Asikurtlar©

Operasyonun asıl hedefi Zarrab değil

Operasyonun asıl hedefi Zarrab değil
25 Mart 2016 - 11:20 'de eklendi ve 6261 kez görüntülendi.

Yani… Mesele salt ayağıyla tıpış tıpış ABD’ye giden Reza Zarrab değildir. Dava siyasidir. Hedefi büyüktür. Asıl merakım: Sakın Savcı Bharara, 29 Mart 2016’da ABD’ye gidecek Erdoğan’ı tutuklamasın!?

Sizleri; suçlu değil, suç üzerinden tartışmaya davet ediyorum.
Reza Zarrab’ın ABD’de tutuklanması “bizim mahalle”de bayram havası estirdi.
Anlıyorum. Bunun nedeni, Türkiye’deki adaletsizliğe isyan.
Fakat bu duygusal tepki, hakikati gören bilincimizi esir almamalı.
Şunu demek istiyorum:
Reza Zarrab Türkiye’de -rüşvetler vs. dağıtarak- suç işlemiştir.
Peki, Reza Zarrab ABD’de tutuklanacak kadar bu ülkede ne suç işlemiştir?
Toplam 75 yıl hapis cezası istemiyle yargılanacak.
Suçu ne?..
İşin özünde; -yok karapara aklanmasıydı, yok hayali şirketler kurmasıydı gibi hukuki sebepler öne sürülse de, asıl neden siyasidir: ABD’nin İran’a uyguladığı ambargoyu delmektir!
Tartışmamız gereken bu değil midir?..
Davayı yürüten Hint asıllı Amerikalı savcı Preet Bharara’ya ülkemiz sosyal medyasından güzellemeler yapılıyor! İyi de şunu sorgulamamız gerekmiyor mu:
Savcı Bharara, ABD’nin emperyalist çıkarları için siyasi bir dava açmıyor mu?
Reza Zarrab’a tepkimiz nedeniyle bu çıplak gerçeği görmezlikten mi geleceğiz?
Birbirine karıştırmayınız:
Cemaat’in savcısı Celal Kara’nın -niyeti siyasi olsa da- Reza Zarrab hakkında hazırladığı dosyada gerçekler yazıyordu.
ABD’nin savcısı Preet Bharara’nın -niyeti hukuki olsa da- Reza Zarrab hakkında hazırladığı dosya tamamen siyasidir.
Evet, Reza Zerrab Türkiye’de suçludur.
ABD’de ne için suçludur; bunu tartışmamız gerekiyor.
İzin veriniz şu hatırlatmayı yapayım…

Haydutun suçu

Bir ülke düşünün… Ki adı, ABD’dir.
Kendini dünyanın sahibi sanıyor ve “haydutluk” yapıyor. Örneğin, çıkarına uymayan bir ülkeye zorla ambargo uygulatıyor. Belki unuttunuz, yazmalıyım:
ABD, petrol ve doğalgaz zengini İran’ı hep avucunda tutmak istedi.
– Muhammed Musaddık’ın başbakanlığı döneminde (1951-1953) İran petrolü millileştiriliyor ve hemen ardından bu ülkeye ambargo dayatılıyor! Ardından ABD destekli Ajax Operasyonu ile Musaddık devriliyor. Ambargo kalkıyor.
– İran İslam Devrimi oluyor; başta petrol olmak üzere ABD şirketleri kovuluyor; ambargo dayatılıyor! (Rehineler krizi bitip ambargonun kalkmasına rağmen, ABD el koyduğu İran’ın 12 milyar dolarını iade etmemesi “haydutluğuna” örnektir!)
– Irak Ordusu, İran’a saldırıyor; saldırıya uğrayan İran’a ambargo dayatılıyor. (Ambargoya rağmen ABD’nin, el altından İran’a silah satması (İrangate) ya da ABD Enerji Dairesi’nin gizlice İran’dan petrol alması gibi olaylara girmeyeyim!)
– İran; silah alımını ABD dışındaki ülkelerden yapıp, nükleer sanayi çalışmalarına başlayınca, İran-Libya Yaptırımlar Yasası (ILSA) olarak bilinen kararlar alarak -kimi Avrupa ülkeleri ve Japonya’nın muhalefetine rağmen- ambargoyu dayattı.
ABD, kimi zaman ambargoyu hafifletse de Ahmedinejat döneminde sıkılaştırdı.
İran, ambargoyu kaldırtmak için elinden geleni yaptı. Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nı nükleer faaliyetlerini incelemek için ülkeye davet etti. Tüm olumlu raporlara rağmen ABD geri adım atmadı. İran’ın nükleer faaliyetlerini içeren dosyayı BM Güvenlik Konseyi’ne götürdü. Tıpkı bir dönem Saddam döneminde Irak’a yaptırdığı gibi zorla BM’den ambargo kararı çıkarttı.
Detaya girmeyeyim…
2006’da İran Sadırat Bankası (sonra Tovsia-Sadırat Bankası), 2007’de İran Sepah Bankası ve 2011’de İran Merkez Bankası ambargo kapsamına alındı. Bazı İranlı iş adamlarının yurt dışındaki banka hesapları bloke edildi. İranlı bazı şirketlerin yurt dışı faaliyetleri durduruldu. Vs.
İşte…
Babek Zencaniler, Reza Zarrablar bu koşullarda ortaya çıktı…

Erdoğan ABD’ye gidecek mi

Hiç kafanız karışmasın:
Babek Zencani suçlu mu?
İran mahkemesi tarafından petrol satışından kazandığı parayı devlete 2.8 milyar dolar eksik teslim ettiği gerekçesiyle 6 Mart 2016’da idam cezasına çarptırıldı.
İran ambargoyu, -Babek Zencani, Reza Zarrab gibi kişilerle- örtülü faaliyetlerle delmek istedi. Ve; her yerde olduğu gibi kimileri sadece kendi cebine çalıştı. Babek bunlardan biriydi.
2008 yılında Türkiye’ye gelen Reza Zarrab hakkında İran’da açılmış soruşturma yok. Türkiye’de yargılandı ama siyasi iktidar/”yürütme” tarafından kurtuldu.
Ama ABD’de tutuklandı. Yanıtını aradığımız soru da budur; Reza Zarrab’ın ABD’deki suçu ne?
Bu dava siyasi dava ise hedefte kim var: İran mı?.. Yoksa Türkiye mi?..
ABD’nin İran’a uygulattığı ambargo 16 Ocak 2016 günü resmen kalktı. Yani ABD, İran ile anlaştı. Buna rağmen ABD’nin, “ambargoyu deldi” diye Reza Zarrab’ı tutuklaması size “tuhaf” gelmiyor mu? İşin içinde iş yok mu?
Washington’ın en güçlü lobi örgütlerinden İsrail yanlısı AIPAC, 47 ABD milletvekilinin desteğiyle Obama’ya gönderdikleri mektupta, “İran’a altın transferinde aktif olarak bulunan Halkbank’ın kara listeye alınmasını bekliyoruz” dediler.
Yani… Mesele salt ayağıyla tıpış tıpış ABD’ye giden Reza Zarrab değildir. Dava siyasidir. Hedefi büyüktür.
Asıl merakım:
Sakın Savcı Bharara, 29 Mart 2016’da ABD’ye gidecek Erdoğan’ı tutuklamasın!?
İngiliz polisi -Yargıç Baltasar Garzon’un isteğiyle-; hastalığı nedeniyle ülkelerine gelmiş -bir dönem kullandıkları- Şilili faşist diktatör Pinochet’i Londra’da tutuklayıp cezaevine koyuvermişti!
Öyle ya…
Emperyalistlerin siyasi desteklerine güven olmaz; gün gelir satıverirler…
Soner Yalçın

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER