Asikurtlar©

PKK FÜZELERİ NEREDEN, HANGİ AMAÇLA ALIYOR?

PKK FÜZELERİ NEREDEN, HANGİ AMAÇLA ALIYOR?
20 Mayıs 2016 - 8:58 'de eklendi ve 4281 kez görüntülendi.

 

 

13 Mayıs 2016 günü Hakkâri’de bulunan Çığılı Üs Bölgesi’nde çıkan çatışmada destek görevi icra eden Kobra tipi bir helikopter düşmüş ve helikopterde bulunan iki askerimiz şehit olmuştu.
Olayın ardından Genel Kurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, hadise “kaza kırım” olarak değerlendirilmiş, fakat inceleme çalışmalarının sürdüğü ifade edilmişti.
Ertesi gün bölücü terör örgütü PKK’nın sosyal medya üzerinden helikopterin düşürülmesine yönelik görüntüleri yayınlaması ise pek çok tartışmayı beraberinde getirdi.
Görüntülere yansıyan füzenin Rus yapımı SA-18 tipi, omuzdan ateşlenebilen ve MANPAD sınıfında değerlendiren özellikte olması, Türkiye’ye yöneltilmiş olan güvenlik tehdidinin derinliğini göstermesi bakımından son derece önemlidir.
Bu manada söylenmesi gereken ilk husus terörizme karşı verilen mücadelede Türkiye’nin ne derecede büyük tehlikelerle karşı karşıya olduğudur.
Zira PKK bu füzeyi bir yerlerden, bir amaç doğrultusunda almış ve Türkiye’ye karşı düzenlediği saldırıda kullanmıştır.
Bu sebeple bazı meselelerin üzerine gidilmeli ve şu soruların cevabı mutlaka aranmalıdır:
1-PKK bu füzeyi hangi ülkeden, nasıl temin etmiştir?
2-PKK bu füzeyi nerden, hangi güzergahı kullanarak Türkiye’ye sokmuştur?
3-Aynı füzelerden PKK’nın elinde kaç tane daha vardır?
4-PKK bu füzeleri sınırlarımız içinde ve dışında nerelerde saklamakta, nerelerde bulundurmaktadır?
5-Güdümlü çalışan bu füzeler, eğitim alınmaksızın kullanımı imkansız olan harp sistemlerini bünyesinde barındırdığından, PKK’lı teröristler bu eğitimi hangi ülkeden ve nerede almıştır?
6-PKK’nın elinde hava ve kara hedeflerine yönelik olarak kullanılabilecek başka füzeler de var mıdır?
Aslına bakarsanız bu sorunların hepsinin cevabını barındıran alan güney sınırlarımızın yanı başında yaşananlarla doğrudan bağlantılı ve ilintilidir.
PKK’nın elinde çok sayıda silah bulunuyor ve bu silahların menşei Rusya ağırlıklı olmak üzere, dostumuz olarak değerlendirilen ABD dahil pek çok ülkeyi kapsıyor.
PKK elinde bulunan silahları doğrudan üretimi bulunan ülkelerden temin ettiği gibi üçüncü ülkeler vasıtasıyla da “Türkiye’ye yönelik olarak kullanılacağı” garantisiyle de almayı başarıyor.
Örneğin geride kalan aylarda Güneydoğu’da ele geçirilen ABD yapımı insansız hava aracının PKK’lı teröristlere ait olan bir sığınakta ele geçirildiği tespit edilmiş, ABD yönetimi bu silahı PKK’nın, Irak’tan temin ettiğini kendisine verilen İHA’nın seri numarasına bakarak söylemişti.
Bu ve benzeri örnekleri çoğaltmak mümkün, zira Irak ve Suriye şuanda terör gurupları için eylem sahası ile birlikte, silah cenneti haline de dönüşmüş durumda,
PKK dahil olmak üzere pek çok terör örgütü, çok sayıda silaha, hatta ileri nesil olarak değerlendirilebilecek olanlar dahil olmak üzere, ulaşabilme durumunda hiçte zorluk yaşamıyor.
Türk Kobra’sına karşı kullanılan silahın da bu anlamda ama özellikle yukarıda değerlendirilen sorulara beraber ele alınması gerekir.
Bu silah Rus yapımı olduğundan ve aynı silahı İstanbul Boğazı’ndan geçen Rus gemisi üzerinde bir Rus askerinin de omuzunda görmüş olmamız, SA-18 füzesinin tedarik ve eğitiminin Rusya tarafından PKK’ya verildiği olasılığı ağırlık kazanıyor.
Kaldı ki Ocak ayında basına yansıyan bazı haberlere göre Güvenlik Güçleri’nin, Rusya’nın, PKK’nın Suriye kolu olan PYD’ye mensup 15 teröriste bahse konu olan füzelerin eğitimini vermeye başladığını tespit ettiği bilgisi sunulmuştu.
Aynı bilgilerde PYD’ye gece görüş sistemleri ile bazı kara hedeflerine yönelik kullanılabilecek ve menzili 40 kilometreyi bulan güdümlü füzeler verdiği de ifade edilmişti.
Şimdi hava savunma füzeleri Türk askerine karşı PKK’lı teröristlerce, Suriye kolu olan PYD desteği aracılığıyla kullanılmışken, aynı PYD’nin tıpkı IŞİD’in yaptığı gibi Suriye’den Türk topraklarını ve Türk askerini hedef alacak “füzeli saldırılar” yapmaya hazırlandığı bilgisi de geliyor.
Bu şartlar altında mümkün olan en acil yoldan PKK-PYD’nin elindeki füze sistemlerinin, nerede bulunursa bulunsun imha edilmesi şarttır ve elzemdir.
ABD’ye karşı da PYD’nin, PKK ile organize ve bağlantılı bir terör örgütü olduğu tezinin savunulması güç kazanmıştır ve bu konunun üzerine de gidilerek, ABD yönetiminin PYD’ye verdiği desteği artık tümüyle kesmesi hususunda uygulanan baskı arıtılmalıdır.
Aksi bir durumda, yani ABD’nin PKK-PYD’ye verdiği desteği sürdürmesi halinde Türkiye’nin kendisiyle yürüttüğü ilişkiyi her anlamda gözden geçireceği kararlılıkla ifade edilmelidir.
Konunun vahameti ortada iken, Türkiye’nin haklılığı her yönüyle tescil edilmiş olduğundan, terörle mücadeledeki kararlılık içte ve dışta askeri yönden sürdürüldüğü gibi, diplomasi alanında da gereği yapılmalı, bu saha kesinlikle boş bırakılmamalı, askeri mücadele ile eşgüdümlü ve eş zamanlı çalışmalara ağırlık verilmelidir.
Son olarak, Türkmenlerin varlığını korumaları için kendilerinden esirgediğimiz silah sistemlerinin, bugün Türkiye’ye karşı kullanılmaya başlamasının ortaya çıkardığı anlam üzerinde de kafa yormak gerektiği açıktır.

İsmail Özdemir

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER