SON DAKİKA

DAVUTOĞLU HORTLADI

Gündem Yazıları

Harcatan Harcanır!

Gündem Yazıları

KOMEDİ DANS ÜÇLÜSÜ

Gündem Yazıları

O VAKİT, KIYAMET VAKTİDİR

Bu haber 11 Haziran 2017 - 12:25 'de eklendi ve 5 kez görüntülendi.

Katar olayı Ortadoğu’daki gelişmelerin ne tuzu ne de biberi!
Sadece bundan sonraki muhtemel gelişmelerle ilgili ipuçlarından biri olabilir.
Tıpkı, yıllar önce Saddamlı Irak’ın Kuveyt’i işgale kalkışması gibi!..
Irak’a uygulanan 36. Paralel ve Çekiç Güç örneklerini unutmak, bu günü anlamaya engel teşkil eder.
O meşhur 1991 yılından 12 yıl sonra, dünya ABD’nin uydurma bir bahane ile Irak’ı nasıl işgal ettiğini seyretti.
Kimi memnuniyetle, kimi şaşkın, kimi çaresiz!
Dönemin ABD Başkanı Bush’un yeni bir haçlı seferi başlattıklarını ifade ettiği günü de, o ifadeleri unutmak da gafletin ötesinde bir tanım gerektirmez mi?
Irak, sadece siyasi coğrafya olarak değil, Irak vatandaşlığı bakımından da parça parça bölündü.
Şimdi birbirinin canını alan, kanını döken bir duruma geldiler.
Ne için? Zengin kaynakları Müslümanlara değil, haçlı batı ülkelerine zenginlik versin diye!
İşte bunun için önce Irak hedef alındı!..
Sonra, “Arap Baharı” kandırmacasıyla Mısır, Libya, Suriye…
Bu süreçte Türkiye hep okşandı, taltif edildi.
Bazen “Model Ülke” oldu bazen de “Stratejik Ortak!”
Ne zaman iş Suriye bataklığından patinaj yapmaya başladı; o zaman ABD ve AB, yani küresel haçlı emperyalizmi Türkiye’ye gerçek yüzünü gösterdi.
Otuz üç yıldır PKK’yı gizli gizli destekleyenler, bu katillere kucak açıp, el altından onlara her türlü imkânı verenler, desteklerini alenileştirmeye başladılar.
Türkiye, hem ABD ve AB ülkeleri ile hem Rusya ve İran ile hem de Ortadoğu ülkelerinin neredeyse tamamı ile problemli hale getirildi.
Rusya ile uçak düşürme krizi, ABD ile PYD/YPG ve FETÖ krizi, İran ile Suriye krizi, Irak, Suriye, Mısır krizleri Türkiye’yi krizlerin tam ortasına doğru kaydırmaya başladı.
Müslüman Kardeşler meselesi, mezhepçi ve ümmetçi politikalar, bu süreçte Türkiye’yi zora sokan hususlar olmuştur.
Ama daha da önemlisi ABD’nin bölgede adam akıllı bir harita değişikliğini amaçlamasıdır.
AKP iktidarının ilk aylarında Irak’ın işgali yaşanmıştır, doğrudur.
Ama ABD’nin desteği ile İslam ülkelerine demokrasi geleceği, ılımlı İslam düşüncesinin hâkim olacağı tezine hizmet etmek aslında ABD’nin Ortadoğu’yu bütün enerji kuyuları ile yutmak hamlesine katkı koymak haline dönüşmüştür…
Suudi Arabistan’da oyun kılıçla oynanmıştır.
Otuz üç yıldır PKK ile mücadele veren Türkiye artık hedefteki ülkedir!
Tıpkı İran gibi, Azerbaycan gibi ve diğer Türk ve Müslüman devletleri gibi.
NATO ülkesi olmasına rağmen Türkiye’ye karşı PKK/YPG/FETÖ ve IŞİD gibi terörist yapıların aleni olarak desteklenmesinin başka izahı var mıdır?
Rakka operasyonu PYD/YPG’ ye verilen ağır silah yardımının bir bahanesidir.
İngiltere’de gerçekleştirilen terör saldırıları, İran’da 16 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısı ve KATAR’a yönelik Suudi liderliğindeki izolasyon tavrı düğmeye basıldığının bariz işaretleridir.
Bu köşemizde son dört-beş yıldır her fırsatta değindik. Asya orijinli bir 3. Dünya savaşının işaret fişeği atılmış, ilk kıvılcım çakılmıştır.
Bu savaş Türk- İslam bölgesinde kurgulanmıştır. Ateşi öncelikle Müslüman Türk’ü, beraberinde de İslam âlemini yakıp, yok etmek amacı için hazırlanmıştır.
Türkiye, iktidarı ve muhalefeti ile en yüksek seviyede milli çıkarlar ekseninde bir ve beraber olmalıdır.
PKK’lı kurşunlar askerlerimizi şahit ederken, hayatının ve mesleğinin baharındaki canımız, Aybüke öğretmenimizi hayattan koparırken, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun böyle bir dönemde, PKK’nın, sözde siyasi uzantısı HDP’ de ne işi vardır. O katil sürüsünün Ankara bibloları(!) ile Türkiye’nin hangi meselesini konuşmaktadır?
HDP ile samimi ve sıcak temas kuran Kılıçdaroğlu’nun, acı haberin duyulmasından sonra yaptığı “Çiçeği burnundaki öğretmenimizi aramızdan ayıran teröre lanet olsun” açıklamasının ne anlamı ne de samimiyeti söz konusu olabilir mi?
Ya Şırnak’ta, Batman’da, Van’da teröre darbe üstüne darbe indirirken şahadet şerbetini içen MEHMET’lerimiz, onların geriye bıraktıkları acılar, o acılarla kavrulan ANA yürekler, BABA yürekler, ÇOCUK yürekler, EŞ yürekler, NİŞANLI yürekler, GARDAŞ yürekler?!.
O yüreklerin sahiplerinin yüzüne nasıl bakacaksınız?..
Diğer yandan da AKP iktidarının FETÖ ile mücadelede son zamanlardaki zafiyetleri ve giderek inandırıcılığını kaybetmesi gerçeği üzerinde durmak gerekir.
Her iki damadın da tutuklandıktan hemen sonra, yani emsallerine göre yıldırım hızıyla salıverilmeleri salim akılları iyice karıştırmıştır.
Akıllara “AKP, parti içi barışı sağlamak uğruna FETÖ’ nün siyasi ayağına basmaktan vaz mı geçiyor?” sorusunu getirmektedir.
İktidara çağrımız, asla böyle bir yanlışa düşmemesi şeklindedir!
İktidarın ve ana muhalefetin böylesi yanlış tavırları milletimizin milli direncinde kırılmalara yol açabileceği için oldukça tehlikelidir.
Çünkü 3. Dünya savaşı eşiğindeyken,Türkiye, mutlaka ve öncelikle PKK ve FETÖ terör örgütleriyle mücadelede netice almalı ve daha büyük bir yangın tehlikesine yönelik top yekûn hazırlık dönemine geçiş yapmalıdır.
Asya’daki Türkler ve Müslümanların canı ve kanı üzerinden haçlı batı dünyasının huzur ve refahını planlayan Vahşi Batı’nın bu kanlı planı nasıl bozulacaktır?
Bu plan boşa çıkarılmadan Türk-İslam âlemine huzur yoktur.
Hiç kimse unutmasın ki, Türkler yanarsa dünya küle döner.
O vakit, kıyamet vaktidir!..

 
Mazhar Gündoğ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.