Asikurtlar©

“O Kaç-ak Sarayın Maliyeti 20 Milyar TL’yi Aşar”

“O Kaç-ak Sarayın Maliyeti 20 Milyar TL’yi Aşar”
17 Mayıs 2015 - 8:01 'de eklendi ve 4611 kez görüntülendi.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan Ak Saray hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu…

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, sarayın maliyetini ortaya çıkardıkları için ölüm tehditleri aldığını söyledi ve ekledi: Bize sökmez…

“KAÇ- AK SARAY AÇIKLAMALARI NEDENİYLE TEHDİTLER ALIYORUM”

Karşı Gazete’ye, Kaç-Ak Saray mücadelesi nedeniyle tehditler aldığını açıklayan Candan, sarayın planını çizen meslektaşlarının da Mimarlar Odası Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini söyledi. Saray’la ilgiyi bilgiyi nasıl topladıklarını anlattı…

İşte tarihe not niteliğindeki o röportajdan öne çıkanlar…

“Konuşmayacaksak, söylemeyeceksek böyle bir örgütte Başkan ya da Yönetim Kurulu Üyesi olmayacaksanız. Başkaları konuşmuyor diye biz de konuşmayacak değiliz. Baskı var, el altından tehdit var. Ama biz haklıyız ve tehditlere boyun eğmeyeceğiz.

… AOÇ, Kaçak Saray yapılsın diye bağışlanmadı. Orası kamusal alan, yöneticiler orayı hukuka rağmen gasp ederse, mimarların görevi de kamusal alanların halk tarafından kullanılmasını sağlamak için mücadele etmektir. Biz de onu yapıyoruz. Dava açmışız, mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermiş. Artık orada bir çivi bile çakamazsınız demek bu.

“TEHDİT DE ALIYORUZ…”

Zaman zaman üstü kapalı tehditler geliyor… ‘Ayağınızı denk alın’ diye… Ama tehditlere boyun eğmiyoruz, çünkü biz haklıyız… Elimizde mahkeme kararımız var. Atatürk’ün vasiyeti var. Birinci derece doğal sit alanında, bir çivi çakılmaması gereken yere 450 milyonluk bina çaktılar! Bunu yapmayacaklardı.

“ANNEM BENİ KORUSUN DİYE HER KIYAFETİME NAZAR BONCUĞU TAKIYOR”

Annem kendince önlemlerini alıyor. Her kıyafetimin bir köşesinde mutlaka nazar boncuğu takıyor, onların beni koruduğuna inanıyor. Ben de üzerimden çıkartmıyorum. Her telefon konuşmamızda beni Allah’a emanet ediyor. ‘Allah yolunu açık etsin’ diyor. Anne duası almak önemli. Sonuçta din kimsenin tekelinde değil.

“ÖYLE TEHDİT, BASKI FALAN BİZE SÖKMEZ!”

… Öyle tehdit baskı falan bize sökmez. Biz meşru bir zeminde hukuk mücadelesi veriyoruz. Ne kadar çok üstümüze gelirlerse o kadar çok ses çıkartırız. Bir adım bile geri adım atmayız. Herkes bu ülkede hukuka uyacak.

“BU ARALAR GÖKÇEK’İ GÖREVLENDİRDİLER…”

Bu aralar Melih Gökçek’i görevlendirdiler herhalde, hakkımızda sürekli suç duyurusunda bulunup duruyor. O da sökmez bize… O zaten bu kenti yönetemiyor, 22 yıldır bir metre metro yapamadı, elinden aldılar metroyu. Bilimin ve aklın gücüyle hareket ediyoruz, bilimin ve aklın gücünü kimse sindiremez.

“HİÇBİR İDDİAMIZI YALANLAYAMADILAR”

Aldığımız bilimsel eğitimin gereği Kaçak Saray ‘da yerin üstünde 2 bin oda var diyoruz. Çıksınlar ‘2000 oda yok’ desinler, diyemezler. Derlerse projeleri çıkartacaklar birlikte sayacağız. O bardaklar bin lira değil desinler, derlerse faturaları çıkartacaklar, markayı bileceğiz, biz araştıracağız. Belgelerini göstersinler. İnşaatın kabası, içi, dışı, mobilyası maliyetleri görelim.

“O KAÇ-AK SARAYIN MALİYETİ 20 MİLYAR TL’Yİ AŞAR”

Biz bu işin eğitimini aldık, kaç metrekare, hangi malzeme kaç lira, hepsini biliyoruz.O kaçak sarayın maliyeti toplam 20 milyar TL’yi. Yani eski para 20 katrilyonu aşar!

“KAÇ-AK SARAY ÇOCUKLARIN DİLİNE DÜŞTÜ, BİZ KAZANDIK!”

Hükümetin herhalde savunmaya geçemediği tek alan bu. Çünkü bu mücadele tarzını beklemiyorlardı. Polisini, TOMA’sını insanların üzerine göndererek baskıyla mücadeleye alışılmış. Ama biz aklın, bilimin, mizahın gücünü kullanıyoruz. Bu süreçten anlamayan insanlar bununla mücadele edemez.

Onların hiç aklına gelmemiştir oradaki bardağın bir muhalefet malzemesi haline geleceği… Kullanılan altın değerinde ağacın toplumsal muhalefetin bir parçası olacağı… Biz teknik bilgimizi topluma anlatacak yöntemi bulduk.

İDEOLOJİ VE MEKAN İLİŞKİSİNİ SARAY’DA DA GÖRÜYORUZ…

Bu iktidar sürekli önce mekanı yapıyor, sonra içeriğini değiştiriyor. Okulların önce cephesini değiştirdi, medrese kılıklı yaptı sonra içindeki eğitimi…

Adalet saraylarının önce şeklini sonra adaletin işleyişini değiştirdi. Hükümet konaklarının önce şekli değişti sonra il özel idareleri değişti…

Mekanlar ile sistem değişikliği paralel gidiyor. Kaç-Ak Saray da, Cumhuriyet’e karşı bir rejim hareketinin mekansal karşılığı olarak inşa edildi. Ama her şey açığa çıktı. ‘Kral çıplak, saray kaçak’ diyoruz biz. Lüks şatafat, hukuksuzluk, her şey ortada…

“KAPİTALİZMİN FITRATI, KAÇ-AK SARAYI SAKLAYAMADI”

Bilgi evrende dolaşıyor… Onu bulup çıkarmak önemli…. Kapitalizmin fıtratı, Kaçak Saray’ı saklayamadı! Çünkü orada iş yapan herkes reklamını yapmak istedi. Bizim gibi düşünemediler. Şansımız şu ki bizim gibi düşünemediler…

Malzemenin fiyatını, projenin nasıl çizileceğini biliyoruz, içini tahmin edebiliyoruz… İnternete girin, arama motoruna ‘Başbakanlık Hizmet Binası Referans’ yazın, hangi şirketlerin, ne iş yaptığını görüyorsunuz. Uydu fotoğraflarını aldık mesela para ödeyip o bölgenin. Artık alamazsınız… Ama biz erken davranmıştık. Binayı da görüyoruz… Hepsini tek tek birleştirince sonuç ortaya çıkıyor. Biz, detay görürüz. Herkes Emine Erdoğan’ın verdiği yemeğe baktı, ben masadaki bardağa baktım. Özel üretim olduğu belli… Biraz araştırınca, fiyatları tahmini olarak söyleyebiliyoruz. Yaklaşık maliyet söylüyoruz hatta, belki bizim açıkladığımızın üç, beş hatta on katı!

“SARAY’I ÇİZEN MİMARLARI, DİSİPLİNE SEVK ETTİK”

Sonuçta orayı da bizim dünyamızdan birileri yaptı… Hatta çizen mimarlar, odamızın Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Nerede, ne kullanılabileceğini tahmin edebiliyoruz. Özel olarak bilgi almamıza gerek yok. Basına yansıyan her fotoğraf, bizim için bilgi… Bir kabulde görünen vazo da, koltuk da…”

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER