Asikurtlar©

Papanın Sevdiği Müslümanlar

Papanın Sevdiği Müslümanlar
24 Haziran 2016 - 10:37 'de eklendi ve 4087 kez görüntülendi.

 

 

Onlar, 1054’te Papanın İstanbul’a gönderdiği Kardinal Efendi “Doğu Kilisesi’nin aforoz fermanını” Ayasofya’nın mermer sunağına takarken orada yoktular.
1204’de Alman, İtalyan, İspanyol, Fransız ve Belçikalı Katolikler İstanbul’u talan edip, Ortodoks Patriğine gıcık vermek için tahtında fahişelere arya söyletirken de…
Katolikler şehri üç gün boyunca yakıp yıkarken de…
Ara sıra şarap içmek, sonra da rahibelere saldırmak için mola verirken de…
Onlar hiç oralıklı olmadılar!

1453’te Doğu Kilisesi’ni koruması altına alan Türklerin, 1774’te bu imkânı Ruslara kaptırana kadar Ortodoks tebadan bir tek isyan görmediğini büyük ihtimalle unuttular!
1532’de Kanuni Alman Seferiyle Katolikler üzerine yürürken Protestanların bir “kurtarıcı” bekleyişiyle heyecanlanmasının onları hiç ilgilendirdiğini sanmıyorum.
1538’de Barbaros Hayrettin Paşa’nın Akdeniz şampiyonluğu final maçını, Katolik karmasına karşı tek gol yemeden 13 farkla kazandığını, mafya bahisçileri bile bilemediler!

Onlar, 1520’lerde ilk Protestan Martin Luther’in, Papa’yı kanserden öldürmek için olsa gerek “Almanya’da Türk idaresi istiyoruz” sözünü, hiçbir zaman duymadılar!
1600’lerin başında “Papa taraftarı olmaktansa Türk olmak” sloganını boyunlarına asan Hollanda’lı Protestanların, Katolik donanması karşısındaki direnişini de hiçbir yerde görmediler!
Onlar, 1700’lerde pozitif cenneti elleriyle kurmak üzere “Yeni Dünya”ya giden Püriten papazların “Amerikan mucizesi”nin vaftiz babası olduğunu da asla öğrenemediler!
Her türlü global hırsızlığın Papa’dan alınan fetvalarla yürütüldüğünü de tabii ki bilemediler!
1800lerde “Misyonerliğin” sömürgeciliğin keşif kolu olduğunu, Protestanlığın İngiliz-Amerikan menfaatlerine hizmet ettiğini fark etmediler.

Osmanlı topraklarında mezhep kontenjanı Ortodoks Ruslar tarafından kapatıldığı için Fransızlarla Almanlara sadece Katoliklerin kaldığını da hiç görmediler.
1900’lerde İstanbul’daki Fransız ve İtalyan kolejlerinde “Katolik” İngiliz ve Amerikan okullarında “Protestan” Rum okullarında da “Ortodoks” kültürünün, 24 saat yanan birer intikam meşalesi gibi tüttüğünü nereden bilsinler!..
Güçlü devletlerin ne kadar seküler olsalar da güçlerini, içlerindeki tarihi damarlardan, dolayısıyla da dinin etkin kullanımından aldıklarını nereden ezberlesinler!..
Onlar, 1914’te Almanların, Protestan nüfuz sahasını İngiltere kapatmış olduğu için yanlarına ancak Katolik Avusturya ile Macaristan’ı alabildiğini bilemezlerdi.

ABD’nin Birinci Dünya Savaşı’na katılmasının iki sebebinden birinin, “Almanların Katolik Meksikalıları, Protestan ABD’ye karşı kışkırtması” olduğunu nereden bileceklerdi!
NAZİ kültürünün gelişmesinde bile Katolik damarın okşandığını, katliam sürerken, Yahudilerin Hz. İsa’yı öldürmesine derin bir atıf yapıldığını kim bilebilirdi ki!..

Almanları doğuştan Sosyal Demokrat sanan dostlar, “Hitler’in Papası” 7. Pius’ın, onunla Yahudi Katliamı için gizlice anlaştığını, Alman Adalet Bakanlığı Arşivleri açılmadan önce tabii ki bilmiyorlardı.
Ama Hitler, Papa’ya ve Katoliklere hâkim olmadan dünyaya hâkim olamayacağını çok iyi biliyordu.
Şimdi gelelim düne… Avrupa Kupası elemelerine…

Onlar, turnuvaya 23’ü Katolik, 12’si Protestan, 13’ü Ortodoks, 5’i de Müslüman olmak üzere 53 ülke katıldığını, oturup da böyle dine-mezhebe göre saymış olamazlardı!
Çünkü İtalya’nın İrlanda’yı yenmesi için dua edip, olmayınca da ekrandaki bütün piksellere sövmek gibi çok önemli işleri vardı!
Elemeler başlarken fikstürde “% 40” olan Katolik ülke oranının, finallerde “% 80″e çıktığını ve Son16 ‘ya kalan ülkelerin 13’ü Katolik olduğunu da tabii ki görmüyorlardı.
Türkiye’nin “en iyi üçüncü” olarak ilk 16’ya kalabilmesinin, Katolik-Katolik (İta-İra) ve Katolik-Protestan (Bel-İsv) maçlarına bağlı olduğunu da görmüyorlardı.
Onlar muhtemelen IRA’dan habersiz büyümüş, Türkiye Sinema Tarihinin rekortmen filmi “İrlandalı Kız”ı seyretmemişlerdi.

İrlanda deyince tabii ki akıllarına: “Papa’nın Anglikan Kilisesinden intikamı” yani Katoliklerin İngiltere’ye olan 100 yıllık başkaldırısı gelmiyordu!

Onlar, İtalya’nın Katolik kilisesinin ev sahibi olduğunu da bilmiyorlardı, Papa’nın Roma’da oturduğunu da…
Papa’nın, İrlanda’nın daimi koruyucusu ve duacısı olduğunu da bilmiyorlardı…
Bunun İtalyanlar için ne kadar önemli olduğunu da…
Bir şey bildikleri, gördükleri, duydukları, hissettikleri filan yoktu aslında…
Burunları önde kendileri arkada… Sadece yaşıyorlardı.
Ben de sadece İtalya’nın “Müslüman Türkleri sevindirecek” özel bir çaba sarf etmemiş olmasını… “Tarihi ve kültürel sebeplere” bağladım!

Final kesimindeki “Katolik yoğunluğunu” masaya yatırdım.
O sabahtan beri hiçbir şey bilmeyen arkadaşlar var ya…
O… Papanın, canından çok sevdiği Müslümanlar…
Bilseniz… Ne hakaret teknikleri… Ne kırıcı cümleler…
Ne küfürler biliyorlardı!
Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER