Asikurtlar©

ÖLDÜREN ROMANTİZM

ÖLDÜREN ROMANTİZM
22 Ocak 2016 - 1:23 'de eklendi ve 4720 kez görüntülendi.

 

 

 

AKP çözüm sürecinde, PKK ile flört ederken, romantizmin dozunu kaçırınca olanlar oldu. Mardin’in Dargeçit ve Nusaybin ilçeleri,  Şırnak’ın Cizre, Silopi ve idil ilçeleri ve BOP sayesinde dünya yıldızı  olacak denilen Diyarbakır’ın  şehir çatışmaları ile  dünyanın en tehlikeli şehirleri arasına girmesi, gayrimeşru bu hamileliğin sonuçlarıdır.

 

2013 yılının Ocak ayında, İmralı cezaevinde Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeyle başlayan ve 2015 yılının temmuz ayına kadar devam eden süreçte  ülkeyi yönetenlerin ”aman çözüm sürecine bir halel gelmesin  diyerek”  sayıları 1700 lere kadar düşmüş,  eylem kabiliyetini büyük ölçüde kaybetmiş ve dağdaki ininden burnunun ucunu bile çıkarmaya cesaret edemeyen terör örgütünün;  propaganda ve eleman kazandırma faaliyetlerine  göz yumması ve şehir merkezlerinde  alan açmasıyla, terör örgütü  şehirlerin derinliklerine kadar nüfuz ederek,  yaklaşık 25 bin kişilik silahlı bir güç haline gelmiştir.

 

Sonuç mu?

 

Yüzlerce şehit, harabeye dönen şehirler, yerlerinden yurtlarından olan insanlar, kapanan okullar ve okulsuz kalan öğrencilerden oluşan  korkunç bir tablo.

 

Hayatın en basit ve en temel kuralı ”Yolu nereye açarsanız oraya gider”

 

Dün, HDP’lilerin  Öcalan ile yaptığı görüşmelerin tutanaklarının yayınlandığı ”İmralı Notları”adlı kitap ortaya çıktı.  Anlaşıldığı kadarıyla  ”Bu kadar da olmaz diyebileceğimiz ne varsa” bu kitapta  görmek mümkün

 

Mesela,

 

Abdullah Öcalan’ın Kamu güvenliği Müsteşarının yanında  “Çok romantik bir başbakanla karşı karşıyayız. Yeterince deneyimi yok ve yüzeysel yaklaşma durumu var.  KGM’nın burada olması benim için de önemlidir. Demokratik özerklik nedir, açıklayacağız. Kamu güvenliğini açıklığa kavuşturacağız. Yerel özerklik, güvenlik nedir, bu konularda kavram ve kuram açıklığına ihtiyaç var. Kürt reformasyonu, demokratikleşme, yerel demokrasi, belediyeler, seçim, tüm bunları burada kavram ve kuram düzeyinde ele alacağız” sözleri ile adeta Türkiye Cumhuriyetine karşı  inisiyatifi eline almış gibi konuşmasına karşın müsteşarın sessiz kalması,

 

Yada

 

Öcalan’ın “Bunu başbakana ve Yalçın’a anlatın. Davutoğlu, tarihi bilmiyor, Yalçın da bilmiyor. Yüzeysel hatta çıkar temelli yaklaşıyor” diyerek Türkiye Cumhuriyeti başbakanı hafife alması ve başbakan yardımcısına ön adıyla hitap etmesi,

 

Veya

 

Öcalan’ın, AKP verdiğim ödevi iyi yapmıyor dercesine, hükümetin atması gerektiği adımları atmadığını söylemesi üzerine Müsteşar Muhammed Dervişoğlu’nun “Tüm bu değerlendirmelerinizde olumlu yapılmış olan hiçbir şeyden bahsetmiyorsunuz. Bir Öcalan imajı adeta yeniden oluştu. Daha önceki değerlendirmelerden çok farklı olarak burada yürütülen çalışmalarla bugün kamuoyu sizi çok farklı değerlendiriyor.”  Sözleri ile adeta;  hizmet ettiği bir büyüğünden beklediği takdiri göremeyen birinin sitem etmesi  gibi,

 

Evet anlaşıldığı üzere, kitapta bunlar ve bunlar gibi ”pes artık” türünden daha birçok şey var. Fakat kitapla ilgili kendisine soru soran gazetecilere Başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın,  konuyu yalanlama  yada Türk milletini rahatlatacak bir açıklama yapmak yerine,  panik halinden midir bilinmez, durumu kurtarmak için ”Yürekleri varsa Öcalan’ın, kendilerine söylediği ne kadar çapsız, ne kadar beceriksiz olduğuna dair sözlerini de anlatsınlar” diyerek terörist başından şefaat beklemesi, kitapta yazılanları biranda gölgede bıraktı. Anlıyoruz ki; ülkeyi yönetenler maalesef yeterince soğukkanlı olmadıkları gibi, sanki bütün bu olup bitenlere rağmen hala durumun da tam olarak farkında değiller.

 

Yada, çözüm sürecinde yapılanların konuşulanların henüz ucunun görünmesi bile birilerini panikletmeye mi  yetti?

[divide icon=”circle” color=”#”]

Sebep ne olursa olsun, bu açıklamalar, şehitlerimizin ruhunu sızlatacaktır.

[divide icon=”circle” color=”#”]

Allah ülkemizi korusun, güvenlik güçlerimizin yardımcısı olsun

Şahap Özdemir

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER