Asikurtlar©

Nusaybin Başkanlık Gelince Mi Kurtulacak?

Nusaybin Başkanlık Gelince Mi Kurtulacak?
21 Mayıs 2016 - 9:45 'de eklendi ve 5121 kez görüntülendi.

 

 

Bugün yine hüzün içindeyiz, yine gözyaşı döküyoruz, yine içimiz ağlıyor, yine ocaklara ateş düştü ve biz bitmişiz, yanıyoruz Milletçe ağlıyoruz. Kimilerinin kaçtığı vatani görevlerini yaparken şehit düşen Mehmetçikler. Vatan kan ağlıyor, selalar veriliyor, gidenler kınalı kuzular. Tabutlar kervan olmuş, doğudan batıya doru geliyor. Ne oluyoruz?
Peki, bu durumun köksüzlükten, milli olamamaktan, siyasi iradenin dik duramamasından kaynaklandığını görebiliyoruz. Kısaca bir Türkiye tablosu çizecek olursak; Doğu ve Güneydoğu bölgesi terör altında, hatta teröre teslim edilmiş vaziyette. Aynen karlar altında der gibi terör altında. Buna karşılık hemen her gün yeni yeni şehitler gelmektedir. Büyükşehir yasası ve valilere bırakın etsinler, bırakın geçsinler emirleri doğrultusunda koskoca bir bölgeyi PKK’ya ve onun kumandalı siyasi sözcüleri olan HDP’ye her istediğini veren bebek katilini öven, ‘aposever’ olan AKP iktidarının yönettiği Türkiye’de tek başına iktidar da olan iktidar partisi başbakan yokluğu yaşamaktadır.

Bunun sorumlusu, çözüm sürecini başlatan, bunun için masa kuran, tek başına iktidara seçimle gelmiş partinin tek muktediri Erdoğan sayesinde bütün bunlar olmaktadır.
Dolar her gün hop oturup hop kalkmaktadır. Pazar yerleri yerel yangın havzalarına dönüşmüştür. Mutfaklardan ilginç sesler yükselmektedir. Üniversiteler PKK’ya teslim edilmek üzeredir. Rektörlükleri itibarıyla milli olmayana teslim edilen yönetimler sayesinde milli olmayanın çıkardığı pis kokular tüm yurdu sarmaktadır.
İlkesel bozukluk içinde olan AKP’nin yönetiminde bir başbakan görevden alınıp, atanabiliyorsa, bu değişiklik ‘kaptan değil muavin değişikliği’ olarak yorumlanıyorsa, başbakan düşük profilli olsun tartışmaları yapılıyorsa, vay ülkemin haline.

Nusaybin ne zamandır PKK’nın kontrolü altında. Büyükşehir yasasıyla bir ilçenin teröre teslim olmasının hakkından gelemeyenler, sorarım sizlere ve aklı başında her AKP’liye sorumdur ‘başkanlık’ sistemiyle bu teslim ettiğiniz alanları daha da genişleterek, bölgesel hale getirip PKK’ya teslim etmek olmayacak mıdır?
‘Başkanlık sistemi’ gelince Türk Ordu yapısı ve sayısı, Türk Polisinin sayısı ve yapısı değişmeyecektir. Terörle mücadele olacaksa aynı kurumlar ve aynı insanlar yapacaktır. O vakit sorarım size şimdi bir Nusaybin’le, orada olup bitenlerle başa çıkamayan iktidar, başkanlık sistemi gelince mi mücadele edecektir? Herkes aklını başına almalı ona göre davranmalıdır. Birini kendinize ebedi baş yapabilirsiniz, o şahsın isteklerine karşı koyamayabilirsiniz; fakat tek kişinin şahsi istekleri ve düşüncelerini iktidarın belirleyicisi yapmak bu ülkeye yapılacak olan en büyük ihanettir!

Bu konuda en kararlı ve doğru tespiti Milliyetçi Ülkücü Hareketin Lideri muhterem Lideri Devlet Bahçeli, “Bizim için başkanlık sistemi doğru değildir. Biz mücadelemizi demokratik yollarla yapmakta ısrarcıyız. Rejim ve sistemle ilgili son söz 29 Ekim 1923’te söylenmiş, bu bahis kapanmıştır. Yeni bir maceraya atılmaya, yeniden sistem tartışmalarıyla enerjimizi tüketmeye kimsenin hakkı yoktur. Sistemin tıkandığı tarihsel bir vakadır. Ancak bahanelerle devleti yeniden tarif etmek olumsuzluklara kapı aralayabilecektir.” diyerek yapmıştır.
Toplumun bütün kesimlerinin, her partiden olanların Lider Devlet Bahçeli’nin, “Rejim ve sistemle ilgili son söz 29

Ekim 1923’te söylenmiş, bu bahis kapanmıştır.” tespiti ve görüşü altında buluşmasını diliyorum. Herkes; ama herkes aklını başına almalıdır! Milliyetçi Ülkücü olduklarını iddia ettikten sonra Türkiyelilik saçmalığında buluşmayı kabul edenler de… Türkiye’yi bölmek isteyenlere teslim etmek isteyenler de, BOP sularında yol almaya çalışanlar da, Amerika ana kıtasını ana vatanı yapanlar da çok iyi bilsin ki, bizim, yani Kuvayi Milli ruhunu taşıyan, Milliyetçi Ülkücü Hareketin vatandan bir çakıl taşı dahi vermeye niyeti yoktur.

Biz ümmetiz millet değil diyenler de bilsin ki, rahmetli Akif’in dediği gibi, “Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.” diyorsanız, vatansız, bayraksız, imansız olmakla bunun mümkünü yoktur. Unutmayın, tek bir Türkiye var.
Sağlıcakla kalın!
Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER