SON DAKİKA

Paketle Paketlenecekler

Bu haber 09 Ekim 2013 - 10:09 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

İnanç ve ekmek istismarı AKP’nin değişmez ve vazgeçilmez siyaset malzemeleridir. Sıkıştıkları her durumda ya millete rüşvetin kapısını sonuna kadar açarlar veya başörtüsü başta olmak üzere, inançları kaşır ve zihin bulandırırlar. PKK ile kurulan ortaklığın paketlenip piyasaya sürülmesine Türk milletinin gösterdiği sarsıcı tepki karşısında, anında aynı istismara yöneldiler. İhanet paketini türbana sarıp, kurban derileriyle bağlayarak servis ettiler.

Milletin gözünün içine baka baka

Sayın başbakanın konuşmalarında açıkladıkları paketi savunmak yerine, karalamanın, zihin bulandırmanın ve özellikle inanç istismarının nerelere kadar ulaştırdığını hayretle izliyoruz. Başörtüsü konusundaki tavrı bütün milletin, hatta bütün dünyanın malumu olan ve çizgisinde en zerre kadar bir eğri bulunmayan MHP’yi, başörtüsüne karşı olmakla suçlamak, milletin aklıyla alay etmekte ve gerçekleri saptırmaktaki ustalığın ibret veren bir örneği olarak tarihe geçmiştir. Bu kadar kesin ve açık bir gerçeği, milletin gözünün içine bakarak bu kadar kolaylıkla tersine çevirebilenlerin, söyleyeceği hangi söze ve nereye kadar güvenilebileceğini varın siz hesap edin. Nitekim, andımızı niçin kaldırdıklarını izah etmeye çalışırken düştükleri durumu, içimiz acıyarak izliyoruz.

Türklükle uğraşma

AKP-PKK paketi doğal olarak grup toplantılarının da ana konusu oldu. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin konuşmasında bir defa daha gördük ki, AKP’nin çırpınışları boşunadır ve bu millet sahipsiz değildir. Sayın Bahçeli’nin andımızın kaldırılması ile ilgili olarak başbakanın yaptığı savunmaya verdiği şu cevap, AKP zihniyetini ifşa etmekle kalmamış, milletin cevabını aradığı soruları da tarihin kayıtlarına geçirmiştir:

“Şu sözleri söyleyen bir zat Türk milletinin oylarıyla 11 yıldır iktidardadır: ‘Türküm dediler, ama Türkiye’nin itibarını yerlerde süründürdüler. Doğruyum dediler, Türkiye’yi yolsuzluklara mahkum ettiler. Çalışkanım dediler, yıllarca yan gelip yattılar.’ Bu sözleri ancak ve ancak tescilli bir Türk düşmanı söyleyebilecektir. 1920’li yıllarda bir işgal komiseri ne demişse Başbakan da benzerini, hatta daha ağırını pervasızca söylemektedir. Başbakan Erdoğan Türklüğe savaş açmıştır. Sayın Başbakan ilkokul çağlarında Andımızı okunurken, hiç mi kalbin çarpmadı, hiç mi duygulanmadın? Yıllar yılı sen de, öyle ya da böyle Türküm, doğruyum ve çalışkanım derken içten içe Türk olmadığını mı hatırladın, Türklüğe kin ve husumet mi besledin? Söyler misin bize, Türk olmak seni niçin bu kadar gocundurmakta, niçin bu kadar aşındırmaktadır? Türk milletinin gönlü öyle geniş, adaleti, hoşgörüsü ve merhameti öyle fazladır ki, seni bile zirveye taşımış, seni bile baş tacı yapmıştır. Sen ki mahalle aralarında top oynarken bu millet seni Başbakanlığa, Türklük seni siyasetin tepesine çıkarmıştır. Bu mudur kabahat, bu mudur suç? Sayın Başbakan Türk’üm diyen değil, bizzat sen Türkiye’nin itibarını yerlerde süründürdün. Doğruyum diyenler değil, yolsuzluğun dibini sen boyladın. Çalışkanım diyenler değil, sen, hısımların, dünürlerin ve çevrendekiler “yan gel osman bir dönüm bostan” deyip hüküm sürdünüz. Türklükle uğraşma, Haçlı sevdandan vazgeç.”

İmdat sinyalleri

Sayın Bahçeli’nin grup konuşmasının tamamı haber sayfalarımızda mevcuttur. Bu ülkede ne olup bittiğini, bu millete nasıl bir akıbet biçildiğini merak eden ve bu ihanet sürecinden rahatsız olan herkes, bu konuşmayı gücünün yettiği, imkanlarının el verdiği her yere ulaştırmayı bir vatan borcu saymalıdır. İhanet ve istismar siyasetinin gizlemeye çalıştığı bir başka acı gerçek de Türk ekonomisinin perişan halidir. Bugüne kadar içi boş övünmelerle milleti uyuşturdukları ekonomi, her tarafından imdat sinyalleri vermekte ve çok ağır sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Sayın Bahçeli grup konuşmasında Türk ekonomisinin halini rakamlar ve sonuçlar vererek ortaya koymuştur. Bazı cümlelerin altını özellikle çizmekte fayda görüyorum:

PKK paketi borcu azaltacak mı?

“İktidarın besleyip büyüttüğü, yolsuzluklarla palazlandırdığı bir avuç elit, zümre, kaymak tabaka, ayrıcalıklı kesim geniş imkânlara kavuşurken, milletimiz yoksullaşmış ve maalesef her cephede kaybetmiştir. İhtiraslı yandaşlar, hilekâr asalaklar, zevk ve sefa düşkünü sonradan görmeler, çalışmadan cebini dolduran tembeller AKP’yle altın çağını yaşamışlardır.

Bugün ülkemizde toplamda 20 milyona ulaşan yoksul kardeşimiz hepimizi derinden düşündürmekte ve üzmektedir. Yüzde 20’lik nüfus dilimlerine göre zenginlerle yoksullar arasındaki gelir uçurumu yaklaşık sekiz kata varmıştır.

Yani, ülke nüfusunun üst tabakasındaki yüzde 20, toplam gelirin yüzde 46,6’sını elde ederken, en alttaki yüzde 20’lik grup ise yalnızca yüzde 5,9’luk pay alabilmektedir. Meseleye yüzde 10’luk nüfus dilimleri baz alınarak bakıldığında, en varlıklı kesimlerle en yoksul kesimler arasındaki gelir farkının daha da büyüdüğü ve yüzde 14’lere kadar ulaştığı görülebilecektir. Bu çarpıklık, sağlıklı ve kabul edilebilir bir durum olmadığı gibi, milli birliğimizi de sakatlama riski bulunmaktadır. Açla tokun yanyana yaşaması, birbirinin gözüne bakarak toplumsal hayatta yer alması sosyal patlamaların fitilini ateşleyecektir. İşte AKP döneminde bu handikap, bu hüsran verici olumsuzluk çok ciddi bir mesafe kaydetmiştir.

Sormak lazımdır ki, Başbakan’ın PKK’ya verdiği ödünler, gerçekte sayıları 4 milyon 591 kişi olan işsizler ordusuna nasıl bir fayda sağlayacak, nasıl bir çare olacaktır? Bu ödünler ekmeği mi, yoksa PKK’yı mı büyütecektir? Bu kabus paketi, ekonomiyi mi çatlatacak, PKK’yı mı canlandıracaktır? PKK paketi, dış borcu 252,3 milyar dolara fırlayan girişimcilerimize ne getirecek, mesela borçlarından kurtaracak mıdır? Başbakan boş konuşmakta, milletimizin aklı ve zekâsıyla alay etmektedir. Aynı oyunu 12 Eylül 2010 Referandumundan önce de oynayan bu zihniyet, bu kez baltayı taşa vurmuş ve erkenden yakayı ele vermiştir. 2003 yılında askerimizin başına çuval geçirilmesini alttan alan Başbakan, bu defa milletimizin birliğine ve dirliğine PKK çulu geçirmek için bizzat inisiyatif alsa da muradına eremeyeceğini görecektir.”

 

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.