Asikurtlar©

Numan Kurtulmuş Şimdi Zalimlerin Safında

Numan Kurtulmuş Şimdi Zalimlerin Safında
11 Nisan 2016 - 23:28 'de eklendi ve 4122 kez görüntülendi.

 

“Kurtulmuş ile beraber faşizmin mağduru olduk ama o bugün aynı faşizmi diğer insanlara uyguluyor” diyen Bulunmaz “Kalp gözü kapalı olan zulmü görmez” ifadesini kullandı.

Yaklaşık 50 yıldır tiyatroyla uğraşan sanatçı Hilmi Bulunmaz, 12 Eylül darbe döneminde cezaevinde yattı. O dönem koğuş arkadaşı olan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’u eleştirdi.

 

Hukuksuz kayyım atamalarını devlet işgali olarak değerlendiren Bulunmaz, “Beni affedin ama iyi ki böyle bir süreçten geçiyoruz. Birbirini tanımayan gruplar, birbirini tanıdı” ifadelerini kullandı. Yaklaşık 50 yıldır tiyatro sanatıyla uğraşan sanatçı Hilmi Bulunmaz, hakkında en çok dava açılmış sanatçı olarak da biliniyor.

 

12 EYLÜL’DEN DAHA AĞIR…

 

Bulunmaz, 12 Eylül darbe döneminde 57 gün cezaevinde yatmış. İşkencelere maruz kaldığını belirten ünlü sanatçı, şu anki mevcut dönemin 12 Eylül’den daha zalim olduğunu belirtti. “Türkiye Cumhuriyeti, kuruldu kurulalı böyle acımasız bir dönem geçirmemiştir. Bugün fizikî işkence az ama ruhsal işkence çok. Korku ve baskı toplumu olduk. Toplum paranoyak yapıldı. 12 Eylül’de 57 gün cezaevinde kaldım. İşkence gördüm ama 13 yıllık bu dönemde neler çektiğimi ben bilirim. 200 adliye dosyasıyla boğuştum” dedi.

 

İŞKENCELERE MARUZ KALDIM

 

12 Eylül’de cezaevinde, şu anki Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ile aynı koğuşta kaldığını belirten Bulunmaz, “İki ay türlü türlü işkencelere maruz kaldım. Utancımızdan işkence dönüşü koğuştakilere neler yaşadığımızı anlatamıyorduk. ‘Akıncılar’ ekibinden olan Kurtulmuş ve arkadaşları o kadar şen şakraklardı ki, onların işkence gördüğünü sanmıyorum” dedi.

 

YAPILAN ZULMÜ GÖRMÜYOR

 

“Kurtulmuş ile beraber faşizmin mağduru olduk ama o bugün aynı faşizmi diğer insanlara uyguluyor” diyen Bulunmaz şöyle dedi: “Biz, Kurtulmuş ile o dönem yaşananları gördük. O dönem mazlum safında yer alan Kurtulmuş, bugün topluma zulmeden muktedirlerin safında yer alıyor. Zulmü görmüyor. Zaten kalp gözü kapalı olan zulmü görmez, göremez.”

 

SANATÇILAR YARGILAYACAK

 

Bulunmaz, “Halka zulmeden siyasiler, bürokratlar, tarih karşısında yargılanacak. Sanatçılar tarafından şiirde, oyunda, edebiyatta da yargılanacak” diye konuştu

 

SANATÇI DEVLETE BAĞIMLI OLMAZ

 

Türkiye’de 30 bin civarında tiyatro, opera ve sinema oyuncusu olduğunu dile getiren Bulunmaz, bu isimlerin asıl görevlerini yapmadığını belirtti. Türkiye’deki sanatçıların topluma önderlik edemediğini savunan Bulunmaz, “Sanatı halk için yapıyorsan parasız yapacaksın” dedi. Bulunmaz sözlerini söyle sürdürdü: “O zaman ‘Gelir nereden gelecek?’ diyorlar. Başka iş yap kardeşim, ben yapıyorum, siz de yapın. Ben köpek gibi çalışıyorum, sanatımı da yapıyorum.

 

Halk için çalışan sanatçıların Türkiye’de olduğunu pek sanmıyorum. Sanatçının önce bir işi olacak, alın teri dökecek, elinde nasır olacak. Hiç kimsenin karşısında eğilmeyecek, polisin yargının karşısında eğilmeyecek, Başbakan’a Cumhurbaşkanı’na eğilmeyecek, devlete bağımlı olmayacak. Devlete göbek bağı olan sanatçı olamaz. Ancak ekmek yediği yerin çanağını yalar.”

 

Hitler’in gaz odalarını izliyorum sandım

 

Yaşan süreçte çok acı çektiğini belirten Hilmi Bulunmaz, insanların maruz kaldığı devlet teröründen çok etkilendiğini belirtti. Zaman Gazetesi’ne yönelik baskında Çin’de bulunduğunu belirten Hilmi Bulunmaz, “O görüntüleri izleyince adalet adına üzüldüm. Devlet resmen gazeteyi işgal etti. Ertesi gün kadınlara yapılan polis şiddetine şahit oldum. Kafasına darbe alan kızımızı görünce içim parçalandı. O an bir şekilde oraya ışınlanarak gidip, o polislerin karşısında durmak istedim” dedi.

 

YÜREĞİMDE YARA OLUŞTU

 

Zaman’a baskının sembolü olan yüzü kanlı kadın fotoğrafının ölünceye kadar yüreğinde yara olarak kalacağını belirten tiyatro sanatçısı Hilmi Bulunmaz, “O simge fotoğrafı görünce, yüreğimde kanayan bir yara oluştu. Bu yara, ben ölünceye kadar benimle kalacak. Orada bir kızımız var, adını sanını bilmem, dünya görüşlerimiz çok farklı ama insanlık yanında olmayı gerektiriyor” diye konuştu.

 

BU KIZ NE YAPTI?

 

Gazete okurlarına yapılan müdahaleyi bir Tarkovski filmi izliyormuşçasına seyrettiğini belirten sanatçı Hilmi Bulunmaz, “O kızımızın elinde taş yoktu, silah yoktu, molotof yoktu. Bu kız ne yaptı? İki dudağının arasında dua vardı, ben öyle tahmin ediyorum. O müdahaleyi bir Tarkovski filmi izliyormuşum gibi, Hitler’in gaz odalarını izliyormuşum gibi o fotoğraflara baktım” dedi.

 

O KIZIMIZA ŞiiR YAZACAĞIM

 

Yaşanan mücadelede başörtüsünün sınıfsal çelişkileri örtmediğinin kanıtlandığına dikkat çeken Bulunmaz; “Dilek Doğan için, Berkin Elvan için nasıl şiir yazdımsa bu kızımıza da şiir yazacağım. Başörtüsünün sınıfsal çelişkileri örtmediğini, örtemediğini o kızın yüzündeki kanda gördük” ded

 

ERDOĞAN “KABATAŞ OLAYI” iÇiN ÖZÜR DiLEMELi

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının halkı kutuplaş tırdığına dikkat çeken Hilmi Bulunmaz, “Açıkça ‘Anayasa’ya uymuyorum, saygı da duymuyorum’ diyen benim Cumhurbaşkanım olamaz. Erdoğan önce Kabataş’taki o ağır ithamdan dolayı öz eleştiri yapmalıdır. Halk kutuplaştırıldı. Bir siyasînin görevi, kutuplaştırmak değil, birleştirmektir” ifadelerini kullandı.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER