namertliğin onuru AKP’nindir.

Bilerek ve isteyerek bu hale getirdiler

Bütün bu gerçekler acı biçimde ortada dururken, yarın AKP grup toplantısında sayın başbakan çıkıp çok güzel şeyler olduğundan dem vurup, sonra da MHP’nin Sivas’ın ötesine geçemediğini söylerse, artık hiç şaşırmayacağız. Oysa insaf ve vicdan, bırakın siyasi sıfatı olan birini, her hangi bir Türk vatandaşının acaba Hakkari’ye gitmekten niçin çekindiği, neden korktuğu sorusunun cevabını arıyor. Başbakan önce çıkıp, bu ülkenin vatandaşlarının kendi ülkelerinde seyahat edemez duruma nasıl geldiklerinin, bu ülkenin bazı bölümlerinde Türk bayrağı asmanın, “Türküm” demenin linç edilme gerekçesi olmasının izahını yapmalıdır. Bırakın her hangi bir vatandaşı sayın başbakanın kendisi bile binlerce korumanın eşliğinde ve neredeyse Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün güvenlik birimleri seferber edilerek, o bölgeye gidebildiğini unutmamalıdır. Parti teşkilatlarının kum çuvallarıyla tahkim edildiğini ve 24 saat kalabalık ve ağır silahlı güvenlik birimleri tarafından korunduğunu bu milletin görmediğini, bilmediğini mi zannediyor? Oysa bu ülke AKP’ye teslim edilirken, bunların hiç biri yaşanmıyordu. Bütün bunlar tamamen AKP’nin eseridir. Bu eser bilerek ve planlanarak meydana getirilmiştir. Başka türlü BOP yolunda Cumhuriyeti yıkmanın, ülkeyi bölünmeye sürüklemenin imkanı yoktu. Zemini hazırladılar, şimdi de buna dayalı olarak ihanetin son noktası konulmaya çalışıyorlar.

Pasaport bile isterler

Şimdi birileri çıkıp bütün bunların son bulması için bu sürecin işletildiğini, artık herkesin her yere rahatlıkla gidebileceğini söylemeye sakın kalkışmasın. Bu böyle devam ederse, oralara bir Türk vatandaşının gitmesi tamamen hayal olacaktır. Bu ihanet güruhu pasaport bile isteme cüreti gösterir. Kaldı ki, PKK paçavralarının asılı olduğu, bebek katilinin posterlerinin her tarafta sergilendiği, insanların aynı dili konuşmadığı, aynı sevinci, aynı duyguyu paylaşmadığı bir yere gidebilseniz bile bunu hangi vicdana, hangi ahlaka, hangi başarıya sığdıracaksınız. Bu gidişle yaşanacak şey budur.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.