SON DAKİKA

PKK Cirit Atıyor Onlar Helikopter Avında

Bu haber 19 Eylül 2013 - 10:41 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.

FİKRİ ATILBAZ

Başbakan Erdoğan yetkiyi verdik TSK kullandı diyor. Burada bile birilerine mesaj veriyor. Bildiğiniz gibi sınırı ihlal ettiği gerekçesiyle bir Suriye helikopteri angajman kuralları gereği vuruldu. Dışişleri Bakanının, sivil halkın üstüne varil bombası atıyorlardı kısmını çıkarıp, helikopteri vurduk açıklamasına inanalım. Ancak sade bir vatandaş olarak kafamın almadığı füzeyle vurulan helikopterden o pilot nasıl ve ne şekilde paraşütle aşağıya atladı. Görüntüler gerçekse bu paraşütle atlama işi nasıl oldu? Bu mümkün mü diye düşündüm. Ordudan emekli savaş uçaklarında görev yapmış pilotlarımızla görüştüm ve inanın bunun mümkün olmadığını öğrenmiş oldum. Böyle bir şeyin olması mümkün değilmiş. Füze vurduğu an havada ateş topu haline gelen helikopterden pilot paraşütle nasıl atladı?

Bu konuyu konuşurken konu ister istemez Suriye’nin düşürdüğü uçağımıza geldi. O zamanda inandırıcı olmayan birçok nokta açıkta bırakılmıştı. Pilotlarımızın kasklarının, botlarının ayrı yerde bulunması çok manidardı. Ve bu konuda da söylenen böyle bir şeyin mümkün olamayacağıdır. Şayet öyle bir şey olursa Allah muhafaza o kaskın içinin boş olamayacağı söyleniyor. Hep bir muamma… Sadece yapılan birbirini tutmayan resmi açıklamalar.

Şayet bu helikopter gerçekten sınırı ihlal gerekçesiyle vurulduysa sonuna kadar arkasındayım. Her ülkenin angajman kuralları vardır ve uyarılara rağmen ihlal edilirse gereken yapılır. Böyle olduğuna inanmak istiyoruz.

***

Biraz daha ileri gidiyorum, bu konuyu tartışma programlarında tartışacaklar ve AKP tarafını tutan açıklamalar yapacaklar. Bu bir sınır ihlalidir tamam. Soruyorum Hatay’da yapılanlar nedir? Güpegündüz korkusuzca, 300 atlı, motorize ve yaya olarak 3000 kişilik gelişler topraklarımıza saldırı ve en önemlisi sınır ihlali değil midir? Niye bu saldırganlara kurşun sıkılmıyor, ateş açılmıyor? Bu angajman kuralları sadece havada mı geçerli?

Nasıl bir oyunun içindeyiz, Uludere’de sınır ihlali yapılır, ülkeyi yönetenler dahil, ana muhalefet ve birtakım kuruluşlar, yazar, şu, bu olay için katliam yapıldı der, kaçakçılığı meşru kılıp, olay sonrası tazminat ödenip, ölenlerin ailelerine maaş bağlanır. Suriye helikopteri sınırlarımızı ihlal etti diye düşürülür, 3000 kişilik kaçakçı kılıklı teröristler silahlarıyla birlikte kaçakçılık için sınırlarımızdan içeri girer, asker kurşun sıkamaz çünkü helikopteri düşürün diye verilen yetki kendisine verilmemiştir. Asker kendisini korumak için bile ateş açamaz.

***

Nasıl bu hale geldik? Diğer taraftan PKK çekilme bahanesiyle askerin geri adım atmasıyla dağlara hakim olmuş, rahat rahat Kandil’e, Irak’a, Suriye’ye girip çıkmakta yeni elemanlarını dağlara çıkarmakta, kamplarına götürmektedir. Sınırlarımız kevgire dönmüştür. Böyle bir devlet anlayışı binlerce yıllık devlet geleneği olan Türkiye Cumhuriyeti Devletine yakışmaz. AKP iktidarı Başbakan Erdoğan’ın arzularından, Davutoğlu’nun hayallerinden oluşturulan, Hayrettin Karaman destekli büyük ümmet salına binmiş ve her şeyden önemlisi BOP militanı olarak yol almaktadır. Öylesine militanlaşmışlardır ki BOP başkumandanın yaptıklarını bile görememekte, söylediklerini anlamamaktadırlar. Akıllarını çalıştırmadıkları için kalp gözleri de kapanmıştır.

Dağlarımız artık askerimize değil, Allaha emanet bırakılmıştır. Ancak önce tedbir alınmadan Allah’a emanet etmekle bu kadar oluyor. Bu tür haberleri konu etmekten iğreniyorum; ama gerçeklerin Türk milleti tarafından bilinmesi ve söylemlerimizin, kaygılarımızın asılsız olmadığını göstermek için yazıyorum:

Yine Özgür Gündem gazetesinin fotoğraflı haberi, “Bedlis kırsalında 1990’lı yıllarda yaşamını yitiren ve toplu mezara gömülen 25 PKK’lı, Bedlis’in Olek köyündeki “Xerzan şehitliği”nde toprağa verildi.”

***

İşte Güneydoğu. İşte, dağları PKK’ya devredilmiş, yol kesen, kontol noktaları oluşturan, karakol yapılmasına, onarılmasına müsaade etmeyen, vergi adı altında para toplayan, kaymakam atayan, şehirlere istediği gibi inen, tekrar dağa çıkan, vatandaşın üstüne bir kabus gibi çöken, yerleşim yerlerinin adlarının değiştirildiği, alfabemizde olmayan harflerin eklendiği, polise devlet çekil yoksa müdahale edeceğiz denildiği, Kürdistan Gençlik Hareketi Derneğinin kurulduğu, çocuklara Kürdistan adının verildiği, egemenliğin bir terör çetesiyle paylaşıldığı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin haysiyetinin ayaklar altına alındığı bir tablo. Devlet içinde resmi değil; lakin fiili bir devletçik.

Kimse kusura bakmasın ne midemiz bu denli geniş ne de mezhebimiz, biz Türk Milliyetçisiyiz. Atalarımızın emaneti olan bu toprakları ve Türk milletini sonuna kadar bir arada tutmaya yeminliyiz. Bu olan bitenler karşısında görevde olup da sessiz kalan herkes sorumlu ve büyük bir vebal altındadır. Bu büyük günahı işleyenler ve ortak olanlar 40 tuğla eritseniz de günahlarınız affolmaz bilesiniz.

Siz hala “demokratikleşme paketi”yle oynaşın. Orasını burasını kurcalayın belki bebekkatilinin isteklerini gerçekleştirecek bir yol bulursunuz. Süreçten medet umanlar uyanın!

Sağlıcakla kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.