Asikurtlar©

Oyunu Bozmak!

Oyunu Bozmak!
14 Haziran 2016 - 10:13 'de eklendi ve 4239 kez görüntülendi.

 

 

 

Parti içi demokrasi…
Demokratik tüzük…
Değişim ve iktidar…
***
Kulağa nasıl da hoş geliyor değil mi?
Arzuları nasıl da “okşuyor” değil mi?
***
Tıpkı zehirli bir ilacın üzerine sürülen tatlandırıcı gibi…
***
Tıpkı Dünya’daki güç değişiminde kullanılan algı projesi gibi…
***
Karmaşık emellerin üzerine sürülen masum kavramlar tatlandırıcı olarak kullanıldı…
Irak’ta, Mısır’da, Libya’da, Suriye’de “Bahar” eksenli algı kullanılmadı mı?
Ne oldu?
Bahar nerede?
***
Bu filmin ambalajı yeni ama senaryosu tanıdık!
Ne küresel oyun kurucular boş duruyor…
Ne de onun rol verdiği oyuncular…
Amaçları algı ile siyasete yön vermek.
Haliyle; siyasete yön verilen bir ülkede birilerine de rol verilmesi de normaldir…
***
Ne oyun yeni, ne de senaristler…
Sadece “oyuncular” değişik…
***
Siyasetin kesitlerine bakınca en ciddi oyun geçmişte de MHP üzerine oynandı…
Milliyetçi fikriyatın ulu çınarı MHP ciddi hamlelere maruz kaldı.
Fikir çınarının “dalı” birçok dönemde kesildi…
Milliyetçilere zindanlar reva görüldü…
***
Fakat 47 yılda MHP’siz bir siyaset ihtirası hiç bitmedi…
Bugün yaşanlar da geçmişten tanıdık!
Sadece yöntemler değişik…
***
1980 darbesi ile başlayan “siyasi değişim” senaryosunu hatırlayalım;
MHP’nin kapatılması, Başbuğ’un yasaklanması milliyetçilere ciddi bir hamleydi…
***
MHP’siz bir meclis hayali 1983 seçimlerinde MDP’nin konseyce desteklenmesi ile başlamıştı…
İki kutuplu siyaset projesi o dönemde de vardı.
***
Fakat oyunu Bozan Turgut Özal olmuştu…
***
Hatırlarsak, 1989 Mart ayındaki yerel seçimlerden ANAP’ın büyük bir mağlubiyetle çıkmasıyla ülkenin içine girdiği erken seçim havası MÇP için dönüm noktası oldu.
Başbuğ artık hareketin başındaydı…
***
Ancak; 12 Eylül’ün hırpaladığı hareketin ağır baraj meselesini geçme gücü yoktu..
Genel baraj yüzde 10, bölge barajı ise yüzde 25’di…
“Hont sistemi” denen engeli aşmak gerekliydi…
***
TBMM’de seçimlerin 20 Ekim 1991’de yapılmasının kararlaştırıldığı tarihinden sonra Erbakan Türkeş’i ziyaret etti.
“Seçim bataklığı’nı birlikte aşmayı önerdi”
Türkeş tabii ki bu öneriyi tereddütsüz kabul etti.
Her iki partide de ciddi itirazlar yaşandı ama…
Nihayetinde sorunlar, daha düğüm halini almadan Türkeş tarafından çözülmüştü.
RP’deki kördüğümü ise Erbakan çözdü.
Türkeş beyin amacı Türk milliyetçilerini meclise taşımaktı…
***
Beklenen oldu bu ittifakı ile millet milliyetçilere mecliste temsil şansını verdi.
52 günlük bir ittifak serüveni yaşandı…
19 milletvekili olan MÇP grup kurma şansı ararken 4 vekil MÇP den ayrıldı.
“yaşanan manidar ayrılık” grup kurma şansını yok etmişti.
***
MHP 1970’de, 1980’de, 1991’de önü hep kesilen parti olmaktan kurtulamadı…
***
Bu zincir 1999 genel seçimleri ile kırıldı…
MHP iktidarın ana ortağı oldu…
MHP siyasette büyük adımlar atarken yine bir el uzandı…
O dönemde de adına “yeni veya değişim” denen şey aslında köhne bir “siyasal değişim oyunu” idi…
İsmail Cem’in yeni parti hamlesi ile Koalisyonun dağılması siyasette yön değişimine sebep oldu…
***
Aradan 14 Yıl geçti…
MHP bu süreçte Bahçeli ile çizgisini korumaya özen gösterip dik duruşunu koruyan parti oldu.
Adına “Çözüm” denen süreçte bile milli duruşunu hiç bozmadı…
Dış ve iç politikada gösterdiği basiret ile Terör konusundaki tavizsiz tutumu sürdü.
Bu süreçte oyunu farkında olan Bahçeli tuzakları gören oyunu bozan lider oldu…
***
MHP lideri taleplerde nefsini değil ilkelerini öne çıkardı.
Bahçeli’nin “önce ülkem ve milletim” ilkesi hep diri kaldı…
28 maddelik Anayasa değişikliğine hayır oyu veren MHP yeniden hedefe kondu.
Zaten mesele de MHP’nin yeniden tasarlanan siyasetin önünde engel görülmesidir.
***
7 Haziran seçimlerinin ardından MHP’nin kırmızı çizgileri yeniden Bahçeli’nin önüne kondu.
Bir anlamda Bahçeli’nin dibi görünmeyen bir kuyuya inmesi istendi…
O dipsiz bir kuyuya hareketini sokmadı….
MHP’nin millet iradesine gitmekten yana tavır koyması ile Bahçeli MHP’nin haklı 4 maddelik ilkesini korudu.
Ancak “hayırcı Bahçeli” yaftalamasına kadar uzanan kurgu sürecinden kurtulamadı.
***.
Medya’da karalama yarışına girildi.
İlgili ilgisiz kim varsa bu oyunda rol verildi.
Şimdi de değişi oyun ile algı merkezlerinin verdiği rol oynanıyor.
***
Bu kez maksat çok daha farklı…
Maksat ne parti iç demokrasi, ne de tüzük…
Amaç MHP’yi etkisizleştirmek…
Bahçeli’nin dik duruşunu eğmeye yeltenmektir…
***
47 yılda değiştiremedikleri Milliyetçi duruşu “değişim oyunu” ile değiştirme girişimi manidardır.
***
47 yıldır süren bu oyun artık bozulmalıdır…
Asıl değişim 47 yıldır oynanan MHP’yi bu oyundan kurtarmak olacaktır.
Sağduyu ve ülkü kardeşliği enerjiye dönüştürmek olacaktır.
Sizin gibi ağlayan sizin gibi gülen lidere inanmak olacaktır…
***
Oyuna teslim olmak tükenmektir…

Mustafa Ertekin

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER