Asikurtlar©

Oyun bozulacak

Oyun bozulacak
10 Haziran 2016 - 9:30 'de eklendi ve 4283 kez görüntülendi.

 

 

 

MHP’deki oyunu bozacak 6. Olağanüstü büyük kurultay için artık son bir ayın içindeyiz. MHP, herhangi bir kurum, herhangi bir parti değildir. Sokakta bulunmamış, tarladan toplanmamıştır. Binlerce yıllık Türk tarihiden süzülüp gelen ülkücü-milliyetçi iradenin 47 yıllık siyasi organizasyonudur. Bu nitelik MHP’ye özeldir ve akıllardan asla çıkarılmaması gerekir. Bu süre içinde çok büyük badirelerden geçmiş, ölümle imtihan edilmiş, şeytani oyunlarla karşılaşmıştır. Hiçbir şeyden yılmamış, doğru ve hak bildiği yoldan ayrılmamış, Türk milletinin özü, devletin koruyucusu olmayı kararlılıkla sürdürmüştür. Mayası sağlam, tarihi muhteşem, geleceği parlaktır. MHP’yi diğerlerinden ayıran bir temel özellik de, kendi içinde barındırdığı sevgi, saygı, ilke, töre ve tutarlılıktır. “Lider, doktrin, teşkilat” bunun ifadesi, “9 Işık” bunun rehberidir. Kendini ülkücü ve milliyetçi olarak görenler ve bu davaya inananlar bunu bilir, bunu söyler, buna inanır ve buna göre yaşar.

KADİM DEĞERLERLE İRTİBAT
Bütün bunları bugünü daha iyi anlamak ve MHP üzerindeki oyunun boyutlarını daha net ortaya koyabilmek için hatırlatıyorum. Başka hiçbir ölçü olmasa dahi, aday olarak ortaya çıkanların MHP’nin bu kadim değerleri ile irtibatına bakarak, ne olup bittiğini anlamak mümkündür.Çizgisi kırık, her etkiye açık bir sicille bu davaya genel başkan olmaya çalışmak, her şeyden önce bu hareketi tanımamak veya hafife almaktır. Nitekim, bu kopukluğu ve ilgisizliği uygulamalarında da görüyoruz. Genel başkanını “tarzan zorda” diye tanımlayan, “Abbas yolcu” diye takdim eden bir anlayış, zaten baştan kaybetmiştir. Kaldı ki, neredeyse her cümlelerinde, her vaatlerinde, her hareketlerinde MHP’nin değerlerini değersizleştirmenin derin izlerini görüyoruz.Şehitler gününde dahi şehitlerini hatırlamayanların MHP’ye genel başkan olmaları durumunda hangi kaymaların, hangi savrulmaların yaşanacağını varın siz hesap edin. Bizi şaşırtan, ülkü devi olarak bildiğimiz veya öyle zannettiğimiz isimlerin, bu hazin tabloyu görmezden gelmeleridir.

TEHLİKE !
Bu kadarla da kalmıyor. Bir sayın adayımız, daha önce bulunduğu partilerde aldığı görevlere bağlı olarak faali meçhul cinayetlerin sorumluluğunu üstleniyor. MHP’nin ne tür bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığını düşünebiliyor musunuz? MHP’yi yıllardır hesabı verilemeyen ve her yere çekilen bir büyük açmazın tam ortasına atmaya kimin ne hakkı var? Bu durum birbirleriyle paralel hareket eden, sicilleri buna son derece uygun olan kesimleri rahatsız etmeyebilir, ama millete nasıl anlatacağız, şehitlerimize ne diyeceğiz?Bu sayın adayımız bu söylemleriyle, bugün yaptıklarıyla ve MHP ilkeleri karşısındaki bugünkü siciliyle daha önce tanınmış olsaydı, emin olun ki, ne partiye alınırdı, ne de her hangi bir mevki ve makama getirilirdi. Zannediyorum, bu tespitimiz, sayın Genel Başkan tarafından partiye alındıkları eleştirilerine de kesin ve net bir cevap olmuştur.

HODRİ MEYDAN
Gelelim meselenin hukuki yönüne. Malum parti mahkeme kapılarında süründürüldükten sonra, yine artık herkesin bildiği bir şekilde kurultay sürecine sokuldu. Sayın Genel Başkan, bu hazin tablonun daha fazla devam etmemesi ve MHP’nin kurumsal kimliğinin zarar görmemesi için, tüzükteki yetkisini kullanarak duruma el koyup, “hodri meydan” dedi. Tam da muhaliflerin istediği gibi tüzük değişikliği ve genel başkan dahil, bütün kurulların seçimini mümkün hale getiren bir kurultay tarihi açıkladı. Ramazan ayı da dikkate alınarak 10 Temmuz tarihi ilan edilip, gereğinin yapılması için harekete geçildi. Meselenin bittiğini ve herkesin gelip sözünü ülkücü iradenin tecelli edeceği kurultayda söyleyeceğini zannettik. Fakat öyle olmadı. Yine parti, genel başkan, iç tüzük yok sayılarak, aklın ve izanın kabul etmeyeceği bir inatlaşma ve restleşmeye gidildi.

NEDEN BU ACELE?
Tüzük kurultayını 19 Haziran’da yapacaklarmış. 19 Haziran’la 10 Temmuz arasında 3 hafta gibi aslında sözü bile edilmeye değmeyecek bir süre var. Nedir bu telaş, neden bu acele? Ne yapmak, nereye ulaşmak istiyorsunuz? Genel Başkan ve Genel Merkezi bu kadar yok saymaya uğraşarak, nereye varacağınızı zannediyorsunuz? Tüzük kurultayı ile genel başkan seçimi yapılacak kurultay arasında 15 gün süre olacak bahanesi havada kalmıştır. MHP tarihinden habersiz olanlar bilmeyebilir, ama tüzük değişikliği ve genel başkan seçiminin aynı anda yapıldığı olağanüstü kurultaylar daha önce yapılmıştır ve hiçbir sorun çıkmamıştır. 19 Haziran’da toplanırsınız. Orada ne genel başkan, ne de tüzüğün öngördüğü genel başkanın yetkilendirdiği bir yasal temsilci olmayacak. Sayın Genel Başkan bunu net ve kesin şekilde ilan etmiştir.Bu durumda yapılacak bir tüzük kurultayı ne kadar sağlıklı, ne kadar tüzüğe ve hukuka uygun olacaktır? Tarlaya sürüklenmek yetmedi mi? Böyle bir kurultayı kendinize yakıştırıyorsanız, buyurun yapın.

HERKES AKLINI BAŞINA ALMALI
Ülke yangın yeri, tarihin en zor ve sıkıntılı döneminden geçiliyor. MHP bu ülkenin ve milletin son ve tek ümididir. Bu gerçeğe rağmen partinin enerjisini tüketmenin, kendi iç meseleleriyle uğraştırmanın iyi niyetle izahı mümkün değildir. Özellikle de paralel bir yapılanmanın aleti haline getirmeye, çizgisinden ve ilkelerinden uzaklaştırmaya kalkışmaya hiç kimsenin hakkı yoktur, haddi de değildir. Herkes aklını başına almalıdır. Bizim, ülkücü ve milliyetçi iradenin bu yanlışı düzelteceğine, bu oyunu bozacağına olan inancımız tamdır.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER