SON DAKİKA

PKK, AKP’ye dalgakıran oldu

Bu haber 12 Haziran 2013 - 20:43 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Gezi olaylarının nereden nereye geldiğini ve AKP’nin gerginlik, çatışma ve bölme politikalarını burada da işlettiğini ibretle görüyoruz. Milletin birliğinin ve vatanın bölünmez bütünlüğünün dinamitlendiği süreçte sessiz kalanların ağaç için gösterdikleri kararlılık, sonuçta AKP’nin yeni bir istismarına malzeme olmanın ötesine geçilememiştir.

BDP heyetinin rolü

MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı tesit ve telkinlerin ne kadar yerinde ve haklı olduğu Türk milletinin dikkatinden kaçmamaktadır. Nitekim, Gezi Parkı olayları artık İmralı canisiyle AKP’nin danışıklı dövüşüne dönüşmüştür. AKP takviyeli İmralı canisi ve örgütü, Gezi Parkı’nı tamamen bölücülere mal etmeyi planladıkları anlaşılmış, bu yolla demokrasi ve özgürlük mücadelesi veren gençlerin ve vatandaşların hevesini kırmak ve akıllarını karıştırmak hedeflenmiştir. Sayın Bahçeli, “Başbakan Erdoğan İmralı canisiyle Gezi Parkı’nı marjinalleştirme konusunda fikir alışverişine ihtiyaç duymuş olmalı ki, altıncı BDP heyetini iki gediklisinin iştirakiyle, Taksim sabıkalı bir üyesinin eksiğiyle İmralı yoluna yeni haberleri getirmek üzere görevlendirmiştir. Anlaşılan Taksim Gezi Parkı’ndan yükselen sesin engellenmesi için AKP-BDP-PKK ve İmralı canisi ittifakıyla oluşturulan bölücü dalga kıran etkili şekilde kullanılacaktır.” Sözleriyle bu oyunu da ifşa etmiştir.

Nasıl da paslaşıyorlar

Sayın Bahçeli’nin bu değerlendirmesinin üzerinden henüz bir saat geçmeden, Başbakan Erdoğan grubunda, “gezi parkında Türk bayrağı yakıldı, Gazi Mustafa Kemal ile bölücübaşının fotoğrafları yan yana asıldı. Taksim de terör estirildi” demesi, çok çarpıcı bir itiraf olmuş ve aralarındaki paslaşmayı açığa çıkarmıştır. Zira, orada haklı bir protestoda bulunanların tamamının elinde Türk bayrağı vardı. Bayrak yakanlar ve bölücübaşı posteri açanlar, Sayın Bahçeli’nin sözünü ettiği gibi dalgakıran olma görevini yerine getirmişlerdir. Daha önce Türk bayrağı yakılmasını, bölücübaşının posterlerinin ve PKK paçavralarının asılmasını demokrasi ve barış olarak değerlendiren sayın başbakan, birden bire bayrak sevdalısı kesilerek, bu pası değerlendirmiştir. Bundan sonraki değerlendirmelerini de tamamen bu pasın üzerine kuracağını peşinen ilan etmiştir.

MHP oyuna gelmedi

Bu noktada MHP’nin bu olayların tamamen dışında kalmakta özel bir titizlik göstermesinin ne kadar önemli olduğu kendiliğinden ortaya çıkmış ve bu rezil oyunun ifşası ve bozulması mümkün hale gelmiştir. Sayın Bahçeli’nin şu sözleri AKP’nin MHP ve ülkücüler üzerinden yapacağı bütün istismar yollarını kapatmıştır: “Hamdolsun, ne provokasyonlara itibar ettik ne de sinir bozucu iftira ve yönlendirmelere kulak astık. Bizi meydanların aydınlığından ve demokratik platformundan sokakların alacakaranlığına çekmeye çalışan yarım akıllarının oyunlarına gelmedik, kurnazlıklarına kapılmadık. Yolumuzdan ve inançlarımızdan en ufak sapma göstermedik. Partimizin simgelerini, işaretlerini kullanarak Başbakan’ı karşılama törenlerinde boy gösteren kimliksiz ve kiralık simaların da bizimle uzaktan yakından hiçbir ilgisinin olmadığını herkesin bilmesinde yarar vardır.”

Faiz lobisi !

Sayın başbakanın gezi parkı olaylarını milletten saklamak ve amacından saptırmak için bir de faiz lobisi düşmanı oluşturduğunu hayretle izliyoruz. 11 yıllık iktidarın sonunda faiz lobisinin varlığından bahsetmek ve toplumsal tepkileri buraya havale etmek eğer milletin aklıyla alay etmenin yeni bir versiyonu değilse, yetersizliğin, teslimiyetin ve milletin nasıl sömürüldüğünün itirafıdır. Zira, sayın başbakanın faiz lobisi olarak değerlendirdiklerinin, “Sizin zamanınızda 5 kat daha zengin olduk” dediklerini bizzat kendisi ilan etmiştir. Sayın Bahçeli, bu konuda şu çarpıcı tespiti yapmıştır: “Demek ki, faizcilerin, faiz lobisinin 10 yıldır Başbakanla yedikleri içtikleri ayrı gitmemiştir. Üstelik karşısına geçip ‘bizi 5 kat zengin ettin’ diyerek pişkin pişkin minnetlerini sunmuşlar, teşekkürlerini iletmişlerdir. Başbakan Erdoğan milletimizin emeğini, göz nurunu ve alnından dökülen mübarek teri faiz lobisine 10 yıldır haraç mezat devretmiştir.”

Cevap bekleyen sorular

Sayın Başbakan eğer söylediklerinde samimiyse sayın Bahçeli’nin şu sorularına da mutlaka cevap vermelidir: “Bu faiz lobisi kimlerden oluşmaktadır? Lobinin tarafları Taksim’deki olayların neresindedir? Yurt içi, yurt dışı ayakları nerelere kadar uzanmaktadır? Bunlardan destek aldın mı? Bunlardan yardım gördün mü? Bunlardan menfaat elde ettin mi? Bunlardan komisyon alarak yabancı bankalara istiflendin mi? Faiz lobisini 5 kat zenginleştirirken; çiftçimizi, esnafımızı, memurumuzu, işçimizi, emeklimizi yoksullaştırmak hangi inanca, hangi ahlaka, hangi vicdana ve hangi kitaba sığacaktır? Borsa spekülatörlerine, faizcilere, rantiyecilere, döviz vurguncularına, küresel tefecilere elini verdinde de bunlar kolunu ve hatta kalan siyasi şerefini de mi istemektedirler? ‘Ümüğü sıkarım’ dediklerin yoksa 10 yıldır senin mi ümüğünü sıkmaktadır? Cevap ver Sayın Erdoğan sen ne hallere düştün? Hangi karanlık ilişkilere girdin? Kimlerin kulu kölesi oldun? Eğer faiz lobisinin isteklerini yapmazsan, aranızdaki alacak verecek meselesini onların lehine çözmezsen bunun cefasını kime çektirecek, bunun faturasını kime yükleyeceksin?”

İşbirlikçiler ortaya çıksın

MHP bu faiz lobisinin; hemen, acilen TBMM’de Araştırma Komisyonu kurularak incelenmesini, elebaşlarının, yerli ve yabancı işbirlikçilerinin ortaya çıkarılmasını talep etmiş ve şu çağrıyı yapmıştır: “Bu kan emici keneler deşifre edilmelidir. Bu simsarlar açığa çıkarılmalıdır. Tasarruf açığımızdan istifade ederek milletimizin üzerinden paraya para demeyenlerin yakasından tutmak siyasi iktidar için namus meselesidir. Başbakan Erdoğan kendinden eminse, saklayacak, gizleyecek ve erteleyecek herhangi bir şeyi yoksa mertçe ortaya çıkar ve dürüstçe bizim bu teklifimizin gereğini yapar.”

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.