SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

Osmanlı Padişahlarının İçki Hayranlığı

Bu haber 17 Ağustos 2017 - 18:08 'de eklendi ve 3.371 kez görüntülendi.

 

Osmanlı padişahlarını yüceltme ve adeta kutsallık atfetme hastalığından maalesef halen kurtulabilmiş değiliz. Körü körüne bir Osmanlı hayranlığı, Saray’ın pislik dolu tarihini de görmemize mani oluyor.

Aşağıda belgelendireceğiz, Fatih’ten, Kanuni’ye, Yavuz’dan, Dördüncü Murat’a Saray, alkol tutkunu sultanların elinde idi.

İyi bilin ki, bugünün fesli tarihçilerinin aşk-u meşk ilan ettiği, şeriat devleti Osmanlı’yı yıkan amillerin başında içki gelir.

Bunu ben söylemiyorum.

Bunu Osmanlı halifesi olan Abdülmecit Efendi bizzat kendisi söylüyor!

Halife Abdülmecid Efendi, 1920’li senelerde kaleme aldığı risalesinde şöyle yazar:

“Osmanlı Devleti’nin çöküşüne sebep olan dertlerin başında, içki gelir. İçki, dinen de yasaklanmıştır ve haramdır. Halife çocuğu olan şehzadeler bunu asla unutamazlar ve unuttukları takdirde hem ilâhî emirlere karşı gelmiş, hem de millete ve Osmanlı Hanedanı’na verilmiş olan hilâfet ile saltanata ihanet etmiş olurlar. İçki içenlerin hilâfette ve saltanatta hiçbir hakları yoktur.”

Halife Abdülmecit Efendi, “içki içen şehzadelerin Allah’a karşı geldiklerini, hilafete ve saltanata ihanet ettiklerini ve bunların saltanatta hiçbir hakları olamayacaklarını” ifade eder.

Ben söylemiyorum, Abdülmecit Efendi söylüyor!

Peki Abdülmecit Efendi’ye göre “içki içerek Allah’a karşı gelen, hilafet ve saltanata ihanet eden ve bu makamlarda aslında hiçbir hakları olmayan” padişahlar, sultanlar kimlerdir?

Abdülmecit bizzat kaleme aldığı bu risalede içki içen hanedan mensuplarını şöyle eleştiriyor:

“İkinci Bayezid, millete karşı vazifelerini yerine getirememesi ve içkiye olan düşkünlüğü yüzünden devletin geleceğini büyük bir felâket ile karşı karşıya bıraktı. Felâketinin başlıca sebebi, içmesi idi.

Kanunî Sultan Süleyman gibi büyük bir padişahın yegâne hatası devleti, İkinci Selim gibi bir sefih bir serhoşa bırakması idi ki, yükselmenin sona ermesi işte böyle başlar.

İkinci Selim, Kıbrıs şarabı ile serhoş olan ve hiçbir işe yaramayan başını, eski sarayda hamam mermerlerine çarparak parçalamış ve bu suretle lâyık olduğu manevî cezayı görerek vücudunu dünyadan kaldırmıştı.

Dördüncü Murat, geleceğin en büyük hükümdarı olmaya namzet iken içtiği rakının kurbanı olmuştur.

Üçüncü Ahmet devletin en hassas zamanlarını Lâle Devri’ne çevirerek bütün milleti zevk ve sefahatle mest etti, günlerini, Sâdâbâd safâlarında içki ile geçirdi.”

Yukarıdaki satırları Abdülmecit’in risalesinden kısaltarak aldım.

Peki ya diğer içkici padişahlar?

Soner Yalçın’ın aktardığına göre, Taib Ahmet Efendi’nin “Telhisü Mehasini’l-adab” kitabında bu konuda ilginç bilgiler var:
“Fatih Sultan Mehmed Han ve Sultan Bayezid-i Veli, komutanları ve vezirleriyle arada sırada iyşü nuş (içki álemi) ederlerdi. Hatta Bayezid-i Veli, Sadrazam Gedik Ahmed Paşa’yı işret (içki) sırasında katletmişti.”

Fatih Sultan’ın içki alemi yaptığını öğrenip şaşırdık, şaşırmaya devam edelim:

“Yavuz Sultan Selim içki kadehine fazla iltifat etmezdi, ancak ara sıra içerdi. Heyhat, çabuk sarhoş olup şiir okurdu. Bir gün bir eğlence sırasında yine sarhoş oldu; ayağa kalktı; elindeki kadehi öne doğru uzattı ve üzümden ilk şarabı çıkardığı iddia edilen İran Şahı’nı hatırlatan bir şiir okudu.

Kanuni Sultan Süleyman’ın, ilk zamanlarında musiki dinlerken içki içmişliği vardı. Ancak daha sonra içkiyi yasakladı.” (Soner Yalçın, 18 Kasım 2007, Hürriyet)

Yani Osmanlı’nın büyük padişahları Fatih, Yavuz ve Kanuni dahil çoğu içki sofralarının müdavimi idi.

Mustafa Kemal’in içkisinden girip annesinin namusundan çıkan ahlaksızlar, yakalandığı sirozun sebebi alkol olmamasına rağmen 80 yıldır O’na içki üzerinden iftira atanlar, hayran oldukları padişahların alkolikliklerini neden gizliyorlar?

Abdülmecit’e göre Allah’a isyan eden, halifelik makamına ihanet eden bu kişileri neden yazmıyorlar?

“Yazı namusu” bu mudur?

Muharrem Bayraktar

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.