SON DAKİKA

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

Öksüz oğlan Türkiye

Bu haber 14 Haziran 2014 - 13:27 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Eskiden, “sahipsiz ve güçsüz insan”lara öksüz oğlan deniliyordu. Günümüzde bu biraz değişti ve şamar oğlanı oldu. “Şöyle büyüdük, böyle geliştik!” palavraları arasında Türkiye; bugün öksüz oğlan haline getirildi.

Önce ABD askerleri attılar şamarı.

Irak’ta, Süleymaniye şehrindeki özel kuvvetler ofisimizi bastılar. Askerleri kelepçeleyip başlarına çuval geçirerek tutukladılar.

Başımızda AKP vardı. Muhalefet bu aşağılama karşısında feryat etti. Amerika’ya “nota” verilmesini istedi. Başbakan’ımız; “Ne notası, müzik notası mı?” diye alaylı bir cevap verdi. Yani Türkiye’nin başına geçirilen çuvalı, o ülkeyi yöneten hükümet gayet normal kabul etmişti.

Aradan yıllar geçti… Bu kez de Müslümancılık oynayan terör örgütü IŞİD bastı.

Yine Irak’ta…

Bizim özel eğitimli polisimiz silahını bu serseriler topluluğuna teslim etti. Ellerini uzatıp kelepçelenmeye razı oldu. Çünkü Ankara’daki iktidar böyle istemişti.

Direnmeyin, esir olun… Anlamı buydu hükümetin tavrının.

MEZHEPÇİLİK YAKIYOR

İkide bir konuşuyorlar televizyonlarda “Bu IŞİD nereden çıktı?” diyerek… Masal anlatıyorlar.

IŞİD’in çalışacağı ortamı Amerika hazırladı. Irak’ta devleti yıktı; ortalığı terör eylemlerine uygun hale getirdi.

Yetmedi peşinden Suriye devletine karşı saldırı başlatıldı. Başı derdine düşen Beşşar Esad, güçlerini güneye doğru çekti; kuzey taraf teröristlerin cirit attığı bir alan haline geldi.

Ve Türkiye, bunlara yağdırdı:

Kurşun, bomba, yiyecek, ilaç…

Ve dünyanın diğer yerlerinden derlenen katil militanlar Türkiye’den oraya geçtiler.

Neden geliyorlardı biliyor musunuz?

Irak ve Suriye’deki Alevileri katletmek için…

Şeklen Amerika ile savaşacaklardı ama tek hedefleri vardı Alevi Müslümanları yok etmek…

Bu amaçla Suriye’deki Alevileri testerelerle kestiler; kalplerini elleriyle söküp çiğ çiğ yediler…

Şoförlere mezheplerini sorup eğer Şii olduklarını öğrenirlerse anında kafalarına kurşun sıktılar…

Bütün bunlar dünyanın gözü önünde oldu…

IŞID, mezhepçilik yaparak, yani Sünni İslam ideolojini kullanarak şiddet üretti. Sünni oldukları için de bunların cinayetleri görmezden gelindi. Hatta, tam aksine propagandalar yapıldı. Türkiye’de televizyonlarda, gazetelerde, Irak hükümetinin Şii olduğunu, Sünnileri ezdiğini söylediler, yazdılar; IŞİD terörünü mazur ve normal gösterdiler.

AKP hükümeti de bu havayı el altından destekledi.

Ortadoğu’ya demokrasi getirmek adı altında terör getirdiler… Arap baharı büyüdü, gelişti ve IŞİD adlı nur topu bir çocuk doğurdu.

Bu örgütün güçlenmesinde birinci yardımcı, Türkiye oldu.

Dikkat edin; bizim hükümet hem Irak’la hem Suriye ile kavgalı.

Yine dikkat edin: Bu IŞİD de Suriye ve Irak hükümetleri ile savaşıyor. Yani Türkiye ile IŞİD aynı cephedeler… En azından görüntü budur.

DİN ÜZERİNDEN DEMOKRASİ KURULMAZ

İslam dünyasında din temelli bir demokrasi inşa etmeye kalkışan Amerika ve onun sivri akıllı stratejistleri sonunda çuvalladılar. Ilımlı İslam modeli diye bir modelin olamayacağını anladılar. Çünkü; din demeli oluşumlar hızla radikalleşip sertleşiyorlar ve kanlı terör örgütlerine dönüşüyorlar.

Zaten dünyada demokrasiler; dinsel örgütlenmelere ve ideolojilere karşı mücadele edilerek geliştirilmedi mi? Hal böyle iken ABD;Müslüman dünyasını dinci bir toplum halinde tutmaya kalkışarak gerçeğe ters davrandı ve duvara tosladı.

Türkiye’ye gelecek olursak…

“Yeni Türkiye” sloganları atarak ülkemizi mezhepçi bir çizgiye getiren AKP hükümetleri; ateşle oynamıştır… Bu Sünniseverlik yüzünden İslamcı terör örgütleri desteklenmiş, uluslar arası aktör haline gelmelerinin önü açılmıştır.

İç politikada oy devşirmek adına yürütülen bu mezhepçi politika nihayet dönmüş, AKP iktidarını da vurmuştur.

Musul’daki konsolosluğumuzun basılması Reyhanlı’nın bombalanmasının bir devamıdır.

Halbuki:

Bu iktidar değil miydi; Irak’ta terör eylemleri düzenlemekten mahkum edilen Tarık el Haşimi’yi Sünni olduğu için ülkemizde ağırlayıp koruyan?

Bu iktidarın başbakanı değil miydi Reyhanlı IŞİD’ciler tarafından bombalandığında bunu saptırarak CHP’yi ve Suriye hükümetini suçlayan?

Bu hükümet değil midir IŞİD’ciler ülkemize girip Niğde’de bir polisle bir askeri öldürdüğü halde bunu gözden saklayan? Ne oldu onlar?

IŞİD Süleyman Şah mezarlığını kuşattığında sesini kısan ve onların sırtını sıvazlayan bu hükümet değil midir?

Sınırlarda kamp kurarak teröristleri eğiten; muhalefet milletvekillerinin bu kamplara girmesini bile engelleyen bu iktidar değil midir?

Peki çözüm nedir?

Cevap çok kısa ve çok açıktır:

Başbakan Erdoğan Sünniciliği bırakacak; etnik siyasete karşı da mesafe koyacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar; laiklik ilkesini; toplumun din veya etnik kimlik üzerinden ayrıştırılmasını önlemek için getirdiler. Bu işi dinsizlik gibi gösteren gericiler; laikliğin ahmak karşıtları ile birleşerek Ortadoğu’yu kan ve ateşe boğdular.

Ey oy uğruna milletlerin kaderiyle oynayan mezhepçi siyasetçiler! Yanlışı bir yere kadar doğru gösterebilirsiniz. Sonra o yılan gelir sizi de sokar.

Rıza Zelyut

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.