Asikurtlar©

PARLAMENTER DEMOKRASİ EKONOMİYE ENGEL Mİ?

PARLAMENTER DEMOKRASİ EKONOMİYE ENGEL Mİ?
08 Mart 2016 - 21:12 'de eklendi ve 4149 kez görüntülendi.

Neye öncelik vermeliyiz? Daha yüksek ekonomik kalkınma mı yoksa daha fazla hukuk ve demokrasi mi? Gelişmekte olan ülkelerin karşılaştıkları temel sorular olarak gündem de tutulan bu düşünce sığlığı üzerinden durmak gerektiği kanısındayım.

Gelişmekte olan bir takım ülkelerde demokratik usullerle iş başına gelmiş parlamenter sistem içinde çalışan hükümetlerin daha yavaş ekonomik gelişme gerçekleştirdiği daha otoriter ve hızlı karar alan hükümetlerin ise daha yüksek bir ekonomik büyüme gerçekleştireceği inancı kabul görebilmektedir.

Bu düşünceyi destekleyenlerin bir kısmı ise yoksul insanların parlamenter demokrasi ve hukuk düzeni ile ekonomik ihtiyaçları arasında tercih yapmak durumunda kaldıklarında ikincisinden yana tavır alacaklarını iddia ederek birinci düşünceyi güçlendirmeye çalışmaktadır. Söz konusu bu düşüncenin farklı bir türü de insanların fiilen neyi seçtikleri değil yaptıkları tercihlerin sebepleri üzerinde durmaktadır.

 

Buradan hareketle ekonomik gereksinimlerin öncelikli olduğu bir durumda insanların daha fazla hukuk düzeni olması konusunda ısrar etmemeleri anlaşılır hale gelmektedir. Ne var ki anlaşılır hale gelmesi sorunun ciddiyetini ve vahametini ortadan kaldırmamaktadır.

 

Yalnız bu tartışmada ciddi bir yanılsamanın olduğunu hatırlatmakta yarar bulunmaktadır. Örneğin, Kuzey Kore gibi diktatörlük ile yönetilen ülkelerde kararlar daha hızlı alınmakta yöneticiler ülkenin ihtiyaçlarına anında hukuksal bir düzenlemeye gerek duymadan müdahale edebilmektedir.

 

Ya da çok uzağa gitmeden, parlamenter sistemin ne olduğundan habersiz Ortadoğu ülkelerinin baskıcı otoriter hükümetlerinin Arap coğrafyasına refah getirmemesi için hiçbir neden yok gibi gözükmektedir. Hepimizin bildiği gibi bahsi geçen ülkeler parlamenter demokrasinin işlediği ve hukukun üstünlüğüne inanılan batılı ülkelere kıyasla oldukça geri ve yoksul ülkelerdir.

Esasında parlamenter sistemle yönetilen ülkelerin ekonomik performansları kötü olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıtında bulunmadığı çok açıktır. Peki bu düşüncede neden ısrar edilmektedir. Parlamenter sistemin sağlıklı bir şekilde işletilmediği ülkelerde yönetimi elinde bulunduranların kendilerine özgü değer sistemlerinin halkın değer sistemleri olduğuna dair bir ön kabulü bulunmaktadır. Çünkü böyle düşünmek büyük bir sorunu da yok farz etmek ve hatta çözmüş olmak gibi rahatlatıcı bir etki yaratmaktadır.

Dünya siyasal ve iktisadi tarihi göstermektedir ki parlamenter sistemin olduğu, hukukun üstün olduğu, denge ve denetim mekanizmalarının çalıştığı ve şeffaf bir yönetim iklimine sahip demokratik ülkelerde hiçbir zaman kalıcı bir kıtlık olmamıştır. Tam aksine kıtlıklar; kadim krallıklarda, otoriter toplumlarda, ilkel kabile topluluklarında, modern teknokratik diktatörlüklerde, emperyalistlerin güdümündeki sömürge ekonomilerinde, hoşgörüsüz ve despot tek parti yönetiminde olan Latin Amerika ve Ortadoğu ülkelerinde görülmüştür.

 

Ancak bunlar hiçbir zaman bağımsız seçimlerin yapıldığı, eleştirilerini rahatça dile getirebilen muhalefet partilerinin olduğu, bir hukuk düzeni içinde gazetelerinin serbestçe haber verdiği ve hükümetin uyguladığı siyaseti sansüre maruz kalmadan serbestçe sorgulayan medyaya sahip modern ülkelerde görülmemiştir.

Yine dünya tarihi göstermektedir ki parlamenter sistemin sağlıklı işlediği, hukukun ve adaletin tesis edildiği ülkeler vatandaşlarını ekonomik ve sosyal açıdan daha iyi koşullarda yaşatmaktadır.

Ülkemiz açısından bir genel değerlendirme yapıldığında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından hazırlanan ve 2015 sonunda yayınlanan İnsani Gelişme Endeksi Raporu’nda görülmektedir ki Türkiye 2013 yılında 187 ülke arasında 69. Sırada yer alırken 2014 yılında 188 ülke arasında 72. Sırada yer almaktadır.

İnsani Gelişme Endeksi (İGE), ortalama ömür süresi, ortalama okula gitme süresi ve kişi başına gelir seviyesi ile ölçülen bir endekstir. Bu endeksin üst sınırı 1 olarak hesaplanmaktadır. Buna göre Türkiye’nin endeks değeri 0,76 olarak hesaplanmıştır. Bunu daha iyi anlayabilmek açısından Türkiye’nin coğrafi olarak yakın olduğu ülkelerin durumuna bakmak ta yarar bulunmaktadır. 188 ülke içerisinde Ermenistan 0,73 ile 85. Sırada, Azerbaycan 0,75 ile 78. Sırada, İran 0,76 ile 69. Sırada, Irak 0,65 ile 121. Sırada, Suriye 0,59 ile 134. Sırada, Yunanistan 0,86 ile 29. Sırada, Bulgaristan 0,79 ile 59. Sırada, Romanya 0,79 ile 52. Sırada, yer almıştır.

Peki ya ilk sıralarda kimler var dersiniz. Norveç birinci, Avusturalya ikinci, İsviçre üçüncü Danimarka dördüncü ve Hollanda beşinci sırada yer almaktadır. Söz konusu bu ülkelerin yönetim şekli nedir acaba diye bir soru sormaya gerek var mı takdiri sizlere bırakıyorum.

Doç.Dr.Celal Taşdoğan

Kaynak;haberyiva

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER