SON DAKİKA

BİR BEN KALSAM…

KÖŞE YAZILARI

“OMUZLAMIŞ BİR VATANI MEHMED’İM…”

Bu haber 15 Şubat 2018 - 20:03 'de eklendi ve 3.291 kez görüntülendi.

24 Mayıs 1993

Yer Elazığ-Bingöl karayolu, Bilaloğlu mevkii

Yolda bir otobüs, otobüste 50 vatan evladı. 50 yiğit, 50 asker, 50 ana, 50 baba, 50 yar..

Şoför koltuğunda bir hain. 4 saatte 3 kez mola vermişti otobüs. Dördüncü kez durduğunda ‘’lastik patladı’’ dedi ama krikoya dokunmadan otobüsün altına girdi. Bir şeyler konuşuyordu ve muhtemelen elinde telsiz vardı. Tekrar yola çıktılar ve biraz sonra son kez durdular. Otobüsün kapısı açıldı ve içeriye Parmaksız Zeki olarak bilinen, asıl adı Şemdin Sakık olan, tek işi ekmek yediği kaba pislemek olan o köpek girdi. 50 askeri otobüsten indirip tek sıra halinde dizdiler.

İhanetin gayrı resmi çocukları, önce Doğulu ve Batılı olarak iki guruba böldü yiğitleri. Sonra batıdan gelen 34 askeri ayırıp esir aldılar. ‘’Ben o gün orada değildim’’ diyen Sakık askerlerin sözde eğitim kampına götürülmesini emretti itlerine.

34 asker, 3 gün boyunca yalın ayak ve aç susuz bir şekilde dağlarda yürütüldü.  300 terörist eşlik etti onlara. Köylerde nöbet değişimi yaparak eşlik ettiler ki Türk’ün aklına yenilmesinler.

Her biri bu vatanın öz evladı, her biri ihanetin kurbanı, her biri koca bir sevda. Bir gece yarısı saat 03:00 ü gösterirken yeniden dizdiler yiğitleri, sıra dağlar misali. Kolkola girdi Mehmetler. Kolkola girip bir Mehmet oldu Mehmetler. 34 yiğit helalleştiler birbirleri ile. Gözlerinde vatan aşkı, elleri silahsız, yürekleri çifte su verilmiş Ötüken çeliği. Korkakça karşılarında titreyen 300 namerde inat, mertçe bakan 34 yiğit.

Dilleri şehadet getirirken, kimi son kez yârini getirdi gözünün önüne, kimi anasını, kimi atasını. Sonra hepsinden aynı ses çıktı aynı anda, aynı tonda tek ölümsüz cümle. O cümle ile sarsıldı toprak, şahlandı ırmak, daha gür dalgalandı bayrak.

Sonsuzluğun sahibi vaadetti ya Kuran’da, kıyamete dek dalgalanacak o sancak.

Bedrin aslanı idi her biri şimdi, gözünün gördüğü hiçbir şeyden korkmayan Hamza.

Demir dağlara kafa tutanların nesli, öldü denilirken yeniden dirilen Bozkurtların nesli.

Değil mi ki kıyamete kadar dalgalanacak o sancak,

Değil mi ki yeniden cennette doğacak,

Değil mi ki Rasul’ün övdüğü Mehmet’tir her biri,

İnleyecek elbet dağlar ve denizler

İnleyecek elbet beşikteki bebeklerin bile yürekleri AŞK ile.

Çünkü AŞK ile haykırdı o gece Mehmet’im, gül bahçesine girer gibi giderken ölüme;

   VATAN SAĞ OLSUN !

Diye.

O gece 1570 mermi sıktı hain eller. Biliyorlar Türk’ün öldükçe dirildiğini, biliyorlar ölümsüzlüğünü, bildikçe de sıkıyorlardı namertçe. Onlar yağmur gibi yağdırdıkça mermileri, Mehmet’im ölümü korkutuyordu mertçe. Her Mehmet’e 47 kurşun düştü, her kurşun bir Mehmet doğurdu o gece. Vatan binlerce kez sağolsun diye, BİN yıl sonraki torunlarına tebessüm etti 34 yiğit mertçe.

25 yıl önce bu otobüste Şehadete yürüyenlerden biri idi Mehmet Tura. O Adının hakkını verip hakka yürürken erkekçe, 25 yıl sonra ihanetin gayrı meşru çocuklarından biri yine bir otobüste namertçe salyalarını akıttı Mehmet’in annesine.

” sana o kartı veren devletin Allah belasını versin. Oğlun şehit olduysa oldu. Ben ne yapayım” dedi arsızca. O an pişman oldu belki de Zübeyde anne,  o mübarek oğlunu böyle bir densizin karşısında anıp “Ben bu vatana evladımı Şehit verdim” dediği için. Sahi o ağzından salyalar akan namerde fazla değil miydi o koskoca cümle?

Mesele 2,5 liralık yol parasıydı ve bu ülkede devlet Şehit analarına olan minnetini bazı noktalarda onlara kolaylık sağlayarak sunmaya çalışır oysa.

Yıl 2018

  Yer Adana

Memleketim olunca utanıyorum bu olayı  yazmaya. Ama ihanetin artıkları artık şehirlerde. Kimi öğretmen olarak indi, kimi şöför işte böyle.

   MEHMED’İM AFFET BİZİ SEN DE.

   NE OLUR HAKKINI HELAL ET BİZE.

…………

TEŞEKKÜR

Adana Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Sözlü beyefendi, olayı duyar duymaz müdahil olmuş ve gereken işlemlerin yapılması noktasında üzerine düşeni yapmıştır.  Sonrasında gerçekleştirdiği basın açıklamasına, Şehit Mehmet Tura’ nın annesini de davet ederek tüm Adana adına ondan özür dileyip mübarek elini öpmüştür.

Bizlerin sesi olan sayın başkana sonsuz şükranlarımla..

 

Rabia Karaca

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.