SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Pkk’nin Suriye’de Özerklik İlan Etme Hesapları

Bu haber 25 Ekim 2013 - 10:02 'de eklendi ve 5 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Türkiye çok ciddi bir bataklığa saplanmış durumda. PKK ile AKP’nin çıktığı yolda, şimdi geldiğimiz nokta karanlık bir dönemin doğum sancılarını yansıtıyor gibi. Mesele sadece sınırlarımızın içini değil, dışını da ilgilendiren bir boyuta çoktan evrildi.

Aylardır bir konuya özellikle vurgu yapıyoruz. PKK ile AKP’nin sözde terörün bitmesi adına çıktığı yolun etkilerinin Suriye’deki gelişmelerle paralel olduğunu defalarca kez söyledik. Bölgesel gelişmelerin hepsi bu alanı çok açık bir şekilde gözler önüne seriyor.

Hatırlayalım, PKK’lı teröristlerin sınır dışına çekilmesi muhabbeti ilk başladığında TSK’nın bölgedeki askeri hareketliliği durduracağını ve operasyonların artık yapılmayacağı garantisi aldıklarını PKK’nın üst düzey kadrosu ve bazı BDP’liler çoğu kez ima etmişlerdi. Buna karşın PKK sınır dışına sadece yaşlı ve hasta olan bazı teröristleri çektiği bilgisi ise sonraki zamanlarda resmi kaynaklarca açıklanmıştı.

Bu gelişme karşısında bir yandan AKP’nin girdiği yoldan dönemeyeceğini düşünen PKK, sınırlarımız içerisinde yeni yapılanmalara girişirken, diğer yandan ise Kandil’deki bazı güçlerini Suriye’nin kuzeyine kaydırarak PYD’nin yeniden yapılanma ve güçlenmesi için ciddi çalışmalar yürütmüştü. Hatta şimdilerde terör örgütünün Kandil’deki en üst düzey ismi olan Cemil Bayık’ın da Suriye’nin kuzeyine geçerek PYD ile ilgili yürütülen yapılanma faaliyetlerini bizzat koordine ettiğini birçok çevre duyurmuştu. Buna paralel olarak İmralı’daki terörist başı Suriye’deki PKK-PYD’lilere çağrıda bulunarak “kimseden yana taraf olmadan kendi öz savunmanızı geliştirin” çağrısında bulunmuştu.

Bu gelişmelerle beraber PYD kimi zaman ÖSO ile kimi zamansa Esad güçleri ile çatışmış, Suriye’nin kuzeyinde bulunan, sınırımızın hemen öte yanındaki bazı bölgelerin kontrolünü ele geçirmişti. Halen de birçok bölgenin kontrolünü elinde bulundurmaya devam ediyor. Bu PKK-PYD adına önemli, Türkiye adına ise son derece vahim bir durum. Ancak asıl önemli olanı PKK-PYD’nin Barzani’ye ait hiçbir unsuru Suriye’nin kuzeyine sokmaması, var olanları da ortadan kaldırması olmuştur.

Böylelikle PKK-PYD, bir taraftan Barzani başkanlığında yapılması için uğraş verilen Kürt Ulusal Kongresi’ne giderken elinin güçlü olmasını istemiş, diğer yandansa sadece kendi kontrolünde olan bir bölge elde etmeyi amaçlamıştır.

Artık PKK, Suriye’de gelişen hadiselerde en revaçtaki grup olarak, denge unsuru hesabı yapanların dikkatini çekmeyi başarmış durumda. Ele geçirdiği bölgelerde asayişi tek başına sağlayan, kendi sınır kapılarını oluşturup, kendi gümrüğünü toplayan, kendi vergisini alan, gerek Esad yönetiminden gerekse diğer muhalif unsurlardan son derece ciddi boyutlarda askeri malzeme ele geçiren( ki bunlara zırhlı personel taşıyıcılarla tanklar ve obüslerde dahil) Suriye’nin önemli petrol yatakları üzerine konan PKK-PYD artık kendini bir üst aşamaya atabilmenin derdini güdüyor.

Bir yandan artık Esad’ın hem Türkiye’yi cezalandırmak istemesi hem de ÖSO dahil diğer muhalefetle daha etkin bir mücadele etme arayışına girmesi sebebiyle Suriye merkezi hükümetinden “özerklik” için destek alan PKK, diğer yandansa El Kaide’n,n Suriye’deki uzantılarıyla çatışması sebebiyle de uluslararası camiadan yine aynı desteği bulmanın arayışı içerisine girmiştir.

Türkiye olaya müdahil olmadığı takdirde kazanan her açıdan PKK-PYD olacaktır. Şayet Esad yönetimi Suriye’nin başında bulunmaya devam ederse PKK-PYD ele geçirdiği alanlarda yani sınırımızın yaklaşık 400-500 km hattınca uzanan bir bölgede “özerklik” elde edecektir. Aksi bir durum olur, Esad giderse zaten hali hazırda kendi düzenini kurduğuna inanan PKK-PYD koşullara göre belki de Irak’ın kuzeyinde olduğu gibi ayrı bir yapılanma olarak karşımıza çıkacaktır.

Bu durumu PYD’den dış işleri bakanlığı ile görüşmeye gelen çoğu isim de açık açık ifade etmişti. Dış İşleri Bakanı Davutoğlu her ne kadar sınırımızın yanı başında “de facto oluşumlara onay verilmeyeceğini” açıklasa da, bu anlamda Türkiye adına adım atılmaması meselenin daha da ciddi bir şekilde değerlendirilmesini gerektirmeye başladı.

Dediğimiz gibi bu yolda en önemli faktör uluslararası gücün dikkatini çekmekti ve PKK-PYD El Kaide bağlantılı El Nusra ile giriştiği çatışmalar sebebiyle fazlasıyla bunu başarmış görünüyor. Özellikle PYD’nin başında bulunan Salih Müslim’im Avrupa Birliği ülkelerine yaptığı ziyaretlerin sıklaşması ve ABD’li kimi yetkililerle sürdürdüğü görüşmeler göz önüne alındığında mesele başka bir izaha gerek bırakmıyor. Çünkü batılıların ve küresel sistemi yönlendirenlerinde neyi düşündükleri ortada. Hepsinin geçmiş dönem açısından El Kaide tecrübesinin ne olduğu biliniyor.

Ancak ne yazık ki bunun da yolunu açan AKP olmuştur. Geride bıraktığımız aylarda Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde PKK’nın terör örgütü listesinden çıkarılması için sesini çıkarmayan, onay veren iktidar, aslında bugünlerde PKK-PYD’nin “meşru muhatap” olarak AB tarafından kabul görmesinin yolunu açmıştı.

Suriye’deki gelişmeler AKP’nin vizyonsuzluğu ve basiretsizliği ile öyle bir noktaya ulaşmıştır ki ülke içinde AKP’yi adeta esir alıp, istediğini yaptıran PKK, sınırlarımız dışında da keyfinin yettiğini yapmaya devam ediyor. AKP ise sadece bu gelişmeleri izlemekle yetiniyor.

Türkiye acil önlemler almadığı takdirde Suriye’nin kuzeyinde de Irak’a benzer bir yapılanma ortaya çıkacak ve bu alan, bu sefer doğrudan PKK’nın kontrolünde olacaktır.

Böylesi bir sonucun Türkiye için ne derecede büyük bir tehdit oluşturduğunu sanmayın ki AKP bilmiyor! Aksine bildiği halde meselenin üzerine adam gibi gidemiyor.

Bunca zamandır boşuna mı AKP-PKK ikilisinin hedefi aynı diyorduk…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.