SON DAKİKA

Oyun Kurucu ABD’nin Oyunu Değiştirecek Enerji Kozu: Kayagazı

Bu haber 14 Ekim 2012 - 12:47 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Ayşegül Büşra Çalık

Bir önceki yazımda ‘ağır petrol’ meselesini ele almıştım. Bu yazıda da yine bir başka alternatif enerji kaynağı olan ve dünya enerji gündeminin ilk sıralarında yer alan ‘kayagazı’ndan ve bu enerji kaynağının dünyada yaratabileceği muhtemel gelişmelerden bahsedeceğim. Öncelikle bilmeyenler için kayagazının ne olduğunu kısaca anlatalım. Kayagazı, küçük taneli tortul kayaçların(şeyl) gözeneklerinde yer alan petrol ve doğalgaz olarak ifade ediliyor. Genellikle ince taneli ve tabakalı bir yapıya sahip olan tortul kayalar ısıtıldığında petrol ve doğalgaz üretebiliyor.

Her ne kadar bu enerji kaynağının adına aşina olmasak da esasen kayagazı meselesi yeni keşfedilmiş bir enerji kaynağı meselesi değildir. Örneğin, ABD bu konuda da çoktan yol almış vaziyettedir. Hatta iş öyle bir raddeye gelmiştir ki, ABD ürettiği kayagazı ile Rusya için bir tehdit unsuru haline gelmiştir. Nasıl mı? İzah edelim…

ABD kaya gazı üretim faaliyetlerine hız kazandırdığından beri iç tüketimde bin metreküplük gazın fiyatı 90 dolarlara kadar indi ve bu durum Rusya’ya bağımlı olan ülkeleri harekete geçirirken, Rusya’da da ciddi endişelere sebebiyet verdi. ABD piyasasında iç fiyatlar, Uzakdoğu’daki fiyatların beşte birine kadar indi. Rusya’nın en büyük bankası Sherbank’ın konuyla alakalı yayınladığı rapor, Gazprom’da adeta deprem etkisi yarattı. Çünkü raporda enerji piyasasında ABD devriminin kapıda olduğu ve 4 yılda fiyatların yarıya düşeceği yazıyordu. Raporun devamında ise bu gelişmeler karşısında muhtemel bir neticeden bahsediyordu ki o da, Gazprom’un 2016’da Avrupa’daki payını önemli ölçüde kaybedeceğiydi… Bunun anlamı nedir? Aslında tüm bu gelişmeler ve Sherbank’ın mevcut durum karşısında yayınladığı raporun altyazısı şudur: ABD, kaya gazı üretimi ile dünyanın en büyük gaz ihracatçısı olan Rusya’nın tekelini kırabilir. Bu rapor ve kaya gazının dünya enerji gündeminde son yıllarda sıkça yer alması, önümüzdeki yıllarda da kaya gazı rezervine sahip ülkeleri harekete geçirecektir ve şüphesiz bu durum Rusya’yı zora sokacaktır. Doğalgazı bir silah gibi kullanan ve ‘ya al ya öde’ felsefesiyle doğalgaza sahip olmayan ülkeleri istismar eden Rusya, bundan sonraki süreçte ciddi sıkıntılar yaşayabilir. Bazı Rus uzmanlar da konunun ciddiyetinin farkında olup, 2016’dan sonra doğalgaz fiyatlarının kalıcı olarak yarı yarıya düşeceğini ve bunun da Rus ekonomisi için felaket anlamına geldiğini ifade etmektedir.

Türkiye’ye gelecek olursak…

Kayagazı rezervleri bakımından Türkiye de hatırı sayılır bir zenginliğe sahiptir. Türkiye Petrol Jeologları Derneği Başkanı Bahtiyar, Türkiye’nin kaya gazı rezervinin 40 yıllık ihtiyacı karşılayacak seviyede olduğunu belirtmiştir. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) çalışmalarına göre Diyarbakır, Erzurum ve Trakya’da 20 trilyon metreküp doğalgaz ve 500 milyar varil petrol rezervi taşıyabilecek kaya yapılarının olabileceği tespit edildi. Ayrıca, Ereğli Bor Havzasının, kayagazıyla devrime hazırlanan ABD’nin Wyoming Havzasına çok benzer özellikler taşıdığı da belirlendi.

Türkiye’de kayagazı çalışmaları henüz başlangıç aşamasındadır. Fakat bu enerji kaynağı ile doğalgaz devi Rusya’ya kafa tutacak potansiyele sahip ABD’nin ilerleyen yıllarda elini daha da güçlendireceği düşünülürse, Türkiye de konuyla alakalı çalışmalara hız kazandırmalı ve enerji devlerinin istismarına daha fazla uğramamak için tedbirler almalıdır.

Türkiye her yıl yaklaşık 50 milyar dolarlık enerji ithalatı yapan bir ülkedir. Bu şu demektir: Cari açığın yarısından fazlası petrol ve doğalgaz ithalatından kaynaklanmaktadır ve enerjide dışa bağımlılık halinin devam etmesi halinde ilerleyen yıllarda daha büyük maliyetler omzumuza yüklenecektir.

Enerji uzmanı Arif Aktürk kaya gazı meselesini şu sözlerle değerlendirmişti: ‘İngilizce’de ‘game changer’ (oyun değiştirici) tabiri vardır. Türkiye’de kayagazı potansiyeli varsa ve ekonomiye kazandırılırsa cidden oyun değişebilir.’ Enerji meselesi önümüzdeki yıllarda da ekonomik ve politik dengeleri değiştirecek en büyük unsurlardan olmaya devam edecektir. Ancak buradaki mesele, bizim bu alternatif ve yeni sayılabilecek kaynakları ne ölçüde lehimize kullanabileceğimizdir. Aslında şuna karar vermeliyiz:

Oyun değiştiricilerden mi olacağız, oyun kurucuların kararlarına mı uyacağız?

Ayşegül Büşra Çalık celikaysegul@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.