SON DAKİKA

Paketleyip PKK’ya teslim ettiler

Bu haber 01 Ekim 2013 - 11:00 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

AKP’nin paketi nihayet açıldı. Bizim için sürpriz sayılabilecek tek bir kelime dahi yok. Bugüne kadar ne yazmış, ne tahmin etmişsek paketten aynı şeyler çıktı. Eksiği var, fazlası yok. Nitekim, bunun böyle olduğunu sayın başbakan da biliyor. Onun için peşrev cümlelerinde, çok ilginç itiraflarda bulundu.

11 yıl önce hayali bile kurulamazdı

Sayın başbakan “11 yıl boyunca Türkiye bölünüyor dediler, bugün de diyecekler” diyerek, söze başladı. Evet, 11 yıldır Türkiye, yine sayın başbakanın daha söylediği gibi hazmettire hazmettire bölünüyor ve bu paketle birlikte çok daha ileri gidilmiştir. Bugün ülkenin belli bir bölümünde oluşturulan fiili durum, zemin oluştukça legal ve resmi hal kazanıyor. Nitekim, sayın başbakanın, “bu paket 11 yıl önce telaffuz bile edilemeyen, hayali bile kurulamayan bir aşamadır.” Sözü bir tespittir. Gerçekten de 11 yıl önce hiç kimse PKK’nın silahla, kan dökerek, katliam yaparak elde edemediği her ne varsa, tamamının masa başında teslim edileceğini, felaffuz bile edemez, hayalini bile kuramazdı.

İmralı canisi ne zaman millet oldu?

Bu paketin nasıl hazırlandığı bütün milletin malumudur. Sayın başbakan da bunu bildiği için, “Bu paket bir pazarlığın ürünü değildir. Millet ne dediyse biz onu yaptık” diyerek, ön almak istemiştir. Sadece Türk milleti değil, artık bütün dünya çok iyi biliyor ki, bu paket İmralı canisi ile yapılan pazarlığın ürünüdür. Bebek katilinin BDP milletvekilleriyle yaptığı görüşmenin yayınlanan tutanakları bunun ispatıdır. Pakette yer alanların tamamı orada söylenenlerin yansımasıdır. Burada ilginç olan, bunun milletle irtibatlı hale getirilmek istenmesidir. İmralı canisi ne zaman millet oldu? Eğer kast ettiğiniz Türk milletiyse, bugüne kadar her hangi bir yerde PKK ve uzantılarının dışında, “anadilde eğitim hakkı verin, ülkenin fiilen bölünmüş halini resmi hale getirin, PKK’yı memnun edin” diyen tek bir millet evladı gösterin, bütün bu yazdıklarımızı geri alalım.

Aynı gemi !

Bu paketin 10 yılların yapısını değiştirdiği doğrudur. AKP iktidarıyla birlikte ülkenin genleriyle oynanmış ve bölünme artık kapıya dayanmıştır. Bunun adına da, “Farklı düşünceler olabilir, ama aynı geminin içindeyiz. Her türlü özgürlüğü savunduk ve savunmaya devam edeceğiz” denilmiştir. Bu ülkede yaşayan herkes çok iyi bilir ki, farklı düşüncede olup da hoş görüyle karşılananlar, özgürlüğü savunulanlar bu ülke ve milletle meselesi olanlardır. Aynı geminin içinde olduğumuz ve özgürlüklerin savunulması, PKK’ söz konusu olunca akla geliyor. Ama gezi parkında hak arayanlara sıra gelince, karşılığı biber gazı, TOMA ve cop oluyor. PKK’nın her türlü ihanet talepleri farklı düşünce kapsamına giriyor, ama MHP’nin haklı, doğru ve ispatlı değerlendirmeleri karşısında, ne gemi kalıyor, ne özgürlük. Hakaret, iftira, yıldırma dahil, akla gelebilecek her şey sıralanıyor. Mesela aynı geminin içinde yapılan paket toplantısına yandaşlar, yanaşmalar, beslemelerin yanı sıra her türden medya davet ediliyor, ama Ortadoğu Gazetesi o özgürlüğün içine bir türlü giremiyor. Bütün bunlar, Sayın başbakanın, “konuşacağız, istişare edeceğiz, her sorunumuzu birlikte çözeceğiz” sözünü daha da anlamlı kılıyor. Gerçekten de konuşuyor, istişare ediyor ve birlikte çözüyorlar. Ama konuştukları Kandil katilleri, istişare ettikleri İmralı canisi, birlikte çözdükleri de Türkiye’nin varlığı ve birliği oluyor. Bunun adına da “demokrasi” deniliyor, hem de ileri demokrasi. 10 yılların yapısı daha nasıl değişsin?

Sayın Bahçeli’nin soruları

Paketin açıklanmasından saatler önce MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, partisinin aday tanıtım toplantısında, “Buradan soruyorum: PKK anadilde eğitim istiyor, AKP bunu verecek midir? PKK anadilde kamu hizmetini dayatıyor, AKP bunu sağlayacak mıdır? PKK, bazı yerleşim yerleri isminin değişmesini, mesela Tunceli’nin Dersim olmasını talep ediyor, AKP buna çanak tutacak mıdır? PKK, seçim barajının düşürülmesini bekliyor, AKP bunu hayata geçirecek midir? PKK, Terörle Mücadele Kanunun kaldırılmasını veya budanmasını umuyor, AKP buna eyvallah diyecek midir? PKK, andımızın kaldırılmasını, kolektif kültürel hakların verilmesini, özerkliğin önündeki engellerin teker teker bertaraf edilmesini gözlüyor, AKP buna da rıza gösterecek midir?” demişti.

Günü geldikçe, zemin oluştukça

Bu soruların ne kadar doğru olduğu, sayın başbakanın açıklamalarıyla bir defa daha belgelenmiştir. PKK ne istemişse, tamamı AKP tarafından yerine getirilmiş ve paket içinde sunulmuştur. Bunu millete hazmettirebilmek için de paketi türbana sarmış, Hacı Bektaş-ı Veli’yi ilave etmişlerdir. Bununla da yetinmemiş, devamının geleceğini ilan etmişlerdir. Sayın Bahçeli’nin sorularının devamı tam bu noktada daha da anlam kazanıyor: “Sayın Başbakan soruyorum sana, İmralı canisinin serbest kalması için verilmiş bir sözün, PKK’yı siyasete taşımak için imzaladığın bir senedin var mıdır? KCK ve PKK tutuklularının salıverilmesi konusunda teminat verdin mi? Kürdistan diyerek bas bas bağıran müzakere ortaklarına, siyasi bölücülere; “merak etmeyin o da olacak, ustanıza güvenin” diyerek garanti verdin mi?” Paketin devamında da bu soruların karşılık bulacağı anlaşılmaktadır. Bunun ne zaman ve nasıl olacağını da sayın başbakan, “Günü geldikçe, zemin oluştukça” diyerek, Denizli’de ilan etmiştir.

Artık günü gelmiş ve zemini oluşmuştur. Türkiye bu ihanet sürecini daha fazla kaldıramaz. Türk milleti önüne konulacak ilk sandıkta bu yıkıma bir son verecektir. Vermek zorundadır. Aksi halde AKP bu ülkenin PKK ile birlikte bu ülkenin varlığına ve birliğine son vereceği artık kesinleşmiştir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.