SON DAKİKA

Önce yaktılar, şimdi ağlıyorlar

Bu haber 03 Eylül 2013 - 10:58 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Uluslar arası ilişkilerde tek ve değişmez kuralın menfaat olduğunu, Suriye’deki katliama ve Mısır’da gerçekleşen darbeye ABD ve AB ülkelerinin gösterdiği tavır yeniden hatırlatmıştır. Demokrasi, insan hakları, hukuk eğer menfaatle paralel gidiyorsa değerli ve önemlidir. Hatta vazgeçilmezdir. Aksi halde kağıt üzerinde kalmaktan ileri gidemez. Özellikle Ortadoğu bölgesi için bu hepten böyledir ki, BOP’un aslının ne olduğu, BOP’e hizmet edenlerin neye hizmet ettikleri Obama’nın tavrı, İngiltere ve Fransa’nın kıvırmasıyla daha da belirgin hale gelmiştir. Bu zalim düzene eşbaşkanlık edenlerin, içine düştükleri hazin durumu içimiz sızlayarak izliyoruz.

Üstlendiğiniz rolü nereye koyacağız?

BOP yolunda gidenlerin şimdi de, “kimin ne yaptığı, kimin nerede durduğu bizi ilgilendirmez, biz demokrasiden yanayız” kılıfına sarılması komediden öteye gitmiyor. Demokrasinin yanında olmak çok güzel de, üstlendiğiniz rolü, omuzlarınızdaki vebali nereye koyacağız? Mısır’ın bir iç savaşa sürüklenmesinde, Suriye’nin bataklığa dönüşmesinde herkesten önce nasıl koştuğunuzu bu millet bilmiyor mu zannediyorsunuz? Yaptıklarınızı, söylediklerinizi dünya fark etmedi mi, İslam alemi bizzat yaşamadı mı? Önce yıkacaksınız, sonra da dönüp ağlayacaksınız. Onun içindir ki, dünyada hiç kimse sizi ciddiye almıyor, hiç kimse sizin yanınızda olmuyor. Obama dalga geçiyor, İngiltere uzak duruyor, Fransa kıvırıyor, İsrail ise zil takmış oynuyor.

Nerede kaldı demokrasi?

Suriye ve Mısır’ın bu hallere düşmesinin sebebi BOP’un kanlı hesapları ve bu hesaplara hizmet edenlerdir. Şu rezilliğe bakınız ki, ahkam kesen, kahramanlığa soyunanlar bu gerçeği bir türlü akıllarına getirmiyorlar. Artık yalama olmuş bir bahane yeniden servis ederek sorumluluktan kurtulacaklarını düşünüyorlar. Buralarda diktatörlükler varmış, demokrasi getirilecekmiş. Irak için de aynı şeyi söylemişlerdi. Libya lime lime edilirken de aynı bahane ileri sürülmüştü. Mısır’da aynı oyun tezgahlanmış, Suriye’de aynı tiyatro oynanmıştı. Peki şimdi Obama’nın açıklamalarında, İngiltere’nin kararında, Fransa’nın kıvırmasında, İsrail’in sinsiliğinde demokrasi görebilen var mı? Daha önce sorduğumuz bir soruyu bir defa daha soralım: Demokrasi getirileceği ilan edilen hangi ülkede durum, diktatörler döneminden daha iyidir? Irak’da mı, Libya’da mı, Mısır’da mı, Suriye’de mi? Suudi Arabistan, Yemen, Katar, Ürdün ve diğer İslam ülkelerinde demokrasi mi var?

Müslümanı müslümana kardırıyorlar

Irak’da petrol vardı ve bunu riske atamazlardı. Geldiler müdahale ettiler, menfaati sağalama alacak bir düzen kurdular ve çekildiler. Suriye ve Mısır’da petrol yok. Onun için de uzaktan seyrediyorlar. Sinsi bir taktikle Müslümanı müslümana kırdırıp kendi işlerine bakıyorlar. Suriye’de kim neyin muhalifi, kim neyin taraftarı olduğunu bile bilmiyor. AKP’nin seçimleri ve siyaseti akan kanı daha da arttırmaktan, oluşan belirsizliği daha da derinleştirmekten ve yanı başımızda büyük ve derin bir bataklık oluşmasından başka bir sonuç doğurmuyor. Her zaman olduğu gibi bu bataklıktan hainler, katiller, millet ve ülke düşmanları faydalanıyor.

Kimyasal silahı bunlar sattı

Hiç kimsenin unutmaması gereken nokta şudur: Ortadoğu ve İslam dünyasının bugün yaşadığı belaların sorumlusu, bugün çözüm için ümit bağlanan güçlerdir. Suriye’ye kimyasal silahı bunlar satmıştır. Kitlesel ölümlere neden olan acımasız silahları rejim veya muhaliflerin kullanımına bunlar vermiştir. Mısır’daki askeri darbenin arkasında bunlar vardır. Bunu yapıyorlar, sonra da sözüm ona barış ve demokrasi getireceklerini bahane ederek bir defa daha gelip bombalıyor, kan akıtıyor, yakıp yıkıyorlar. Bu durum daha fazla devam edemez.

AKP’nin hesapları tutmadı

Gelinen noktada ABD’nin ve ortaklarının hiçbir risk almayacağı, bir müdahale olsa bile bunun çok sınırlı olacağı kesinleşmiştir. Her durumda belanın ortasında kalacak ülke Türkiye’dir. Bütün öngörüler, bütün hesaplar iflas etmiştir ve AKP bunun altında kalmıştır. Şimdi yeniden düşünmek ve artık BOP’un hesaplarına göre değil, Türkiye’nin menfaatlerine göre bir tavır almak gerekiyor. Bu tavrın esasını da bir tarafı destekleyip diğer tarafı karşımıza alarak çatışmayı ve bölünmeyi daha da derinleştirmek değil, bunları aynı masa etrafında toplayarak kanı bir an önce durdurmak oluşturuyor. Böyle bir tavrın dünyada da destek bulacağı ve daha etkili bir sonuç doğuracağı kesindir. İslam âleminin beklentisi de bu yöndedir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.