Asikurtlar©

ÖZDAĞ’LARIN KARDEŞLİĞİ

ÖZDAĞ’LARIN KARDEŞLİĞİ
09 Ocak 2017 - 20:59 'de eklendi ve 15195 kez görüntülendi.

Şahsen Milliyetçi Hareket Partisi üyeleri veya geçmişte MHP’de görev almış veya bir şekilde ihraç edilmiş isimler üzerine söz söyleyecek son kişi olmakla beraber Cumhuriyet Gazetesinde çıkan bir röportaj dikkatimi çekti.

Röportajı Ümit Özdağ veriyordu. Çok önemli beyanlar veren Özdağ, 15 Temmuz Darbe gecesinde nerede olduğu sorularına cevap verirken ilginç şeyler söylemiş:

Gazeteci Vedat Yenerer, arkadaşım Nevzat Bor, eski Ülkü Ocakları Genel Sekreteri Işıner Hamşioğlu, ve Adem diye bir işadamı arkadaşımla birlikte bir mekandaydık. Saat 23’de AKP milletvekili Selçuk Özdağ’ı aradım. ‘Bu FETÖ’cü bir darbe, dayanın kardeşim, direnin’ dedim. ‘Biz direniyoruz, siz de bir açıklama yapın’ dedi. Onun üzerine döndüm 23.05’de Devlet Bahçeli’nin özel kalem müdürünü aradım. ‘Genel başkana iletin, Bu FETÖ’cü bir darbe girişimidir’ dedim. 23.45’de Bahçeli’nin açıklaması Anadolu Ajansı’na düştü. Ondan sonra arkadaşım Nevzat Bor’un evinde buluştuk. Biraz televizyon izledikten sonra Meclis’e geçmeye karar verdik. Güvenlik Caddesi’ne gireceğimiz sırada Meclis’in çok ağır makineli tüfek ateşine tutulduğunu duyduk. Hemen orada bir arkadaşımın evine girdik. Saat 4’e kadar ordaydık. 4’de benim evime döndük. Sabah saat 7’de meclise geçtik. Genel kurul salonuna girdim. AKP’li Abdulhamit Gül, ‘Ümit bey teşekkür ederim destek verdiniz. Aradığınızda Selçuk Bey’in yanındaydım’ dedi. Bunları anlatmayı zul kabul ediyorum ama maalesef mecbur bırakıyorlar”

Röportajın bir kısmını alarak insanları töhmet altında tutma niyetinde değilim. İsteyenler tamamını okusun. Ben ilgimi çeken bölümü hakkında yorum yapmak istiyorum. Zira dikkatimi çeken yukarıdaki bölümü Cumhuriyet okurları bile şaşkınlık içinde karşılamışlardır.

Kısa süre önce MHP Genel Başkan Yardımcılığı yapmış bir ismin 15 Temmuz gecesi ilk olarak AKP’li bir milletvekilini aramış olması ne kadar anlaşılabilir bir harekettir düşünmek lazım. Kardeşim diye hitap ettiği vekil “tek adam” projesi içinde yer almıyor mu? Acaba Selçuk Özdağ AKP içinde fire verecek isimlerin başında mı geliyor? Ya da Abdülhamit Gül, tesadüfen mi Anayasa çalışmalarını yürütüyor?

Asıl soru şu Özdağ bu çok gizli bilgiyi önce AKP ile paylaşıp sonra da MHP Genel Başkan Kalemini arayıp tüm Türkiye’nin öğrenmesine mi vesile oldu? İma ettiği buysa bu gizli bilgiyi kimden aldığını da açıklaması gerekmez miydi?

Belki de Ümit Özdağ, AKP içerisindeki kardeş seviyesinde gördüğü bazı isimlerin oylamada “hayır” oyu kullanacağını algılatıp, hayır demenin önemini anlatmaya çalışmıştır. Zira röportajında Bu değişikliğin Anayasa üzerine yapılan yemini çiğnemek olduğunu açıklamış. O zaman Özdağ’ın kardeşim dediği kişilerin hayır yönünde oy kullanması gayet doğaldır.

Sevgili okurlarımız soy isim benzerliği ile bir kan bağı olduğunu düşünüp, “kardeşim” ifadesini de bu bağlamda değerlendirebilirler. Durum hiç de böyle değil. İki Özdağ arasında herhangi bir akrabalık bağı yok.

AKP’de Manisa’dan vekil seçilen bir kişi hakkında da Bülent Arınç veya Feto iddialarının olmaması da neredeyse imkansız. Bu açıdan baktığımızda da belki de aranacak son kişinin Selçuk Özdağ olduğunu MHP’li bir vekilin anlaması gerekirdi.

AKP içerisinde sayıları yüzlü rakamlarda olduğu iddia edilen Fetocu vekillerin Anayasa değişiklik tasarısına evet oyu vermeyeceği söylentileri kulislerde kol gezerken, Fetocuların anayasa değişikliğine karşı çıktıkları aşikar iken, tasarıya evet demeyi ihanet ölçüsünde değerlendirmek neye ve kime hizmet eder sorusunu es geçmemek lazım gelir.

Feto başta olmak üzere, PKK ve diğer terör örgütleri Anayasa değişiklik tasarısına açıkça karşı olduklarını beyan ederken yapılacak açıklamaların sadece kendini aklamaya yönelik stratejilerden oluşması da manidardır.

Milliyetçi Hareketin lideri yasa gereği vekillere herhangi bir mobbing uygulamamışken, sadece kendi oyunun rengini beyan etmişken, vekillerin hür düşünce ile hareket etmesini salık vermişken, daha önce genel başkan adayı olup partiden ihraç edilen bir kişinin yapılan seçimlerde vekil adayı yapılması ve genel başkan yardımcılığına getirilmesi sizce baskıcı ve otoriter bir yönetim anlayışını mı gösterir? Adama “El insaf” derler.

İçinde bulunduğumuz dönem kişisel ihtirasların bir kenara bırakılması ve devletin bekası adına çalışmalar yapılması gereken bir dönemdir. Anayasa üzerinden MHP’yi yıpratmaya çalışmak sadece terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürdürür. Önce ülkem ve milletim diyen liderlere sevgi şöyle dursun asgari saygı göstermek kısa tanımla erdemdir.

Zemin seçim hesaplarının ve kişisel ikbal çalışmalarını yapmanın zemini değildir. Önümüzdeki günler birçok olaya gebedir. Bylock soruşturmalarının akamete uğramasını arzu edenlerin İzmir’i kana bulamaya çalışması olayların geldiği ve geleceği durumun bir göstergesidir.

Bir ülkücü için asıl zul olan, “AKP içerisinde hiç Fetocu yok” diyen bir zatı referans ve muhatap almaktır.

 

Abdullah ERGUN

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER