SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Osmanlıca Meselesi

Bu haber 08 Aralık 2014 - 19:55 'de eklendi ve 40 kez görüntülendi.

Antalya’da toplanan 19. Milli Eğitim Şûrası, 6 Aralık günü sona erdi. Ele alınan konular arasında herkesin merakla beklediği “Liselerde zorunlu Osmanlıca” meselesi de vardı.
Basın, bir süredir Osmanlıcanın bütün liselerde zorunlu ders olarak okutulacağından bahsediyor ve sanki konu, hemen yarın uygulamaya girecekmiş gibi sağdan ve soldan gürültü çıkıyordu. Oysa şura kararları tavsiye niteliğindeydi ve uygulamanın “mezar taşı edebiyatı” dışında bir mantığı yoktu.
Konu “Osmanlıca” olunca gözler üç hilalli sancağın siyasi temsilcisi olan MHP’ye çevrilmişti.
Haberi duyar duymaz benim ilk tepkim, “Amaç Osmanlıca değil, Harf İnkılabına gol atmak!..” şeklinde oldu. Bu kanaatimi, 4 Aralık gecesi, sosyal medyada paylaştım.
Çünkü Osmanlıca, cumhuriyet öncesi Türkçesinin Arap harfleriyle yazılmasından başka bir şey değildi. Yani Osmanlıca gerçekte farklı bir dil olmadığına göre yapılmak istenen, “alfabe tercihi”ydi. Bu da AKP’nin kafasıyla bakarsak uzun vadede Latin harflerinden ağır ağır uzaklaşmak demekti.
Osmanlıcanın iki kademesi vardı. Birinci aşamada, kapasiteye göre bir veya iki yıllık eğitimle ancak matbaa harfleriyle eski yazıyı okuyabilirdiniz. Yazmak ise apayrı bir alışkanlık meselesiydi. Standart bir el yazısı, 5 veya 10 yılda tekâmül edebilirdi.
Okumanın ikinci ve esas aşaması, el yazısını yani rik’ayı okuyabilmekti. 21. Yüzyıldaki bir lise eğitimiyle bunun gerçekleşmesi mümkün değildi. Çocuklara, eski yazıyla “Justin Bieber” yazdıracaksanız, o “ayrı mesele”ydi!..
Kimse lise Osmanlıcasıyla istifli mezar kitabelerini de okuyamazdı. Dedemiz eğer firavun filan değilse mezarındaki yazı da zaten ya “El Fatiha…” ya da “Hüve’l-baki”ydi!..
Hep beraber bunları yazdık söyledik. Gelgelelim, havuz medyası MHP’yi AKP’nin yanında göstermek için bazı vekillerimizin maziyi de incitmek istemeyen nazik ifadelerine “Osmanlıca’ya MHP’den destek” gibisinden asparagas manşetler yapmışlardı. Bazı kardeşlerimiz de içeriğine bakmadan bu “çıkmamış karara” MHP’den destek varmış gibi algılamışlardı.
Bazı “ortada” yazarlar da fırsatı ganimet bilip MHP’ye Atatürkçülük dersi vermeye kalkıyorlardı.
Şimdi sözüm, fırsat buldukça MHP’ye çatmak için fırsat kollayanlaradır:
Kimse “bayrağımız Üç Hilal diye” Osmanlıca üzerinden MHP’ye çakmaya kalkmasın! Osmanlıcaya karşı olacağım derken, mazi ve Osmanlı düşmanlığı da yapmasın. Bizim davamızın ideolojik ölçüleri bellidir. Kişilerin hatırı veya idare-i maslahat için bu ilkeler değişmez.
MHP Grup Başkan Vekilleri (Sayın Genel Başkanımızın TBMM’deki vekilleridir) ilk andan itibaren “zorunlu Osmanlıca dersi” arayışına itiraz etmişler, mahzurlarını beyan etmişlerdir.
Biz “zorunlu eski yazı”nın amacının, “Harf İnkılabına gol atmak” olduğunu herkesten önce söyledik. Önemli olan “neyle” yazdığınız’ değil, “ne” yazdığınızdır. Unutmayalım ki; hem Büyük Doğu Locasının ilk Masonları, hem de “İştirak”çi komünistler, Osmanlı Devletini kuranlardan daha iyi Osmanlıca okuyup- yazıyorlardı; dedik.
Ayrıca, dilin imparatorluk sarayındaki ağdalı halinden dolayı kullanılan Arapça-Farsça kelime ve terkipler nedeniyle, halkın diliyle sarayın dili arasında önemli bir mesafe oluştuğunu anlattık.
“Ber vech-i bala, Müşarü’n-ileyh” gibi tamlamalar hemen akla gelen saray dili cambazlıklarıydı.
Lise seviyesinde verilecek bir Osmanlıca eğitiminden çıkacak netice, Arap harfleriyle Osmanlı Türkçesini değil “günümüz Türkçesini” okuyup-yazmak olacaktı. Yazım deneyimi gerektiren bazı harflerden dolayı kargaşa yaşanacak, yazabilen-yazamayan ayırımı ortaya çıkacaktı.
Eğer böyle bir karar alınmış olsaydı, bunun sadece bir anlamı olabilirdi:
“Türk İnkılâbı’na karşı yeni bir gedik açmak…”
Bu dersin Edebiyat veya Tarih Öğretmenlerine değil de Din Bilgisi öğretmenlerine verdirilmesi ihtimali, ayrı bir pedagojik sıkıntıydı. AKP’nin yaptığı hiç bir işe güvenmediğimiz için buna da milli, ilmi ve eğitimsel bir çaba olarak bakamazdık.
Biz, Üç Hilalli sancağın altından konuşan ve Osmanlıca bilen Türk Milliyetçileri olarak, “liselerde zorunlu Osmanlıca dersi”ne ilmi ve siyasi mülahazalarla itiraz ettik; bunu da açıkça dillendirdik.
Nitekim şûrada, üyelerden bazılarının “Osmanlıca saray dilidir” uyarısı üzerine liselerde zorunlu ders olma ısrarından vazgeçilmiş ve sadece Anadolu İmam Hatip Liselerine tavsiye edilmiştir.
Bizim dilimiz Türkçe, alfabemiz 29 harfli “Türk Abecesi”dir. “Alfabe” dahi “Alfa – beta”dan geldiği için itirazımız vardır da “yaşayan Türkçe”nin hatırına bir şey demeyiz.
Biz, hangi alfabeyle yazarsanız yazın, “A’dan Z’ye” Türk’üz; Türk Milliyetçileriyiz.
Dille, Tarihle ve Coğrafyayla oynanmasına izin vermeyiz!

Şükrü Alnıaçık

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.