Asikurtlar©

Pkk-Pyd’ye Geçen Teröristler Geri Döndüklerinde Ne Olacak?

Pkk-Pyd’ye Geçen Teröristler Geri Döndüklerinde Ne Olacak?
26 Haziran 2015 - 15:26 'de eklendi ve 4012 kez görüntülendi.

Suriye’de ve Türkiye sınırına paralel bölgede PYD ve IŞİD arasında yaşanan çatışmalar, şayet vaktinde gereken tedbirler alınmazsa pek çok sebepten dolayı bölgenin geleceğini etkileyecek.

ABD’nin desteğini arkasına alan PKK-PYD, sınır hattımız boyunca uzanan bir bölgede ilk kez kendisine ait kontrol alanları geliştirip, sözde kantonlarla özerk yapılanmalara giderken, bunları izlemekle yetinmek, Türkiye açısından felaketin kendisi olur.

Mevcut durumda ortada bulunan temel sıkıntılar, PKK-PYD’nin; ABD ve batılı ülkeler tarafından terör örgütü olarak değil meşru yerel bir yapılanma olarak görülmesi,  bölgede etnik temizlik yapmaya başlamış olması, bir terör örgütünün sahip olabileceğinden daha fazla ve etkiye sahip silahlara sahip olmasıdır.

Nitekim bizim ülke gündemimizde de bu gelişmeler bulunuyor.

ABD’nin Ankara Büyükelçiliğinin Türkmenlere yönelik “etnik temizlik yapıldığını” yalanlaması ise bir bakıma ABD tarafının Türk toplumunun yükselen itirazlarının farkına varmaya başladığını gösteriyor.

Ancak ortada bunca bilgi, belge ve harita dolaşırken kimseyi Türkiye, Suriye, Irak ve İran’ın bölünerek sözde Kürt devleti kurulmasından yana olmadıklarını inandırmaları ise imkansızdır.

Buna rağmen ABD’nin, bölgede PKK-PYD’ye verdiği desteği artırarak sürdüreceği açıktır.

Bu durum Türk kamuoyunda kendileri açısından beklenmedik sonuçlara yol açacak ve bir bakıma ABD nefreti ile başlayan süreç farklı yerlere ulaşabilecektir.

Her neyse, bu kendilerinin sorunu ve işlerin Türk Milleti açısından kabul edilemez noktaya getirilmesi de yine ABD’nin 2003 yılından beridir uyguladığı tamamıyla yanlış bölgesel politikalarından kaynaklanıyor.

Dolayısıyla Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin, Suriye’de PKK’ya verilen destek ve sözde Kürt devleti kurma projesi sebebiyle kamuoyundan yükselen itirazların yoğunluğunun artacak olması iki ülkenin resmi ilişkilerine de mutlaka bir tesir yaratacaktır.

Resmi ilişkilerde müttefik olarak tanımlanan ABD için mevcut durumda takındığı tavrına yönelik Türk halkının söyledikleri ve söyleyecekleri ve dahası kemikleşecek olan tepkisi geçmişe göre  umulmadık sonuçlar verecektir.

Türkiye’yi artık tek parti hükümeti yönetmediğine ve gerek bölgesel, gerekse iç dinamikler itibarıyla 13 yıl önce kurgulanan “özel projenin” yani AKP’nin erime ve tükenme süreci başladığına göre bu değerlendirmemiz yanlış olmaz.

Türkiye açısından Suriye’de yaşanan gelişmelerin, gündemde bulunanların yanında dikkat edilmeyen çok daha hayati yönleri de var.

Basına yansımış olan bilgiye göre, güvenlik birimlerince elde edilen veriler PKK-PYD saflarına Türkiye’den 4.500 kişinin katıldığını ve bunların PKK-PYD’nin askeri kanadı YPG bünyesinde bulunduğunu gösteriyor.

İstihbarat birimlerinin basına düşen raporlarına göre PYD’ye geçenler aynı zamanda PKK’nın, AKP ile giriştiği sözde çözüm sürecinin ardından oluşturduğu ve YDG-H adını verdiği şehir içi yapılanmasına mensup olanlar.

PKK’nın kandil kadrosundan da 4000 kişinin yine YPG’ye kaydırılarak Suriye’deki iç savaşa katıldığı bilgisi ve durumu tespit edilmiş.

Aslına bakarsanız ülkemiz açısından en tehlikeli konu işte tam da burada bulunuyor.

Türkiye’nin sınırlarının yanı başında demografik yapının değişmesiyle paralel bir şekilde, sınırların da yeniden çizilmek istenmesi bir yana, artık bunlardan çok daha önemli olarak “şehir içi savaşı” tecrübesi edinmiş, silah kullanma konusunda uzmanlaşmış, gerilla savaşına katılarak tecrübe kazanmış ve istedikleri an yeniden Türkiye’ye geçebilecek imkana sahip olan yeni bir PKK’lı terörist grubu problemi vardır.

Mevcudu 4500’ü bulduğu ifade edilen bu teröristlere karşı azami dikkat gösterilmelidir.

Özellikle seçimlerden evvel YDG-H’li teröristlerin şehir içinde verdikleri görüntü, Suriye tecrübelerinden sonra artık çok daha farklı ve sıkıntılı bir alana taşınma potansiyeline sahiptir.

Bu teröristler yarın öbür gün mutlaka Türkiye’ye geçecekler.

Yine PKK’nın eylem tecrübesinden biliyoruz ki, mutlaka Türkiye’de de eylem yapmak için kullanılacaklar.

Ancak bu sefer geçmişe göre gerek silah kullanımı, gerekse şehir savaşı anlamında tabir yerindeyse uzmanlaşmış olarak!

İşte güvenlik birimlerinin dikkate alması gereken durum budur.

Allah esirgesin, bir başka 6-8 Ekim hadisesinin yaşanması bu kez Türkiye’yi toptan yangın yerine çevirebilir…

O nedenle bu teröristlerin Türkiye’ye asla girmemesi için ne gerekiyorsa o yapılmalıdır.

İsmail ÖZDEMİR

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER