SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Perinçek Sendromu!..

Bu haber 25 Ekim 2012 - 20:00 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.

SUKRU ALNIACIK
“ Ey Bozkurt neredesin, neden hala sokağa inmedin!.. „

Sağlıklı düşünceyi 100 metreden tanıyan metot sahipleri için yalan bir haberi algılama menzili 150-200 metreye kadar çıkabilir. Yani usa vurma veya mantık yürütme yoluyla bir haberdeki veya bilgideki tutarsızlığı daha duyar duymaz fark etmemiz mümkündür.

Bu konuda bize genellikle mazi deneyimlerimiz ve farkında olmadan kullandığımız tarih metodu yardımcı olur. Bir iddiayı duyduğumuz zaman önce bu konudaki deneyimlerimiz veya tarihi olaylar aklımıza gelir ve hızlı karşılaştırmalar yaparız.

Mesela, bir fotoğrafa bindirilmiş “Abdullah Çatlı Bekaa Vadisinde Apo’yla top oynamış!” iddiası karşısında aklı başında hiç bir Ülkücü, resmin fotomontaj olduğunu sorgulamadan, habere atlama sazanlığını göstermez. Çünkü Çatlı’yı tanıyanlar, onun Apo’yla top oynamaya görev icabı dahi olsa tenezzül etmeyeceğini, işini “topsuz alanda” bitirecek kadar marifetli olduğunu bilirler.

Yeraltının derinliklerinde bazı kuyrukların birbirine dolaşmış olabileceği iddiasına kulak kabartmakla birlikte; kimin kimle yan yana gelebileceğini her Ülkücü az çok bilir. Perinçek’in bastığı yere bir Bozkurt’un ayak izi bırakmayacağını tarih bilinci bize fısıldar.

Susurluk deneyimiyle bir kat daha olgunlaşan Ülkücü aklın bir sorumluluğu da devletin maaşlı kolluk güçleri dururken güvenlik işlerine karışmamak ve dahili düşman hücumları karşısında inisiyatif almaktan kaçınmaktır.

Çok açık faaliyet gösteren ve nefretimizi kazanan ifrit bir devlet düşmanının istihbarat elemanı olma ihtimali vardır. Çok Milliyetçi görünen bir siyasi liderin de ajan-provokatör olma ihtimali, gözden ırak tutulamaz.

Sokak hâkimiyeti yıllarından kalan deneyimlerimiz ve tarih bilincimiz bize bunları öğretmektedir. Ülkücü aklın bugünkü temsilcisi ve Ülkücülerin âkîl hocası Sayın Devlet Bahçeli’dir. Bu keskin dönemeçte bu sakin liderliği, önemsemek zorundayız.

Sükûnetle yürütülen bu meşru parlamenter siyaseti Ülkücülere çok gören ve bizim insanımızı da kısmen etkileyen “Perinçek sendromu”nu artık masaya yatırmalıyız.

“CIA geliyor, her taraftan saldırıyorlar, hepimizin anası bellenecek…” gibi bağrış çağrış yürütülen İP – Aydınlık eksenli anti-Amerikancı mücadelenin samimiyetine ve mantığına inanmak son derecede güçtür. “Ey Bozkurt neredesin, neden hala sokağa inmedin, seni bu hale getirenler utansın!..” gibisinden yürütülen ajitasyon, geçmişte MHP ile ve Leninci Komünistlerle yaptığı mücadelenin onda birini Akıncılara ve AKP’ye karşı yapmamış olan Perinçek’in tutarsız ve gizli ajanda sahibi olduğunun delillerindendir.

Perinçek’in Aydınlık’ı, geçmişte “MHP’li Ülkü Ocaklılar, Maraş’ta Alevilere saldırmak için cami yaktı.” yalanını atarken, bugün de Sabahattin Önkibar aracılığıyla, “Devlet Bahçeli, Ülkü Ocaklarını sokağa çıkarmayarak pasifize etti” yaygarası yapabilmektedir.

Önkibar’ın “çakma devrimci” olduğu ve yalancı Cumhuriyetçi hamlelerini “birdenbire kentleşmek” için yaptığı her halinden bellidir. Bu terbiyesizliği fazla ciddiye almıyoruz.

Ancak, yıllardır Banu Avar, Erdal Sarızeybek, Ulusal Kanal, Oda TV dinleyerek Turuncu Devrim, BOP vs. konularında tahrik olan Ülkücülerin, MHP’nin gerçekten de yanlış yönetildiği ve gençliği pasifize ettiği zannına kapılmalarında Aydınlık neşriyatının ve “Perinçek Sendromu”nun etkili olduğu gözden kaçmamaktadır.

Bu ülkede senelerdir ifrat ve tefrit seviyesinde CIA edebiyatı yapan Perinçek, Amerika’ya sataştığı kadar bu ülkeyle hiç bir alakası olmayan Başbuğ’a, MHP’ye ve Ülkücülere de “Amerikan uşaklığı” şerefsizliğini yakıştırmaktan geri kalmamıştır.

Biz şimdi çekirdek kadrosu Robert Kolejli ve Boğaziçili “Şafak Dergisi” çalışanları olup, Maraş Olaylarının faillerinden TKP (M-L) Pazarcık Grubu sorumlusu Garbis Altunyan’dan PKK kurucusu Apo’ya, NTV kurucusu Nail Çolakoğlu’ndan Aydınlık’çı Ferit İlsever’e kadar ihanet ve karanlık kokulu insanların bir arada olduğu Perinçek hareketinin samimiyetine nasıl inanalım?

Yoluna Perinçek ile devam edenlerden İP Genel Başkan Danışmanı ve Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever TİİKP İstanbul sorumlusu iken, 12 Mart 1971 darbesinden sonra Şafak Operasyonunda, örgütün İstanbul’daki karargâhı olan, Robert Kolejdeki İngiliz Profesör Hiller Samder’e ait lojmanda, arkadaşları, telsizler ve örgütsel dokümanlarla birlikte yakalanmıştı.

Ortada bir tane bile işçi yokken, Türkiye İşçi Partisi ile “Kürdistan” İşçi Partisi’nin Ülkenin son 35 yılında bu kadar aktif olması… Sonra da kuyruklarının ABD’yi ve AKP’yi saldırganlaştıran “Ergenekon senaryosu”nda birbirine dolaşması manidar değil midir?

Bekaa’nın şeref konuğu Perinçek yerinde duradursun!.. Bizim arkadaşlarımızın, koparılan “öldük bittik” gürültüsüyle akl-ı selimden uzaklaştırılması ve “kendi teşkilatlarının politikalarından soğutulma” oyununa gelmesi bizim için en büyük tehlikedir.

Perinçek’in, İP’nin ve Ulusalcıların merkez sağa yerleşerek iktidar olma ihtimali yoktur. MHP’nin bu yolla iktidar olması ise en güçlü siyasi ihtimaldir.

ABD için esas tehlike, AKP’nin değil MHP’nin sağ seçmeni kuşatan politikalar üreterek iktidara gelmesidir.

Perinçek ve çevresindekileri harekete geçirerek MHP’yi ve Ülkücüleri, “Cumhuriyetçi – Sol”a yaklaştırmak istemelerinin gerçek sebebi budur.

Aklı başında Ülkücüler, “Perinçek Sendromu”yla genel merkeze saldırmaktan vazgeçmelidir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.