22 Mayıs 2012 Salı
Live tracking and statistics
Paylas
Uludere'de cevap arayan sorular
Çarşamba, 04 Ocak 2012 19:42

Besleme ve ihanet tarafı medyanın yayınları, hükümetin tavrı, yetkililerin suya-sabuna dokunmayan değerlendirmeleri ve bölgedeki gelişmeler, Uludere'de meydana gelen olayın gerçek sebebinin gizlenmeye çalışıldığını ortaya koyuyor. Zira, aradan geçen zamana rağmen, bugüne kadar tatmin edici hiçbir açıklama yapılmadığı gibi, bir takım hain emellere alet edilmesinin önü de alınmıyor.

Tek bildiğimiz kasıt olmadığıdır

Bildiğimiz ve anladığımız tek şey olayda bir kasıt olmadığıdır. Elle tutulur tek açıklama Genelkurmay tarafından yapılmıştır. Bu açıklamanın satır araları işin aslının ne olduğuna dair önemli işaretler verirken, beraberinde cevap arayan bir çok soruyu da getiriyor. Bu sorulara cevap bulması gereken hükümetin tavrı ve değerlendirmeleri son derece yetersiz olduğu gibi, işi geçiştirmeye, üzerini örtmeye ve unutturmaya yöneliktir. Bu durum istismar kapılarını ardına kadar aralıyor ve ihanet güruhuna malzeme veriyor. Duymazdan gelerek, yok sayılarak gündemden düşürülmesi için özel gayret gösterilen bu sorular cevap bulmadıkça, ne olayın aslı aydınlanacaktır, ne de ihanet istismarlarına son verilecektir.

MHP liderinin değerlendirmeleri

MHP Grup toplantısında Genel Başkan Dr. Devlet Bahçeli çok çarpıcı değerlendirmeler yapmış ve Uludere olayı noktasına nasıl gelindiğini net biçimde ortaya koymuştur. Değerlendirme cevap arayan soruları da içine alıyor ve hükümetin bu olaya yol açan yetersizliklerine, büyük ve derin şüphelere, istismar ve ihanet gayretlerine özellikle dikkat çekiliyor. Haber sayfalarımızda ayrıntılı biçimde yer alan bu değerlendirmenin bazı bölümlerini değerli okuyucularımla p aylaşıyorum:

PKK'nın himayecileri

1- Artık Türkiye'de hiç kimsenin Irak'ın Kuzeyinden kaynaklı bir terör tehdidinin bulunmadığını söyleme imkânı kalmamıştır. Ve elbette ki yıllardan beri süregelen tanımıyla Irak'ın Kuzeyi Barzani ve Talabani tarafından yönetilmekte, PKK bunların koruyucu kanatları altında vahşi eylemlerini sürdürmektedir. Barzani ve Talabani PKK'nın yanında ve himaye edenleridir.

Küresel projeler

2- Kuşkusuz ki terörün aktif bir vasıtası olan terörist etkisiz hale ve saldırılarını yapamayacak bir duruma getirilmelidir. Askerimiz, polisimiz ve korucumuz bugüne kadar bu onurlu görevi kahramanca ve fedakârca yerine getirmiştir. Ancak terörü geri planda besleyen, eğiten, barındıran ve destekleyen mihrakların aynı başarıyla caydırıldığını kimse söyleyemeyecek ve iddia edemeyecektir. PKK terör örgütü, her dönemde kendisine destek çıkacak, yararlanacak, tetikçi olarak kullanacak yeni sahipler bulabilmiştir. Bugün artık Irak'tan Türkiye'ye ve Türk milletine yönelik düşmanca saldırıların arkasında küresel projelerin olduğunu bilmeyen ve anlamayan neredeyse kalmamıştır. Üstelik bu projeler bizzat Başbakanın taşeronluğu ile Okyanus ötesinden yönetilmektedir. PKK terör örgütünün arkasında Türkiye ve bölge üzerinde oynanan küresel projeler vardır. Ve ABD kendisinin Taliban'a, El Kaide'ye yaptığını, Türkiye'nin PKK'ya yapmasına rıza göstermemektedir. ABD'ye rağmen veya ABD'yi ikna ederek Kandil'e girilmesi ve konuşlanılması mutlak anlamda şarttır. Hükümet'e, Kandil'e bayrak dikilmesi yönündeki çağrımızın gerisinde bu bariz ve ikamesi olmayan tespit bulunmaktadır.

Kaçakçılar tuzağa mı çekildi?

3- Irak veya İran'a geçmek yada bu ülkelerden Türkiye'ye giriş yapmak için tek zorluk elbette fiziki arazi şartlarıdır. Özellikle terörle mücadelenin hız kazandığı yıllardan itibaren bir suç olan "kaçakçılık" faaliyetleri nedense göz ardı edilmiş ve gerekli önlemler alınmamıştır. Teröristlerin geçiş ve ilerleyiş güzergâhında kaçakçılıkla meşgul olanlar ya PKK provokasyonlarına, istihbarat yanıltmalarına alet edileceklerdir ve bu şekilde canlı hedef haline getirilerek isyan provalarına mazeret oluşturacaklardır. Ya da yasa dışı kaçakçılıkla hayatlarını sarp kayalıklarda ve dar geçitlerde heba edeceklerdir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harekât yaptığı alan meşru bir sınır kapısı veya gümrük noktası değil, teröristlerin sürekli sızıp kanlı eylemlerini yaptığı önemli bir tehdit bölgesidir. Üstelik bu alanda yerleşim yeri olmadığı gibi insan da yaşamamaktadır. Uludere sınır bölgesinde ölenler bu kadar büyük bir grup halinde PKK ile onun etkin olduğu alanda güven içinde kaçakçılık yapıyorlarsa; aklımıza iki husus gelecektir: Bunlar kendilerine dokunulmayacağını ihsas eden ya bir garanti almışlar, ya da terör örgütünün yeni bir oyunu dahilinde tuzağa çekilip öldürülme ihtimaliyle yüz yüze bırakılmışlardır.

Tehdit varsa gereği yapılır

4- Üç gün önce çatıştığı militanı beş gün sonra Habur'dan kahramanlar gibi karşılayan bir hükümet varlığının, terörle mücadele edenlerin mahkemelerde süründürüldüğü bir hukuk sürecinin ve teröristlerin başı ile müzakere yapan bir başbakanın bulunduğu yerde, terörle mücadele eden askerin, polisin ve korucunun ayakta durması ve inancını koruması bize göre imkansızdır. Karakollarımıza yönelik her saldırının akabinde, nereden elde edildiği, kimlerin servis yaptığı bilinmeyen doğru-yanlış muazzam bir karalama kampanyası elbette ki güvenlik güçlerini olumsuz etkileyecektir. Yüzde bir bile ihtimal olsa, sınırlarımızdan kanun dışı yollardan girenlerin bir tek Mehmetçiğe, bir tek vatandaşımıza zarar vereceği hesap ediliyorsa ve bu bir tehdit olarak görülüyorsa devlet derhal gereğini yapmalıdır ve bu son olayda da yapmıştır. Mehmetçiklerimizin, polislerimizin ve korucularımızın hayatı ihtimallere teslim edilemeyecek kadar kıymetli ve bizim için azizdir.

Güvenlik kuşağı oluşturulmalı

5- Israrla her defasında öne sürdüğümüz "Güvenlik Bölgesi" teklifimizin önemi bu son olayla birlikte bir kez daha ortaya çıkmıştır. Yıllardan beri yüzlerce Mehmetçiğimizin şehadetine ve yaralanmasına yol açan terör saldırılarının bir nedeni de zorlu coğrafya şartlarıdır. Irak'ın zaten insandan arındırılmış düz arazilerine kadar inilerek burada oluşturulacak bir tampon bölgesi terörü bitirmese bile hem azaltacak, hem de yaşadığımız bu olayın benzerlerini önleyecektir.Türkiye mutlaka kendisine avantaj sağlayacak arazi derinliğine sahip olacağı yerden itibaren derhal güvenlik kuşağı oluşturmalıdır. 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile