Asikurtlar©

Papaza Günah Çıkartılır, Millete Değil!

Papaza Günah Çıkartılır, Millete Değil!
10 Mart 2016 - 9:29 'de eklendi ve 4066 kez görüntülendi.

Her geçen gün şehit haberleri bizi kahrediyor. AKP ilktidarı mensupları günah çıkarmaya devam ediyor. Yanıldıkları nokta bizi papaz sanmaları. Bulundukları makamı gerektiği gibi kullanmayıp, ağlama duvarı haline getirenler durmadan itiraf boyutunda açıklama yapmaktadırlar.

Son dönemde AKP’de göktaşı gibi parlayan Selçuk Özdağ da yaptığı açıklamayla reisi cumhurun, başbakannın yptığı açıklamaları yalnız bırakmadı ve onları aratmayacak açıklamalarda bulundu.

Sayın Özdağ diyor ki: “Çözüm sürecinde ‘insanlar dağa çıkmasınlar, ölmesinler, askerimiz, polisimiz ölmesin’ dedik. Çözüm süreciyle ‘o topraklardaki madenleri işleyelim, o topraklardaki barajları elektriğe, enerjiye çevirelim’ diyerek gayret sarf ettik ama birileri hep engelledi. Yapıyoruz ama işçi kaçırıyorlar. Hastane yok, hastaneyi yapıyoruz bu kez de hastaneyi yakıyorlar, doktor öldürüyorlar. Kalkınma hamlelerin tamamını engelliyorlar. Bunlar Kürt falan da değiller. Bunların çoğunluğu uşak, taşeron ve hasta ruhlu insanlardır. Çoğunluğu komünist, dinsizdir. Dünyanın en alçak terör örgütü PKK’dır”

Bu açıklamayla, evet, sayın Özdağ, çözüm süreci nedeniyle PKK’nın yaptıklarına gözyumduk diyordu. Oslo’da başlayan,İmralı’da perçinlenen, Dolmabahçe’de taçlanan PKK’yla birliktelikleriyle bebek katilinin programını uyguladılar ve böylece bugünlere geldik.

Aynen başbakan ve üstünün dediği gibi aslında bugünlerin yaşanmasının sebebinin o günlerde ortaya konan çözüm sürecinden kaynaklandığını açık açık söylemiş oluyor. Aslında bugünlerin yaşanacağını o günlerde ‘ “çözüm süreci” saçmalığından vazgeçin’ dediği zaman Milliyetçi Ülkücü Hareketin Lideri Devlet Bahçeli söylemişti. Ancak AKP iktidarı bu uyarılara kulaklarını tıkadı. Sadece AKP olsa neyse, millette bu uyarılara kulak asmadı, olanı biteni görmezden geldi, AKP’ye tam destek oldu. Böylece bugünleri yaşıyoruz.

Şimdi “çözüm süreci” suçlu bulundu ya… Çözümü “çözüm süreci”ni buzdolabına koyup dondurmakta buldular. Hiç olmazsa bu sayede PKK’ya silah sıkıldı. Ancak bu izlenen yol yol değildir. Takınılan yöntem yöntem değildir. Terörle mücadeleyi o bölgeye hapsetmiş bulunuyorlar.

Bunun acısını sonraki günlerde göreceğiz. Böyle mücadele olmayacağını, bunların küçücük ilçenin 100 günü geçen sokağa çıkma yasaklarıyla değil sıkıyönetim ilan ederek bütün bölgeyi güvence altına alınmasını Lider Bahçeli söyledi. Lakin AKP “çözüm süreci” ile ilgili olan Lider Bahçeli’nin uyarılarını kabul etmediği gibi sıkı yönetim uyarısınıda duymazdan geldi. Oysa Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği “Hattı müdafa yoktur, sathı müdafa vardır. Bu satıh bütün vatandır.” da olduğu gibi, terörün sadece Güneydoğu’da iki-üç ilçede olmadığını idrak etmelidir. Terörün; İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, tüm üniversitelerimizde, bütün Türkiye’de olduğunu kabul etmek gerekir. Onun için terörle mücadele politikası yanlış bir politikadır. Terörle mücadele içeride, hattızatında bölgede ve dünyada eş zamanlı olarak gerçekleştirilmelidir.

Bunların gerçekleşmesi için öncelikle sıkıyönetim ilan edilmeli; fakat öneri Lider Bahçeli’nin diye uygulamayanlar inşallah sonunda pişman olmazlar. PKK’nın para kaynakları, ekonomik akarları kurutumalıdır. PKK’ya akan hortumlar kesilmeli, uyuşturucu kazancına son verilmelidir.

Ekonomik hortumları, akarları kesilmiş olan PKK’yla, Türkiye’nin her yerinde, hatta bölgede ve bütün dünyada eşgüdümlü operasyonlar başlatılmalı yani mücadele sathı mahali genişletilmelidir. Anı anda hem kırsalda, hem şehirlerde hem de Kandil’de gereken yapılmalıdır. Dış güçlerin, stratejik ortaklarımızın PKK severliğinin önü alınmalı, uluslararası camiada PKK yalnızlığa itilmelidir.

Kandil yerle bir edilmeli, Kuzey Irak’ta bir Kürt bölgesi adı altında veya Kürdistan devleti diye bir devletin kurulmasına asla izin verilmeyeceği, kesin kararlılıkla dünyaya, bölgedeki çakallara, kıçını kaldırdığımız Barzani’ye iyice anlatılmalıdır. Bütün bunlar yapılırken Doğu ve Güney Doğu Anadolu’ya yatırımlar sürmeli ve bölgeye bu açıdan geliştirilmeli, kalkındırılmalı, eğitim verilmelidir. Bunlar yapılsa başarısız olmak mümkün olur mu? Asla olmaz, başarısızlık mümkün değildir.

HDP’nin, PKK’nın siyasi kolu olduğu herkese ve o bölge insanlarına hem de batıda HDP’ye sempatiyle bakanlara anlatılmalıdır. böylece yüzlerine tktıkları maske düşürülmeli ve gerçeklerin görülmesi sağlanmalıdır.

Tabi bütün bunlar yapılırken Amerika bunlara izin verir mi? Emperyalizm emelli devletler ‘buyrun yapın’ der mi? Bilemem; ancak bildiğim tek şey, bunları yapacak iktidarın muktedir olması ve her şeyden önce ‘Milli’ olması gerekiyor. Yani milliyetçiliği ayaklarının altına alan bir iktidar değil, Türkiye’nin birliği, bütünlüğü, refah içinde gelişmişliği, kalkınmasını birincil hedef yapan milliyetçiliği baştacı yapacak olan, gerçekten Milli olan bir iktidara ihtiyaç vardır.

Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER