22 Mayıs 2012 Salı
Live tracking and statistics
Paylas
Şike içinde şike
Cuma, 27 Ocak 2012 19:01

Futbol Federasyonu Genel Kurulu'nda yaşananlar, şike soruşturmasının futbolu ilgilendiren boyutunun nasıl içinden çıkılmaz hale geldiğini çarpıcı biçimde ortaya koydu. Yargı süreci kendi mecrasında işliyor. Kararın ne zaman çıkacağını, bundan kimlerin ve hangi kulüplerin ne şekilde etkileneceğini şimdiden kestirmek imkansız. Ancak, liglerin de devam etmesi ve sezon sonunda sıralamanın ortaya çıkması gerekiyor. Bu da federasyonun işi. Kıyamet de tam bu noktada kopuyor.

Ateş topu

Mehmet Ali Aydınlar Federasyonu bu ateş topunu gelir gelmez kucağında buldu. Bütün iddialar kendiden önceki döneme ait. Herşey kendi mecrasında işlese, bu durum federasyonun işini kolaylaştırır. Korumak, kollamak, hesabını vermek zorunda oldukları birşey yok. Ancak sıra Federasyon'un varlık sebebi olun kulüplere gelince iş değişiyor. Süper ligde şampiyonluğa oynayanından tutun, 3'ncü ligde varlığını sürdürmeye çalışanına kadar, hepsinin kendilerine göre hesapları var. Buna bir de şike soruşturmasında ismi geçen ve iddiaların odağında olan kulüplerin çırpınışlarını ekleyin. Her kulüp meseleye kendi menfaati, kendi geleceği açısından bakıyor ve dolayısı ile her kafadan bir ses çıkıyor.

58'ci madde açık

Bu prizmanın bir yüzü. Diğer yüzünde bütün kulüplerin can damarı olan yayıncı kuruluştan gelen paralar var. Bu gelirin yüksek olmasının sebebi büyük kulüplerin potansiyeli. Fenerbahçe'nin olmayacağı bir ligde yayıncı kuruluşun da büyük sıkıntıya gireceği ve bunun bütün kulüpleri etkileyeceği yine herkesin üzerinde ittifak ettiği bir gerçek. İşte bu yüzdendir ki Fenerbahçe'nin küme düşmesi hiç kimsenin ve aslında hiçbir kulübün işine gelmiyor. Oysa 58'nci madde gayet açık ve şikeye adı karışmış takımların küme düşürülmesinden başka bir yol yok. 

Herkesin hesabı var

Zaten kıyamet de burada kopuyor. Federasyon bir orta yol bularak Fenerbahçe'yi küme düşürmeden meseleyi çözmek ve dolayısı ile mevcut futbol düzenini devam ettirmek istiyor. Şampiyonluğu hedefleyen kulüpler bir taraftan Fenerbahçe'nin saf dışı kalmasının, diğer taraftan da gelir musluğunun açık olmasının hesaplarını yapıyor. Diğer kulüpler hazır fırsatını bulmuşken paylarını düşeni arttırabilmenin peşine düşüyor. Fenerbahçe'nin tutuklu başkanı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe'nin bu vazgeçilmezliği üzerinden kendi durumunu kurtarmaya çalışıyor. Fenerbahçe yönetimi, kulübü bu işten en az hasarla çıkarabilmek için ellerindeki kozu kaybetmek istemiyor.

UEFA devrede

Hukuki süreç tamamlanmış ve yargı kararını vermiş olsa, herşey kolaylaşacak. Bütün kararlar bu karara bağlanır ve kimsenin de söyleyeceği bir şey kalmaz. Ancak yargı kararının zaman alacağı ortada. Oysa ligler devam ediyor. Hiç birşey olmamış gibi hareket edilemez. Siz etseniz de başkaları etmiyor. UEFA şike iddialarının futbolu ilgilendiren kısmının biran önce karara bağlanmasını istiyor. Aksi takdirde, Türk takımlarının UEFA organizasyonlarına alınmamasına kadar gidecek yaptırımların devreye girebileceği tehdidinde bulunuyor. Dolayısı ile mahkeme kararını bekleme yolu kapanıyor. 

AKP uzak duruyor

Bütün bu özel hesaplar bir kenara bırakılsa, işin içinden çıkmak son derece kolaylaşacak. 58'nci maddeyi aynen uygularsanız ve konuyu kapatırsınız. Küme düşen düşer, kalanlarla devam edersiniz. Ancak bunun için çok güçlü bir irade gerekiyor. Federasyonun böyle bir kararı verecek ne gücü, ne de cesareti var. Her biri ayrı hesap peşindeki kulüplere dayanarak böyle bir irade ortaya koymak imkansız görünüyor. Gerek seyirci potansiyelleri ve buna bağlı oy hesapları, gerek UEFA'nın bu konudaki hassasiyeti dolayısı ile her meseleye dibine kadar müdahil olan AKP iktidarı, bu konuya girmiyor ve federasyonu tek başına bırakıyor. Kimse Futbol Federasyonu'nun özerk olduğunu, dolayısı ile siyasetin bu işlere karışmadığını söylemeye kalkışmasın. Federasyon başkanlarının nasıl seçildiğini görmüyor muyuz?

Üzerinde ittifak edilecek formül

Futbol Federasyonu işte bu şartlarda işin içinden çıkmaya uğraşıyor. Kendini de kulüpleri de bağlayan 58'nci maddeyi doğrudan uygulamak yerine herkesi memnun edecek formüller arıyor. 58'nci maddenin etrafından dolaşarak bir ortay yol bulmaya çalışıyor. Özel hesaplar, şahsi beklentiler olmasa bu üzerinde ittifak edilebilecek bir formül. Fenerbahçe ve iddianamede ismi geçen kulüpler küme düşmekten kurtulacak ve havuz sistemi bozulmayacak. Şampiyonluğa oynayan takımlar Fenerbahçe'yi bu sene saf dışında bırakmış olacak. Ancak başta Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe kulüp yöneticileri olmak üzere, bazı kulüpler bu formülün uygulanması durumunda ellerindeki kozu kaybedeceklerini gördükleri için itiraz ediyorlar ve sonuna kadar da asılacaklar.

Çırpındıkça batıyor

Genel Kurul toplamak bir çözüm üretmediği gibi, işi daha da girift hale getirmiştir. Federasyonun bütün riskleri üzerine alarak, kendi bildiğini uygulamaktan başka bir yol görünmüyor. Buna cesaret edip edemeyeceğini hep birlikte göreceğiz. Zira, Mehmet Ali Aydınlar'ın bırakıp gitmesinin de an meselesi olduğu unutulmamalı. Ne yazık ki, Türk futbolu çırpındıkça batan bir duruma düşürülmüştür ve mahkeme kararı kesinleşinceye kadar da bu durumun devam edeceği anlaşılıyor.


 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile