Asikurtlar©

Önce ülkem

Önce ülkem
17 Mayıs 2016 - 9:12 'de eklendi ve 4239 kez görüntülendi.

 

 

Vatanını seven, devletine bağlı, milletine saygılı, imanı tam, insaf ve vicdanı yerinde hiç kimsenin ülkenin bugünkü halinden memnun olması mümkün değildir. Türkiye, tarihinin en büyük ihanetlerini, hırsızlıklarını, yalanlarını ve buna bağlı olarak büyük ve derin bir yalnızlığı yaşamak zorunda bırakılmıştır. Vatanımız tehdit altındadır. Milli ve manevi değerler çökertilmiştir. Daha da vahim ve şaşırtıcı olanı, milletimizin derin bir sessizliğe gömülesi ve olanı biteni seyretmekle kalmayıp ülkeyi bu hale düşürenlere bir defa daha onay ve yetki vermiş olmasıdır.

AKP DERİNLİKLERİ NE DİYECEK?
Bu duruma çare olması gereken siyaset kurumu ciddi sancılar yaşıyor. İktidar partisi kurduğu bu yalan, talan ve ihanet düzenini ayakta tutabilmenin derdine düşmüş durumdadır. Seçimden yeni çıkmış ve tek başına iktidar onayı almış bir genel başkan görevini bırakmak zorunda kalmıştır. Yeni başbakanın kim olacağı kelimenin tam anlamıyla bir toto oyuna dönüşmüştür. Aslında bu sorunun cevabını bulmak için çok derin bilgilere, çok uzun analizlere gerek yoktur. Mesele ülkeyi düze çıkarmak değil, kurulan düzeni kesintisiz işletmektir. AKP’yi tanıyan, Davutoğlu’nun neden görevden alındığını biraz izleyen herkes, en uygun adayın Binali Yıldırım olduğunu biliyor. Bütün mesele herkesin bilip gördüğü bu karanlık düzene, AKP derinliklerinin ne diyeceği ve daha nereye kadar tahammül göstereceğidir. Parti içindeki menfaat ortaklığının ve bunun üzerinden kurulmuş olan dehşet dengesinin kuvvetli şekilde çatırdadığı ve her an bir çöküş veya bölünmenin gündeme gelebileceği bilinen bir gerçektir.

SÖZCÜ VE CUMHURİYET’İN MHP AŞKI!
Anamuhalefet partisi CHP’nin gün geçtikçe HDP çizgisine yaklaşması ve özellikle AKP’yi örnek alarak varlığını gerginlikler ve çatışma üzerinden sürdürmeye uğraşması ayrı bir vahamettir. Büyük bir dağınıklık, başıboşluk ve tutarsızlık var. Her kafadan bir ses çıkıyor. Ülkenin bu kadar yakıcı ve acil meselesi varken, özellikle Cumhurbaşkanı ile girilen polemiğin ağır hakaretlere dönüşmüş olması, talihsizliğin çok ötesindedir. Kaset salvolarından sonra meseleyi getirdi kan siyasetine bağladılar. Sanki akan kan yetmiyormuş gibi bir de tiyatrosunu oynuyorlar. Nitekim, Sözcü ve Cumhuriyet Gazeteleri gibi solun yayın organları CHP’den ümitlerini kesmiş olacaklar ki, MHP’yi muhalifler üzerinden CHP’lileştirmek için yanlarına paralelcileri de alarak bütün kadroları ile birlikte seferberlik başlattılar. Kan dili katillerin dahi MHP’ye genel başkan tayin etmeye kalkışması, muhalifler adına bir utanç vesilesidir. Başka hiçbir şey olmasa dahi, MHP üzerinde kimin ne hesabının olduğunu anlamak için bu güruhun yazdıkları ve söyledikleri fazlasıyla yeterli değil midir?

TARLADA KURULTAY
Her ne kadar bir operasyon girişimine maruz kalsa da, ülkenin gerçek meseleleriyle ilgilenen, siyaset ve çözüm üreten tek partisi MHP’dir. Bu hiçbir zaman değişmeyecektir. Olağanüstü kurultay çabaları art niyetlidir. Muhalif olarak ortaya çıkan ve şov yapanlarla ilgili daha önce sorduğumuz sorular, yaptığımız tespitler tam isabet sağlamıştır. Hiçbir cevap veremedikleri gibi, MHP üzerinde bir oyun oynandığı bütün ayrıntıları ile ortaya çıkmıştır. Aday olduğunu söyleyenler, tam da tahmin ettiğimiz gibi birbirlerine düşmüşlerdir ve ağır suçlamalarla karşılıkla atışmalara başlamaları an meselesidir. Özellikle paralel destekli olanların asıl hedefi bellidir. Eğer mümkün olursa MHP’yi ele geçirecekler, bu olmazsa sicillerine ve varlıklarına uygun olarak yeni bir manevra yapıp bir başka partiyle birleşecek veya yeni bir parti kuracaklardır. Şu anda yaptıkları bunun alt yapısını hazırlamaktır. Başka türlü tarlada kurultay yapmaya kalkışmanın makul ve mantıklı bir izahı nasıl yapılabilir?

ÖNCE ÜLKEM
Türkiye’nin acil biçimde asıl gündemine dönmesi gerekiyor. Her alanda kayıp veriyoruz ve acılar yaşıyoruz. Çözüm üretmesi gereken iktidar kendi derdine düşmüş durumdadır. Daha ne kadar bedel ödeyeceğimizi, yarın hangi belalara uyanacağımızı kimse bilmiyor. AB ile yine bir fiyasko yaşadık. 3 milyon Suriyeli ülkemizde ve toplumsal yapımız imdat sinayalleri veriyor. Uluslar arası alanda hiçbir saygınlığımızın kalmadığını içimiz sızlayarak izliyoruz. Bu belirsiz ortam, bu hazin gidişat daha fazla sürdürülemez. Ülke itibarı ve saygınlığı açısından da, varlığımızın ve birliğimizin devamı için de toparlanmak, silkinip kendimize dönmek şarttır. Sayın Bahçeli, bu acil durumu görmüş ve AKP’yi bir defa daha uyarmıştır. Bununla kalmamış ülkenin selameti için verilen fiili desteğin hukuki desteğe dönüşebileceğini de söyleyerek açık çek vermiştir. “Önce ülkem” demek içi boş bir laf değildir. İşte tam da bunun şartları oluşmuştur ve ülkenin varlığı ve birliği her şeyin önüne geçmiştir.

SON NOKTA
Diğer partiler kurultay da yapsalar, lider de değiştirseler zihniyet aynı olduğu için değişen bir şey olmayacaktır. Tek ve son ümit MHP’dir. Yargıtay kararının açıklanmasından sonra her şey daha da netleşecek ve Türk milliyetçileri üzerinde oynanan oyuna daha fazla uzatmadan bir son verilecektir. Sayın Genel Başkan Bahçeli, “Olağanüstü Kurultay bahanesiyle delegelerimizi toplayıp korsan gösteri ve yasa dışı eylem yapan malûm isimler haddi ve çizmeyi aşmıştır. Kara kalemli medya desteği, Panama merkezli tacirlerin tahrik ve desteği, okyanus ötesi komploları şehit yadigarı çatımızı çökertemeyecektir. El mi yaman, bey mi yaman herkes görecek, asaletimizden dolayı suskun kalışımızı yanlışa yoranlar yakında tel tel dağılıp gideceklerdir. Yargı kararını beklemek MHP’nin temel ilkelerindendir. Ve karar ne olursa olsun işte her şey asıl o zaman başlayacaktır” diyerek, son noktayı koymuştur.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER