SON DAKİKA

Önce “Teröre Müzahir” Dediler Sonra Özür Dilediler

Bu haber 03 Kasım 2013 - 10:12 'de eklendi ve 2 kez görüntülendi.

Fikri Atılbaz

1 Kasım Cuma günkü “Orduya Tercüman İstenirse Ne Olacak” başlıklı yazımda, Cizre’de meydana gelen bir erin bıçaklanması olayını da konu etmiş ve yazının bir yerinde şöyle demiştik; “Neymiş olay, terör çetesine müzahir olan bir partinin önünde meydana gelmiş. Bu “müzahir” partinin adını vermemişler. Sürece zarar vermekten korkuyorlar herhalde. Alt tarafı bir asker bıçaklanmış, büyütecek bir şey yok. Yeter ki teröristlere bir şey olmasın. Süreç sürsün. Herifçioğulları ana avrat sövsün, devleti tehdit etsin, aman yeter ki sürece bir şey olmasın. Bu nasıl bir anlayıştır? Nasıl bir zihniyettir? Türk askerinin elini kolunu bağlayarak ne elde edeceklerini sanıyorlar?”

Biz, askerin “müzahir” dedikleri partinin adını sürece zarar vermesin diye söylemediğini belirtmişken, bir gün sonra bunun çok daha büyüğü olmuş.

BDP’li Hasip Kaplan’ın, telefonu çalar, karşısındaki Genelkurmay Genel Sekreteri Tuğgeneral Metin Özbek. Genelkurmay devrimlere devam ediyor, internet sitesindeki açıklamaya yönelik Hasip Kaplan’ın, twitter’dan gösterdiği tepkiyi Genelkurmay Başkanlığı dikkate almış ve kendisini arayıp özür dilemiş, o cümlenin internetten kaldırıldığı bilgisini de Kaplan’a vermiş.

Eminim İmralı’daki konuk bebekkatili, zevkten dört köşe olmuş, bıyıklarını burkarken, karnını kaşıyarak kasım kasım kasılıyordur. ‘İşte bu’ diyordur, ‘işte bu’ ‘Yol bu yol, herkes hizaya gelsin’ Kandil’in baykuşları öterken, yılanlar çıyanlar dans etmektedir herhalde. Çalı diplerinde şırrr sesleri, belki havaya bile sıkmışlardır. Bayık zevkten bayılmış, Karayılan coşmuştur. Ankara’dan birilerinin de bu şahane ve duygu yüklü tablo karşısında gözleri dolmuş, sevinçten ağlıyorlardır..

Süreci sakatlamamak için herkesin, her kurumun üzerine düşeni yapmakta olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiştir. PKK’lılar ve müzahir parti mensupları bu “süreci sakatlama” işinden muaftırlar. Onlar istedikleri gibi konuşur, istedikleri gibi at oynatırlar. Söverler, kırıp dökebilirler. AKP hükümeti onları kendi haline bıraktı, onlar AKP’yi oynatmakta.

Anlamadığım nokta Genelkurmay ne söylemiştir de özür dilemek zorunda kalmıştır. Özür dilemesinin nedeni Kaplan’ın attığı şu tweet’miş; “Genelkurmay internet sitesinde, Cizre’de yaşandığı iddia edilen bir olayda pireyi deve eden ‘teröre müzahir’ açıklaması tam bir talihsizlik. Genelkurmay’ın dili, çözüm sürecine hizmet etmez. 460 subay ve generali cezaevinde olunca ‘teröre müzahir’ kavramını daha dikkatli kullanmalı.”

Hele bakın düştüğümüz hale. Bu neyin kafasıdır arkadaş. Adam sen teröre destek veriyorsun diyor, Genelkurmay bu sözü söyleyeni haklı bulup, yaptığı açıklamadan dolayı özür diliyor. İnternetten de kaldırdık diye bilgi veriyor. Vay memleketim vay… Birilerini memnun edecekler diye, devleti düşürdükleri duruma bakın.

Türk Milleti, Türk Silahlı Kuvvetlerinden haber ajanslığı yapmasını değil, bölücü terör çetesiyle mücadele etmesini bekliyor. BDP’liler bu açıklamadan niye alınmış anlamak mümkün değil. BDP’den HDP’ye geçen Sırrı Süreyya Önder Fox TV’de Fatih Portakal’ın programında, “PKK’nın tabanı 3 milyonu bulan bir sayıya ulaşmıştır. Dünyanın neresinde 3 milyon insanın inandığı, arkasından yürüdüğü bir kişiye terörist başı denilmiştir. Sayın Öcalan, milyonlarca Kürt’e yön verebilmesi bakımından bir terör örgütü lideri değildir. Bir hareketin başındaki kişidir.” diye konuşup, yalnız BDP’nin değil, HDP’nin de aynı görüşte olduğunu vurguluyor.

PKK’nın başı bebekkatili hakkındaki görüşleri böyle olan BDP, niye “teröre müzahir” kavramından rahatsızlık duymuştur? Aslında yapılan açıklama onları gururlandırmalıdır. Çünkü kendileri her fırsatta bebekatilini ve PKK’yı övmektedirler. Bence PKK’da BDP’den özür dilemesini istemelidir.

XXXXXXX

Değerli okurlar hiç istemediğim halde, baş tacı yaptığımız Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında eleştiri yüklü yazmak zorunda kalıyorum. Bu beni çok üzüyor. Ancak yapılanlar her Türk vatandaşı gibi benimde yüreğimi kanatıyor. İnanın Türk Milleti bu ve buna benzer olayları sağlıklı bir şekilde duysa, düştüğü duruma, yaşanılanlara ve yaşatanlara isyan eder. Her şey olup biter, birileri sessizliği oynarken, bunları yazıp dile getirerek, şu meşhur sözde, “Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” dendiği gibi, ne konuşan, ne de dilsiz şeytan olmak istemiyoruz.

Buradan yetkililere sesleniyorum; ne söyleyeceğinize, nasıl hitap edeceğinize dikkat edin. Ya sonradan özür dileyeceğiniz sözleri söylemeyin ya da söylediğinizin arkasında durun! Bu söylem ve davranış biçimi Mete Han’a dayandırılan Türk Ordusuna hiç yakışmıyor.

Sağlıcakla kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.