SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

PKK teslimiyetinin gerçek yüzü

Bu haber 18 Ocak 2013 - 19:32 'de eklendi ve 27 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Yıkım korusunun gürültüsüne rağmen, çözüm dedikleri şeyin aslında PKK’ya can simidi atmak olduğu kendi itiraflarıyla ortaya çıkmıştır. AKP döneminde teröre karşı tavır hep iki boyutlu olarak yürüdü. Birinci boyutunda Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere güvenlik güçlerimizin kahramanca mücadelesi yer aldı. İkinci boyutta ise AKP’nin önce teröre yol veren, sonra da hainlerle aynı masayı paylaşan teslimiyeti öne çıktı. Bu durumu, “terörle mücadele, siyasetle müzakere” diyerek, formüle eden de kendileri oldu.

AKP’YE RAĞMEN

Dünyanın her yerinde teröre karşı ivedilikle ve kararlılıkla yapılan öncelikli şey mücadeledir. Nitekim, AKP öncesinde Türkiye’de bunu yaptı ve sonuç aldı. Bugün AKP’nin itibarlı hale getirip her türlü konforunu sağladığı İmralı’daki bebek katili, bu kararlılık sayesinde dağdan inmek zorunda kaldı ve fazla kaçamadan yakalandı. Ülkeye huzur geldi. AKP ile birlikte bu süreç tersine döndü. Önce terörü azdırdılar, sonra da teslim oldular. Ancak, çok şükür ki, AKP’ye rağmen bu ülkenin ayakta kalan kurumları var. Türk Silahlı Kuvvetleri bunun en başında geliyor. Her ne kadar varlığımızın güvencesi olan bu kurumun yıpratılması, yorulması ve caydırılması için yoğun bir çaba gösterilmiş, ömrünü terörle mücadelede tüketmiş komutanlar, terör örgütü kurmak gibi trajikomik bahanelerle içeri atılmış olsalar da, sonuç değişmemiştir. Türk askeri bütün olumsuzlukları bağrına basmış, ama asli görevini yerine getirmekten geri durmamıştır.

OYUN BOZULDU

Güvenlik güçlerinin bu kahramanlığının arkasında durması ve bunun siyasi sonuçlarını doğru değerlendirmesi gereken AKP, tam tersine “müzakere” diyerek ayrı bir kanal açmış ve hain güruhunun cesaretini arttırmıştır. Bunun sonucunda azan kan içiciler bir taraftan saldırmış, diğer taraftan fiili durum oluşturarak siyasi mevzi kazanmışlardır. Bu durum iştahlarını o kadar kabarttı ki, 2012 yılını sonuç alma dönemi olarak ilan ettiler. Kalkışma yapacak, bölgede kurtarılmış bölgeler oluşturacak ve ülkenin bir bölümünü silah zoruyla ele geçireceklerdi. AKP’nin varlığı onlar için bir ganimetti ve bu fırsat kaçırılmamalıydı. Dağdaki katiller başta olmak üzere, bütün yandaşlarını buna inandırdılar ve harekete geçtiler. Ancak, kahraman güvenlik güçleri canlarını siper ederek buna izin vermedi. Bütün oyunları, bütün planları bozduğu gibi, bölücü örgüte ağır kayıplar verdirdi. Eli silahlı katilleri kıpırdayamaz hale getirdi. İnlerinde vurdu, sığındıkları yeri dar etti.

PKK BİTME NOKTASINA GELDİ

Askerin bu kararlılığı karşısında bölücü örgüt eridikçe eridi. Moral olarak çöktü. Kendi içinde isyanlar başladığı, bölünmeler olduğu, dağa çıkaracak kimse bulamadıkları kendi itiraflarıyla ortaya çıktı. Kış aylarıyla birlikte durumları daha da zorlaştı. Saklanacakları yerler hedef olduğu için çaresiz kaldılar. Çaresizlik çözülmeyi beraberinde getirdi. Bu gelişmeler karşısında yıllardır PKK’nın baskısı ve tehdidi altında kalan bölge insanına da rahat bir nefes alma imkanı buldu. PKK ile aralarına mesafe koymaya başladılar. Yapılması gereken bu süreci kararlılıkla devam ettirmek ve artık neredeyse can çekişme noktasına gelen PKK’yı olduğu gibi teslim almaktı. Hasan Celal Güzel başta olmak üzere, AKP’nin bazı gönüllü sözcüleri bile bunu söylediler. Kış aylarında kararlı biçimde mücadele verilmesi ve bu katillerin inlerinde rahat etmelerinin önüne geçilmesi durumunda, bahar aylarında dağlarda PKK’nın yeniden hayat alanı bulamayacağını örgütten kaçanlar net şekilde itiraf ettiler.

İMDADA YETİŞTİLER

İşte tam bu süreçte AKP bir defa daha PKK’nın imdadına yetişti. PKK’nın bitmesi AKP’nin varlık sebebine uygun değildir. AKP’yi iktidara taşıyan ve iktidarda tutanların BOP’lu hedeflerine ulaşabilmeleri için PKK’nın varlığının ve katliamlarının devam etmesi gerekiyor. AKP’de bunu yapıyor. Bir taraftan “sınır dışına çıkın. Operasyon yapılmayacak” teminatları verilerek, “müzakere, barış, çözüm” diyerek, can çekişen PKK’ya yeni hayat alını açılıyor. Kış aylarını rahat geçirmeleri, yeniden toparlanmaları, içlerindeki meselelerini çözmeleri ve yeniden saldıracak seviyeye gelmeleri için zaman kazandırılıyor. Dağa çıkarmak için Türkiye’den bulamadıkları insanları Suriye’den ve diğer bölge ülkelerinden bulmalarına fırsat veriliyor. Diğer taraftan da, İmralı bir siyasi parti konumuna getirilerek, orada yatan bebek katilinin her türlü konforu sağlanarak, bölücü katillerin yıllardır silahla yapamadıklarını, masa başında sağlayarak BOP yolunda mesafe alınıyor.

NOBEL’E ADAY GÖSTERİRLER

Şu işe bakın ki, PKK’nın bitmeye ve vazgeçmeye en yakın olduğu dönem, AKP sayesinde en iyi sonucu aldığı dönem oluyor. Uludere bahanesiyle her türlü kaçakçılığı açıkça yapma, Fransa’daki katliam bahanesiyle her türlü meydan okuma ve yeni tavizler koparma, görüşme bahanesiyle İmralı canisine itibar kazandırma imkanlarını da buna eklemek gerekiyor. Bu durum doğal olarak bu ülkeyle, bu milletle meselesi olanlar için bayram havası oluşturuyor. BOP’un sahibi Obama memnun. Büyük Kürdistan hayaline bir adım daha yaklaşan Barzani memnun. Bölgede emelleri olan İngiltere ve Fransa memnun. AKP’den yeni teslimatlar bekleyen ve artık sıranın kendine geleceğini hesaplayan Ermenistan memnun. Akdeniz’de daha rahat yayılma imkanı bulan İsrail memnun. AKP’yi yakında Nobel’e aday gösterilirse hiç şaşırmayın.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.