Asikurtlar©

PKK hem hükümette, hem dağda

PKK hem hükümette, hem dağda
11 Eylül 2015 - 7:51 'de eklendi ve 4018 kez görüntülendi.

Açıklanan AKP-HDP koalisyonu, birden oluştu sanmayın. 7 Haziranda hezimete uğradığı anda başladı çalışma. B planında ‘yine AKP modeli’ iktidarla seçime gitmek vardı.
PKK, her gün can almaya devam ederken, HDP’yi kabineye sokmak sonra da güven oylamasında AKP-HDP’nin birlikte ‘Evet’ diyecek oluşu PKK ile hükümet ortağı olmak demek. AKP, buz gibi PKK ile hükümet kurdu. Onların fikri midir, sürekli söyledikleri üst akılın stratejisi midir kimse bilmiyor.

Hâl böyle iken, PKK’yı canlandıran, devlete karşı başkaldırı sürecini ahali arasına yayan ‘çözüm süreci’ni bir türlü bitirmiyorlar. Bitirmedikleri gibi saldırgan PKK’yı taltif eder gibi siyasi kanadına bakanlık vererek taltif ediyorlar.

Seçim hükümeti denilen hükümet, AKP ağırlıklı, PKK yamalıdır. Milli iradeye ters, Anayasa’ya aykırıdır. PKK bir yandan can almakta, öbür yanda hükümete ortak olmakta. Olan vatan evladına olmakta.

Sözde bölgede güvenli seçim yapılacak ve AKP, %3 kadar HDP oyunu alarak, yine baraj üstü kalmasını sağlayacak matematik işleme girişildi. Asıl oyun ise MHP seçmenine kuruldu. Tuğrul Türkeş’i, Güneş motel oyunu ile kazandılar. O bakımdan halkın iradesi hiçe sayıldı. MHP’nin duruşu sadece kendi tabanında değil, muhafazakâr seçmenin çoğunda da karşılık bulmakta. Tuğrul oyunu ile o kırılmak istendi.

HDP gibi PKK ile organik bağı olduğu aleni olan bir partinin de yargılanmasının önünün açılmasını beklemekte millet. AKP ne yapıyor? Hükümet ortağı yapıyor HDP’yi. Yanlarına bir de esir prensi alıp, ‘seçim hükümetinde MHP’de var’ palavrasını atıyor.
Hal böyle iken, AKP’nin MHP’den vekilden sonra seçmen çalma taktikleri önümüzdeki süreçte başlayacak. Yolsuzluk ve açılımla ülkenin hali giderek perişan halde iken ‘esir Prens’ babasının partisini zor durumda bırakacak adımıyla Başbakan yardımcısı oldu.
Derdi ahir ömründe hükümet ortağı olmak mıdır, esir midir nedir anlayamadık. ‘Anayasaya uygun’ olarak hükümette bulunuyormuş hazret. Hayret bir şey, ortada Anayasa mı kaldı? Yargı mı kaldı ki, Anayasa gereği oraya gitti. PKK ile hükümet ortağı olmak, ülkenin bölünmez bütünlüğüne tehdit olan açılımın Anayasa ile ne ilgisi var? Ki, bunu bile çarpıtmasına bakılırsa akıl hocası derin AKP’li biri.
PKK hemen her gün vatan evlatlarını şehit ederken, AKP teröristleri ödüllendirircesine iki bakanlık vererek hükümet ortağı yaptı. Yapılanı örtmek içinde, MHP’ye ‘hükümet kurmaya yanaşmadı’ yalanı ile saldırıyor.

***

BABAN PKK İLE BİR ARAYA GELMEZDİ TUĞRUL EFENDİ

“Bana fırsat verin, kısa sürede PKK’yı bitireyim’ demişti Başbuğ. Sakıp Sabancı PKK’yı batılı terör örgütü ile kıyaslamaya kalkınca ‘Sakıp Ağa çizmeden yukarı çıkma’ demiş, ağa da dut yemiş bülbüle dönmüştü. Bir daha ağzına alamamıştı.

Şimdi yaşıyor olsa idi, seni herkesin içinde evire çevire döverdi. Kutalmış AKP’den vekil olduğunda ‘yapmasa olurdu’ yerine ‘onun tercihi’ gibi tuhaf bir cevapla kazınmıştı hafızalarımıza Tuğrul Bey. Artık o günden yeşil ışık mıdır, bir önceki seçimdeki saldırılar sebebiyle midir bilmiyoruz.
4 Kasım 2012’deki MHP kurultayında ‘babamın partisi’ demesini çok kişi safça, abesle iştigal olarak nitelerken ‘sevimli’ bulmuştum. Gel gör ki halen ‘babamın partisi’ ve ‘kimse beni partiden atamaz’ demesini görevlendirildiği misyonun parçası olarak görüyorum şimdi. Türk Milliyetçiliği ‘babadan oğula’ geçen padişahlık değildir. Hak eden o safta bulunur, ihanet eden dışlanır.
Nasıl ki ‘Atatürk, Fatih’ milliyetçiliği olamazsa ‘Türkeş Milliyetçiliği’ de olamaz. Rahmetli Başbuğumuz Türk Milliyetçiliği silsilesinin kuvvetli bir halkasıdır. Tuğrul ve Kutalmış Türk Milliyetçiliğine (Türklere) savaş açanların safına geçmekle, öncelikle babalarına ihanet eden evlât görüntüsü içindedir. Türk Milliyetçiliğine verdikleri zarar da cabası.
Şimdi kalkıp da ‘babamın partisi, halen MHP’liyim’ derse buna kargalar bile güler. Bu yaştan sonra yoldan çıktın ya, Allah ıslah etsin. Ne yüzmüş birader, kızarmıyor bile.
Mademki ’emir, komuta zincirine’ riayet etmedin, AKP’nin patlağına yama oldun, hadi sana güle güle. MHP ile en küçük ilgin olamaz. Kafanı bile çevirme bu yana. Ülkücülükten geçinenler kervanına eklendin.

***

MEDYA YİNE AKP’DEN YANA DÖNDÜ

Hemen hepsi ‘Kürt açılımı’ diyor başkada bir şey demiyor. Şehit haberleri sürerken, ‘Açılım durmasın’ programları yapıyorlar. Söylenmek istenen “açılım durduğu için PKK saldırıyor.’ Bu kadar yüzsüzler.
MHP’ye ölüm biçmeye ahdetmiş gibiler. Hangi kanalı açsanız, MHP’li Türkeş, seçim hükümetinde diyorlar. Ordusuna ihanet eden komutanın ordusu ile ilgisi kalır mı? Kalmaz tabii de, Doğan ve Ciner medyası tamamen tavır değiştirdi, iktidarın yanında konumlandı.
Ülkücü tabanla gönül bağını yitiren Tuğrul Beye ‘MHP’li demek’ MHP’ye hakaret. MHP seçmeninden oy alıp vekil seçilen, sonra kalkıp PKK ile hükümet ortaklığına soyunan, parti disiplinine uymayan birisine MHP’li demek, seçmen kitlesinin kafasını karıştırmaktan ibaret.
Önümüzdeki iki ay çok sıcak geçecek. AKP tekrar tek başına iktidar olmak için akla gelen-gelmeyen her yolu deneyecek görünüyor. Demek istediğim, AKP milletten hangi yüzle oy isteyecek? Seçmen, açılımla yüz bulmuş kan alan PKK’ya rağmen AKP’ye nasıl oy verecek?
Bir diğeri, Tuğrul Bey hakkında konuştukça AKP’nin istediği oluyor. Unutalım, silelim gitsin. Değmezmiş neticede. Mecbur kalmadıkça tabii.
Not: Yaklaşık on gündür internet bağlantı problemi yaşıyorum. O bakımdan yazılarım aksıyor. Attığım başlık ise ülkenin içinde bulunduğu tablo.

Neval Kavcar

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER