Asikurtlar©

PENCEREDEN BAKMAKLA HAVANIN SOĞUKLUĞU ANLAŞILMAZ!

PENCEREDEN BAKMAKLA HAVANIN SOĞUKLUĞU ANLAŞILMAZ!
10 Mayıs 2015 - 20:22 'de eklendi ve 3963 kez görüntülendi.

Evet, seçim, artık kapımızı aralamaya başladı.

Durum böyle olunca her partinin ‘iktidara gelirsem’ diye cümlelerinde yer verdiği vaatlere hiç televizyon izlememiş, haber okumamış olsak da bir yerlerden veyahut birilerinden duyuyor ve şahit oluyoruz.

 

 

 

 

Belirli bir ülküyü gözetleyen insan, inandığı davanın, düşüncenin hangi partide odaklandığını bildiğinden seçim beyannamesinden önce bu düşünce evrenine hangi parti ideolojisi daha yakınsa onu tercih etmesi kadar doğal bir olay yoktur. Bu ideolojiler içerisinde genellikle milli devlet, ekonominin iyileştirme çalışmaları, işsizlik sorunları, insan hakları ve özgürlüklerine dayalı yaşam vb. gibi yol haritalarını görmek mümkündür.

 

 

 
Lakin hiçbir ideolojiye sahip olmayan, tepeden inme gelerek 13 yılı tamamlayacak olan Amerika’nın çocuklarının Kurduğu Parti (AKP), sanki kendileri 13 yıldır iktidarda değillermiş hatta ekonomimizi, özgürlüklerimizi elimizden almamışlar gibi meydanlarda seçim vaatlerine başladılar. Davutoğlu seçim beyannamesinde ‘Bakınız bu 13 yılın tarihi eşiklerini bir kez daha zihnimizden geçirelim’ diyor. Çok çabuk unutan milletimiz için tekrar hatırlatalım.

 

 

 

Dış politikamız sıfır sorundan sıfır komşu politikasına dönüştüğü yetmiyor gibi sıfır sorun politikaları savaşa gidilmesine ramak kalmasına sebep oldu.

 

 

 

Eğitim sistemine girmek bile istemiyorum aslında ama şu da bir gerçek ki 5 yaşında okula başlayan bir çocuk 4+4+4 gibi kalitesiz bir eğitime maruz kalıyor daha Türkçeyi doğru konuşamayan, öğrenmemiş anaokulu öğrencisi çocuğa İngilizce eğitimi verilip yabancı kültüre özendirilerek yetiştiriliyor.

 

 
Beyinlerin kavrayamadığı kadar Türk kelimesinden nefret edip Türkiye’yi yönetenler andımızı kaldırıp ırkçı sloganlardan ibaret olduğunu söylemekte, yabancı dili anaokuluna kadar düşürmeye sesleri çıkmamaktadır.

 

 

 

Adalet artık ülkemizde ulaşılamaz bir noktadadır, ara ki bulasın tabiri bizim ülkemizde ararsan başına bela açarsına dönüşmüştür. Özgürlüğün karşılığı biber gazı solumaya, jop yemeye ve tomalarla serinletmeye varmıştır.

 

 

 

İşvereni tüm kanunlar korumakta, iş sağlığı ve güvenliği hakkında çıkarılan kanunu uygulamaya geçmemesi adına önüne yıllar serilmektedir. Sonuç mu? Bu sadece tek bir örnek olmamakla birlikte sonuç için Soma maden faciasına, çok değil geçen seneye bakmak kâfidir.

 

 

 
Açlık sınırının 1334 TL, yoksulluk sınırının 4344 TL olduğu Türkiye’de asgari ücret net 949 TL…
Sizce ekonomi hakkında başka bir izaha gerek var mı ya da açlık sınırın altına henüz isim koyulmadı mı?

 

Açlığın altında daha ne olabilir diye kendinizi sorgulamaya başladığınızda, ayakkabıları kutularındaki o paralar otomatik olarak sıfırlanacak ve millete geçecektir. Sadece sorgulayın yeter!

Davutoğlu seçim beyannamesine başlarken ‘Bugün sizlerin huzurunuzda sadece bir genel başkan olarak değil, aynen sıradan bir nefer gibi beyaz kefenini giymiş Alparslan gibi çıkıyorum… ‘ demiştir.

 

 

 

 

Erdoğan’ın kapı kulu olan Davutoğlu kendini nasıl da Şanı Yüce Türk Hakanı Alparslan’ a benzetebilir. Alparslan Anadolu’nun kapısını Türklere kesin bir zaferle açarken, Davutoğlu sen hangi millete Anadolu’nun kapılarını açıyor ve hangi milletin Alparslan’ı olmaya soyunuyorsun? Görevi Erdoğan’dan devralan Davutoğlu’nun kime çalıştığı belli de biz milletin kafasında bir nebze sorgulama yaptırmanın derdindeyiz…

 

 

 

 

Lakin siz kafanızı gündeme, habere ve olan bitene çevirmediyseniz; yüzünüzü güzel vatan Türkiye’ye döndürmediyseniz, bunları anlamakta zorluk çekmeniz veyahut umursamaz tavır sergilemenizden başka bir hareket beklenemez.

 

 

 

Pencereden dışarıyı seyretmek güzeldir.

Çıkın bir de esen şu havayı görün!

Gökçenay Saka

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER