SON DAKİKA

PKK ile çuvala girilmez

Bu haber 01 Haziran 2014 - 16:24 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

Hükümetin 2008 yılından beri yürüttüğü PKK ile müzakereler, yeniden duvara toslamak üzere…
AKP iktidarı durmadan veriyor ama terör örgütü aldığı tavizleri 30 yıldır yaptığı gibi bir adım daha mevzi kazanmak için kullanıyor.
Adına “barış” diyerek en kanlı savaşı yürütüyor. Temel hedefi de Kürdisten’ı kurmak…
Tam 20 yıldır bu gerçeği yazıp durdum: Bu örgüt, 100 yıllık Kürdistan davasının son temsilcisidir. Ayrıntılı süreci DERSİM İSYANLARI VE SEYİT RIZA GERÇEĞİ isimli kitabımda ortaya koydum. 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanı, daha bir buçuk yaşına girmemiş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak üzere Kürtçü-dinci grupların Batı sömürgecileriyle birlikte başlattıkları bir ayaklanma idi. 1930’larda Ağrı bölgesinde aynı ayrılıkçı hareket ortaya çıktı. Türkiye; İran ile anlaşarak bu ayaklanmayı bastırabildi. 1937 yılında Tunceli bölgesinde aynı Kürtçüler; Kürt olmayan aşiret reislerini Kürtçülük adına harekete geçirdiler. Masum Dersim halkının kırılmasına yol açtılar.
PKK, 1979’da Kürtçülük temelinde yeniden harekete geçirilen bir örgüttü. Arkasında kuvvetli dış destekler vardı. Türkiye ile pazarlığı olan güçler, onu kullanmaktaydı. Ama PKK da kendine göre bu devletleri kullandı. Onlardan faydalanarak terör eylemlerini yaydı, bol para ve silah elde etti.
***
Bu arada daha Turgut Özal zamanından başlayarak PKK ile görüşmeler yürütüldü. Bu süreçte Öcalan Türk siyasetçileri ve ilişki sağlayan askerleri kolayca kandırdı. Onlara; “Uzlaşmaya hazırım!” mesajı vererek üstündeki baskıları hafifletti. Ama bunu bile bir adım daha ileri gitmek için kullandı.
Geldiğimiz noktada PKK; Güneydoğu Anadolu’nun ve Doğu Anadolu’nun önemli bir kısmını kontrol eder duruma yükseldi.
Yol kesiyor; hem de açık açık… Güvenlik kuvvetleri dokunamıyor.
Şantiyeleri basıyor, makineleri yakıyor… Kimse durun diyemiyor.
Adam kaçırıyor… Hatta rakip partiden isimleri öldürüyor. Savcılar da polis de dokunamıyor.
Efendim, PKK ile “Çözüm Süreci” yürütülüyor ya…
Şimdi lütfen dönüp bu çözüm sürecine bakın. Ve şu soruyu sorun: Bu görüşmelerden kazançlı çıkan kim? Terör örgütü mü Türkiye mi?
Bunu dediğiniz zaman hemen yandaş kalemler, “Ne yani kan mı aksın? Şehit cenazeleri mi gelsin yine?” diye yaygaraya başlıyorlar.
Şimdi şunu demek zamanı geldi: “Ne yani Türkiye’nin bir parçasını PKK’ya mı verelim? Ne yani, devletimizin içinde başka bir devlet yani Kürdistan mı kurulsun?”
Cevapları şöyle gibi geliyor bana:
“Arkadaş AKP iktidarda kalsın da Türkiye bölünecekse bölünsün? Başımızda bu parti olsun da varsın Kürdistan kurulsun…”
Sadece yandaş kalemler değil vatandaş da böyle diyor gibi… Olanların farkında değilmiş gibi davranıyor. Ülkemizin Güneydoğusu elimizden gitmiş, orada PKK’lılardan başkası dolaşamıyor; bizim vatandaş umursamıyor bile…
Bu haliyle de başına gelecek her türlü felaketi hak ediyor…

NE DEMOKRATI
PKK, barış dediği kadar demokrasi de diyor. Ama yalan…
Demokrasi başkalarına da yaşama hakkı tanımaktır. Güneydoğu’da silaha dayalı egemenliği ile örgüt farklı olan ne varsa ezip geçiyor. En son saldırı da Hüda-Par isimli partiye yapıldı. Bu partinin Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Diyarbakır il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında PKK’nın kaçırdığı partisinin Dicle İlçe Başkanı Ercan Alpaslan’ın serbest bırakılmasını istedi ve daha sonra şu çarpıcı açıklamayı yaptı: “PKK/BDP Kürdistan bölgesinde kendisinden başka kimseye hayat hakkı tanımak istemiyor. Bir süredir yaptığı saldırılarla bunu fiili olarak da ortaya koymuştur. Adına ’çözüm süreci’ denilen süreç nedeniyle Kürdistan bölgesi adeta kendilerine teslim edilmiştir. Bu nedenle istediklerini yapıyorlar. Bölgede sorumluluk üstlenebilecek birçok kişi ve kesimin de bu gidişatı engellemeye yönelik kayda değer bir girişimde bulunmadığını söyleyebilirim”
Görüyorsunuz; AKP’ye yakın görünen bir siyasi yapının başındaki kişi, çözüm süreci denilen süreç yüzünden Güneydoğu’nun PKK’lılara teslim edildiğini açıklıyor.
Biz deyince, muhalif yazar olduğumuzdan AKP’liler dudak büküyorlardı. Acaba Hüda-Par Genel Başkanı’na ne diyecekler? Hem de o Diyarbakır’da bulunuyor ve o bölgenin tümünde siyaset yapıyor.
PKK gibi kendisini Türkiye’den toprak kopartıp orada bir devlet kurmaya şartlandırmış bir örgüt ile müzakere yürütemezsiniz. Yürütürseniz de kaybedersiniz…
Bu hükümet ya oy uğruna PKK’nın emeline alet olacak ya da iktidar gibi davranıp Güneydoğu Anadolu’da da kanunları egemen kılacaktır…

Rıza Zelyut

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.