Asikurtlar©

Öyle kirlettiler ki, temizlemek kolay değil

Öyle kirlettiler ki, temizlemek kolay değil
14 Mart 2016 - 10:19 'de eklendi ve 4035 kez görüntülendi.

 

 

Sur, Nusaybin, Cizre, Silopi derken, şimdi de Yüksekova’da operasyonlar başlıyor. Yıllardır “çözüm” diyerek, teröristlerle ve terör uzantılarıyla kurdukları şeref masalarında bu ülkenin varlığını ve birliğini çözdüler. Vatan topraklarını teröristlerin insaf ve inisiyatifine bıraktılar. Sonra da çıkıp bunu itiraf ettiler. Gittikleri yolun sonunun felaket olduğunu ve bunun hesabını veremeyeceklerini gördüklerinde, çok geç olmuştu. Öyle kirletti, öyle batırdılar ki, temizlemek kolay olmuyor.Büyük ve yüksek bir bedel ödemek zorunda kalıyoruz. Canımız yanıyor, vatan evlatları şehadete yürüyor, ocaklar sönüyor, yavrular yetim kalıyor.

KENDİ HESAPLARININ PEŞİNDELER
Bizi asıl dehşete düşüren şey, bilerek ve isteyerek bu ülkeyi bu hale getirdiklerini kendileri itiraf ettikleri halde, hiçbir pişmanlık duymamaları ve hala haklı olduklarına bu milleti inandırmaya uğraşmalarıdır. Gelen şehitler, ödenen bedeller bile umurlarında değil. Onlar kendi hesaplarını tutturmanın, kendi menfaatlerini tamamlamanın ve ele geçirmeyi eksiksiz biçimde tamamlamanın derdindeler. Hatta, bu hazin durumu bile malzeme yapıyor, hazmettirmekte kullanıyorlar. Bir şeyler söyleme ihtiyacı hissettiklerinde de şehitliğin nasıl ulvi bir makam olduğundan dem vuruyorlar. Ülkenin birliğini çözerken tam tersini söylüyor, gelen şehitleri göstererek “artık analar ağlamayacak” diyorlardı. Şehit de, vatan da, analar da bunların hesabına ve siyasi menfaatine göre önem ve değer kazanıyor. Vatanı teröristlerle pazarlık ederken şehit gelmesi büyük vebal oluyor ve anaların ağlaması ayıplanıyor. O pazarlığın felaketle sonuçlanmasından sonra sözler tersine dönüyor, anaların gözyaşları ve şehitler malzeme ediliyor.

ŞEHİTLİK EN BÜYÜK ŞEREF
Vatan için can vermek her Türkün şerefidir. Burada bir sorun yok. Ancak, o şehitlerin gelmesindeki rollerinizi, paylarınızı, yanlışlarınızı nereye koyacağız?Elbette şehitlik herkese nasip olmayacak kadar çok büyük bir şeref, çok yüksek bir makamdır.Bu değişmez gerçek, sizin yanlışlarınızı ve akan kandaki vebalinizi ortadan kaldırmaya yetmez. Şehitlerimiz hak ettikleri şerefi yaşıyorlar ve mükafatını alacaklardır. İmanımız da, vicdanımız da bunu söylüyor. Ancak, siz bunun hesabını nasıl vereceksiniz? Hadi millete hazmettirdiniz, peki vicdanınızı nereye koyuyorsunuz? Çok daha önemlisi, hazmettirmenin imkansız olduğu, duruma göre vaziyet almanın hiçbir işe yaramadığı, yanaşma ve beslemelerin gayretlerinin hesabı daha da büyütmekten başka bir sonuç vermediği, istismarın kapının dışında kaldığı o büyük günden, o şaşmaz adaletten nasıl kaçacaksınız?

KARARMIŞ VİCDANLAR
Bunları hatırlattığımız için kimi troller, troliçeler çok rahatsız oluyorlar. Terörle mücadele edilmesinden rahatsız olup olmadığımızı sorgulayacak kadar alçalıyorlar. Bu güruhta zerre kadar insaf ve vicdan olsa, döner önce bir aynaya bakarlar. Bu ülkenin varlığı ve birliği şeref masalarında pazarlık edilirken, ayakta alkışlayanlar, İmralı’daki bebek katiline övgü dizenler, Kan dilli sürüngenlere selam gönderenler, ömrünü terörle mücadelede tüketmiş kahramanları terörist ilan edenler bunlardı. Duruma göre vaziyet alıp bir gün milliyetçiliği ayaklarıyla ezip, ertesi gün vatan-millet sakarya nutukları atarak nabza göre şerbet veren yine bunlar. Askerliği yan gelip yatma yeri, şehidi kelle, şehit ansını “o kadın” diye azarlayan da bunlar. PKK uzantısı HDP ile Dolmabahçe’de bebek katilinin ellerine tutuşturduğu Sevr anlaşmasını imzalayanları nereye koyacağız? Ne dememizi bekliyorsunuz? İyi ki ülkeyi bu hale getirip, kan gölüne çevirdiniz diye, alkış mı tutalım?Kararmış vicdanlarınızı bizim üzerimizden rahatlatamazsınız.Allah da, millet de şahittir ki, bizde bir yanlış yok. Dün neredeysek, bugünde oradayız, yarın da değişmeyeceğiz. Sözlerimiz, yazdıklarımız, uyarılarımız dikkate alınsaydı, ne bu kadar şehit gelirdi, ne bu kadar kan akardı, ne o iç savaş görüntüleri oluşurdu, ne de ülke bu felaketi yaşamak zorunda kalırdı.Bu güruh o zaman şimdi söylediklerinin tam tersini savunuyor ve yine bizi suçluyordu.

HALA İKİLİ OYNUYORLAR
Korkarım ki, bu akıl tutulması devam ettikçe, bu yalan, talan ve ihanet siyaseti prim yaptıkça bugünleri de arayacağız. Bizi böyle düşünmeye sevk eden şey, AKP zihniyetinde gördüğümüz tutarsızlıkta değişen hiçbir şey olmamasıdır. Hala ikili oynuyor, hala duruma göre vaziyet alıyorlar. Vatan evlatları canlarını ortaya koyarak mücadele verip ihaneti durdurmaya çalışırken, iktidar sorumluluğu taşıyanlar bu kahramanların arkasına yeteri kadar bir siyasi irade koyamıyor. Terörist cenazelerinde boy gösteren sözde milletvekilleri için hala ipe un seriyor, hala kırk dereden su getiriyorlar. Ülkeyi çözülmeye götürürken hiç akıllarına gelmeyen muhalefet, hainleri yargı önüne çıkarmaya sıra gelince birden bire kıymete bindi. Ve CHP ile AKP’nin tahterevalli siyasetinde birbirlerini nasıl tamamladıklarını bir defa daha hayretle gördük. İşte size bir samimiyet sınavı daha. Kimin ikili oynadığını, kimin bir yerlere selam gönderdiğini, kimin kan ve gözyaşı üzerinden siyasi hesaplar yaptığını ve hala HDP ile işbirliği tutmaya çabaladığını bu milletin görmediğini mi zannediyorsunuz?

YÜKSEKOVA TEMİZLENECEK
Biz yine de ümidimizi kaybetmiyoruz. Nitekim,bu kadar yalana, bu kadar yanlışa ve tutarsızlığa rağmen, kahraman güvenlik güçlerimiz, bu toprakları vatan yapmakta zerre kadar tereddüt göstermiyorlar. Sur da, Cizre de, Silopi’de, Nusaybin de olduğu gibi, Yüksekova’da da bu katil sürüsüne hadleri bildirilecek ve oralarda da huzur sağlanacaktır. Bundan zerre kadar şüphe etmiyoruz. Bu millet en zor günlerde silkinip ayağa kalkmasını her zaman bilmiştir. Yine öyle olacaktır.AKP değil dört defa, ondört defa da iktidar olsa bir gün sonu gelecek ve kaçınılmaz akıbeti yaşayacaktır. Ancak, bu vatan ayakta kalacak, bu bayrak dalgalanacak ve bu ülke bölünmeyecektir.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER